Ortadoğu27 Ağustos 2004 00:00
Irak'ın kuzeyindeki tehlike
Kuzey Irak'taki İsrail varlığı, bağımsızlık ilan etmesi durumunda Kürt oluşumunu korumaya yönelik. Durum, komşu ülkelerin güvenliğini tehdit ediyor.escitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectsbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify idippedut.dk abilifycialis walgreen coupon cialis discount cialis couponmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg
ABDUZEHRA ELREKABİ
Iraklı Kürt yetkililer, gizlenmesi imkânsız bir hakikat halini almasına rağmen İsrail'in Irak'ın kuzeyindeki varlığını yalanlayıp geçiştirmeye çalışıyor. Özellikle şirket ve ticari ofis kisvesi altındaki bazı Mossad merkezleri Kerkük'te saldırılara bile maruz kaldı. Ayrıca Kürt vatandaşlar bazı İsraillilerin kendilerini Kürt Yahudiler olarak tanıttığına şahit oldu.
İsrail varlığının Irak Kürt bölgesiyle sınırlı olmadığı ve Bağdat dahil başka kentleri kapsadığı da doğru. Ancak kuzeydeki söz konusu varlığın boyutlarının Irak'a komşu birçok ülkenin güvenliğini ve bütünlüğünü tehdit eden bölgesel yansımaları var. Bu tehdit şu iki şekilde kendini göstermekte: Birincisi halihazırdaki Kürt siyasi oluşumunun bağımsızlık ilan etme durumunda komşu ülkelerin istikrarının tehlikeye girecek olması. İkincisi, gözleme, casusluk ve yıkıcı eylemlerden ötürü İsrail varlığının başlıbaşına bir tehdit oluşturması.
Burada gerek Kuzey Irak'ta gerekse de Irak'ın genelindeki İsrail varlığının kanıtlarını sıralama niyetinde değiliz. Ancak Iraklı Kürtlerin şu an sadece Irak'a değil Arap ülkelerine ve tüm bölgeye uzanacak kötü bir rol oynamakta ısrar ettiğine işaret etmek istiyoruz. Türkiye bu türden bir rolün farkına vardı ve konuyu İsrail'le masaya yatırdı. İttifak noktasına varmış Türkiye-İsrail ilişkilerinin bugün içinde bulunduğu durgunluğun arkasında Iraklı Kürtlerin İsrail'le yükselen ilişkileri var.
Bu gerçekler ışığında Filistin Menar gazetesinin yayımladığı son haber pek ilgi toplamadı. Haberde işgal altındaki Filistin'deki kaynakların Kürdistan Yurtsever Birliği lideri Celal Talabani'nin İsrail'i gizliden ziyaret ettiği ve Başbakan Ariel Şaron'la bir araya geldiği gerçeğini su yüzüne çıkardıkları belirtiliyor. İşgal altındaki Kudüs'te yayımlanan Menar gazetesine göre Talabani, beraberindeki birçok Kürt parti liderleriyle birlikte Tel Aviv'e gizli ziyarette bulunmuş ve Şaron'la çiftliğinde Savunma Bakanı Şaul Mofaz'ın da hazır bulunduğu bir görüşme gerçekleştirmiş. Ayrıca birçok siyasi ve güvenlik yetkilisiyle, işbirliğini ittifak düzeyine getirme amaçlı görüşmelerde bulunulmuş.
Iraklı Kürtler ile Siyonist oluşum arasındaki işbirliği derecesi en üst düzeyde istişare ve eşgüdüm noktasına kadar ulaştı. Buna Kürt milislerin (peşmerge) İsrail içinde eğitimi de dahil. Bunun yanı sıra Irak'ın kuzeyindeki İsrail varlığı, ticaret örtüsü altında her iki tarafın da
kabul ettiği bir gerçeklik halini aldı.
Kürt-Siyonist ilişkilerinin köklerinin Mesut Barzani'nin babası Mustafa Barzani'nin günlerine, 60'lı yıllara dayandığı biliniyor. Ancak Irak'ın işgaliyle, adı geçen taraflar arasındaki ilişkilerde yeni bir canlılık baş gösterdi. Kürtler başlarda yalanlama yoluna gittiler, ancak peşi sıra ortaya çıkan gerçekler ve işaretlerin ardından, Kürtleri 'Arapların da İsrail'le ilişkileri var. Bu ilişkiler Araplara helal de Kürtlere yasak mı' yollu bir sorgulama yaparak gerçeği itiraf etmeye sürükledi.
Iraklı Kürtlerin Siyonist oluşumla işbirliğinin ve federasyon iddialarıyla Irak'tan ayrılma girişimlerinin aynasını temsil eden siyasi ve medyatik
söylemlerini, Arap olan her şeye karşı düşmanca şekilde yöneltmeye başladıkları gayet açık. Onlar düşüncelerini 'ABD kendilerini bırakırsa bu ayrılmadan çıkarı bulunan Siyonist oluşumun, müttefikleri olacağı' temeli üzerine inşa etmekte. Oysa gelecekte merkezi yönetimin Kürt oluşumunu bitirme girişiminde bulunması ve Irak'ın kuzeyini tekrar merkeze taşıması uzak ihtimal değil.
Bu yüzden bu düşüncelere göre Siyonist oluşum askeri deneyim ve gerilla savaşına uygun silahlarla askeri olarak kendilerini destekleyecek. Kürt yetkililerin son İsrail ziyaretinin arkasında İsrail'in Kürt bölgesinde sanayi tesisleri tabelası altında üsler inşa etmesine yönelik Kürt onayı yatmakta. Kürt kaynaklar, İsrail istihbarat organlarının Irak'ın kuzeyindeki Zevayte bölgesinde komşu ülkelere özellikle de İran'a yönelik faaliyetler için istihbarat üssüne dönüştürme amacıyla 250 hektarlık araziler satın aldığını ve Mossad'ın komşu ülkelerin sınırlarına yerleştirilmiş Amerikan elektronik cihazlarından istifade ettiklerini kaydetmekte.
İsrail Maariv gazetesi Buiz Gaven imzalı 'Irak'taki güçlerimiz' başlıklı bir makale yayımlamıştı. Makalede yazar İsrail varlığının gerçeğini vurgulayarak İsrail'in payını almak için Irak'a girdiğini açıkça dile getiriyordu. (Lübnan gazetesi Müstakbel, 16 Ağustos 2004)
Iraklı Kürt yetkililer, gizlenmesi imkânsız bir hakikat halini almasına rağmen İsrail'in Irak'ın kuzeyindeki varlığını yalanlayıp geçiştirmeye çalışıyor. Özellikle şirket ve ticari ofis kisvesi altındaki bazı Mossad merkezleri Kerkük'te saldırılara bile maruz kaldı. Ayrıca Kürt vatandaşlar bazı İsraillilerin kendilerini Kürt Yahudiler olarak tanıttığına şahit oldu.
İsrail varlığının Irak Kürt bölgesiyle sınırlı olmadığı ve Bağdat dahil başka kentleri kapsadığı da doğru. Ancak kuzeydeki söz konusu varlığın boyutlarının Irak'a komşu birçok ülkenin güvenliğini ve bütünlüğünü tehdit eden bölgesel yansımaları var. Bu tehdit şu iki şekilde kendini göstermekte: Birincisi halihazırdaki Kürt siyasi oluşumunun bağımsızlık ilan etme durumunda komşu ülkelerin istikrarının tehlikeye girecek olması. İkincisi, gözleme, casusluk ve yıkıcı eylemlerden ötürü İsrail varlığının başlıbaşına bir tehdit oluşturması.
Burada gerek Kuzey Irak'ta gerekse de Irak'ın genelindeki İsrail varlığının kanıtlarını sıralama niyetinde değiliz. Ancak Iraklı Kürtlerin şu an sadece Irak'a değil Arap ülkelerine ve tüm bölgeye uzanacak kötü bir rol oynamakta ısrar ettiğine işaret etmek istiyoruz. Türkiye bu türden bir rolün farkına vardı ve konuyu İsrail'le masaya yatırdı. İttifak noktasına varmış Türkiye-İsrail ilişkilerinin bugün içinde bulunduğu durgunluğun arkasında Iraklı Kürtlerin İsrail'le yükselen ilişkileri var.
Bu gerçekler ışığında Filistin Menar gazetesinin yayımladığı son haber pek ilgi toplamadı. Haberde işgal altındaki Filistin'deki kaynakların Kürdistan Yurtsever Birliği lideri Celal Talabani'nin İsrail'i gizliden ziyaret ettiği ve Başbakan Ariel Şaron'la bir araya geldiği gerçeğini su yüzüne çıkardıkları belirtiliyor. İşgal altındaki Kudüs'te yayımlanan Menar gazetesine göre Talabani, beraberindeki birçok Kürt parti liderleriyle birlikte Tel Aviv'e gizli ziyarette bulunmuş ve Şaron'la çiftliğinde Savunma Bakanı Şaul Mofaz'ın da hazır bulunduğu bir görüşme gerçekleştirmiş. Ayrıca birçok siyasi ve güvenlik yetkilisiyle, işbirliğini ittifak düzeyine getirme amaçlı görüşmelerde bulunulmuş.
Iraklı Kürtler ile Siyonist oluşum arasındaki işbirliği derecesi en üst düzeyde istişare ve eşgüdüm noktasına kadar ulaştı. Buna Kürt milislerin (peşmerge) İsrail içinde eğitimi de dahil. Bunun yanı sıra Irak'ın kuzeyindeki İsrail varlığı, ticaret örtüsü altında her iki tarafın da
kabul ettiği bir gerçeklik halini aldı.
Kürt-Siyonist ilişkilerinin köklerinin Mesut Barzani'nin babası Mustafa Barzani'nin günlerine, 60'lı yıllara dayandığı biliniyor. Ancak Irak'ın işgaliyle, adı geçen taraflar arasındaki ilişkilerde yeni bir canlılık baş gösterdi. Kürtler başlarda yalanlama yoluna gittiler, ancak peşi sıra ortaya çıkan gerçekler ve işaretlerin ardından, Kürtleri 'Arapların da İsrail'le ilişkileri var. Bu ilişkiler Araplara helal de Kürtlere yasak mı' yollu bir sorgulama yaparak gerçeği itiraf etmeye sürükledi.
Iraklı Kürtlerin Siyonist oluşumla işbirliğinin ve federasyon iddialarıyla Irak'tan ayrılma girişimlerinin aynasını temsil eden siyasi ve medyatik
söylemlerini, Arap olan her şeye karşı düşmanca şekilde yöneltmeye başladıkları gayet açık. Onlar düşüncelerini 'ABD kendilerini bırakırsa bu ayrılmadan çıkarı bulunan Siyonist oluşumun, müttefikleri olacağı' temeli üzerine inşa etmekte. Oysa gelecekte merkezi yönetimin Kürt oluşumunu bitirme girişiminde bulunması ve Irak'ın kuzeyini tekrar merkeze taşıması uzak ihtimal değil.
Bu yüzden bu düşüncelere göre Siyonist oluşum askeri deneyim ve gerilla savaşına uygun silahlarla askeri olarak kendilerini destekleyecek. Kürt yetkililerin son İsrail ziyaretinin arkasında İsrail'in Kürt bölgesinde sanayi tesisleri tabelası altında üsler inşa etmesine yönelik Kürt onayı yatmakta. Kürt kaynaklar, İsrail istihbarat organlarının Irak'ın kuzeyindeki Zevayte bölgesinde komşu ülkelere özellikle de İran'a yönelik faaliyetler için istihbarat üssüne dönüştürme amacıyla 250 hektarlık araziler satın aldığını ve Mossad'ın komşu ülkelerin sınırlarına yerleştirilmiş Amerikan elektronik cihazlarından istifade ettiklerini kaydetmekte.
İsrail Maariv gazetesi Buiz Gaven imzalı 'Irak'taki güçlerimiz' başlıklı bir makale yayımlamıştı. Makalede yazar İsrail varlığının gerçeğini vurgulayarak İsrail'in payını almak için Irak'a girdiğini açıkça dile getiriyordu. (Lübnan gazetesi Müstakbel, 16 Ağustos 2004)