Ortadoğu3 Eylül 2004 00:00

ALLAVİ NEDEN KÜRT PEŞMERGELERİ DİĞERLERİNDEN AYRI TUTTU? - EL-AHRAM EL-ARABİ

Amerikan ve İngiliz işgal kuvvetlerinin desteğiyle geçici Irak Başbakanı İyad Allavi'nin, Necef ve diğer Irak kentlerinde, Mehdi Ordusu ve Mukteda El-Sadr yandaşlarına karşı giriştiği geniş çaplı silahlı kampanya birçok soru işaretini beraberinde getirdi.(Editörün notu: Bu sorunun cevabı 2002 yılında kabul edilen Kürdistan Bölge Devleti anayasasında var. Makaleler kısmında okuyabilirsiniz)cleocin 150 mg read cleocin 300 mgarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenakamagra link kamagra gel

Bu soru işaretleri, Allavi ile işgalcilerin, Irak devleti içinde bir devlet olmasına rağmen Kürt peşmerge milislerine karşı neden sessiz kaldığı ve bunların neden diğer milisleri dağıtma kararına dahil edilmediği konusunda odaklandı.

Kürt peşmergeleri, iki ana partinin silahlı elemanlarından oluşuyor. Sayıları ise, işgalci güçler ile İsrailli uzmanlar tarafından iyi eğitilmiş 100 bin kişiyi aşıyor ve her türlü silahları bulunuyor.

Savaştan önce varlığı Kuzey Irak'ta anılan iki partinin bölgeleriyle sınırlı olan peşmergeler, eski rejimin düşmesiyle, 25 bin kişiyi aşan büyük gruplar halinde Bağdat, Kerkük ve diğer kentlere doğru akın ettiler. Bu milisler, Irak halkının ve özellikle Kürtlerin büyük acılar çekmesine neden oldular. Bunlar iki Kürt partisinin liderleri arasında ailevi, nüfuz bölgeleri ve Irak-Türkiye sınırında İbrahim Halil kapısından elde edilen gümrük gelirleriyle ilgili anlaşmazlıklar yüzünden birbiriyle amansızca çatıştılar. Buna gümrük savaşı adı verilmişti ve bu sebeple 1994-1995 yılları arasında binlerce Kürt can verdi. Bu anlaşmazlıklar 1996 yılında öylesine tırmandı ki Mesut Barzani'nin gizlice Saddam Hüseyin ile anlaşmasına yol açtı. Irak ordusu bir gece ansızın Erbil'e girerek Barzani'nin rakibi Celal Talabani'yi yenilgiye uğrattı. İran'a kaçmak zorunda kalan Talabani daha sonra İran Kuvvetlerinin desteğiyle Süleymaniye'ye dönebildi.

İki tarafın Saddam ile ilişkisi, önceki rejimin can çekiştiği son ana kadar devam etti. Savaşın ardından Musul, Kerkük ve Bağdat'a giren peşmergelerin yağmalama eylemlerine katıldığı bildirildi. Öyle ki, anılan kentlerden yağmalanan mallarla yüklü kamyonlar, iki partinin bölgelerine peşmergelerin koruması altında götürüldü. Peşmergeler, komutanlarının yalanlamalarına rağmen, işgalci Amerikalılarla birlikte Samara, Felluce, Kufe ve Kerbela çatışmalarına katıldılar.

Irak'ın El-Hakaik gazetesi, Kürtlerin sayısı Irak nüfusunun yüzde 13'ünü aşmamasına rağmen, peşmergelerin yasallığını ve meşruluğunu sorgulamaktadır. O zaman, halkın yüzde 81-83'ini oluşturan ve Kürtlerden fazla zulüm gören Arap çoğunluğu, peşmergeler gibi neden silahlı milis oluşturmaktan mahrum bırakılmaktadır?

28 Ağustos 2004