Amerikan Karşıtlarını Engellemek mi!.. - Erol Manisalı
Erdoğan 'ın Bush 'la görüşmesinde iki konuda esaslı bir ayrılık görüldü: - ABD, Türkiye-Suriye ilişkilerine karşı çıktı. - Türkiye'deki ''köklü Amerikan karşıtlığı'' büyük rahatsızlık yarattı. Daha birçok anlaşmazlık konusu içinde bu iki nokta, sorunların esas nedenlerini ortaya koyması bakımından önem taşıyor.symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenacialis walgreen coupon cialis discount cialis coupondiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards
1) Türkiye, Suriye ile ilişkilerini her alanda geliştirmek istiyor. ABD buna şiddetle karşı çıkıyor. Çünkü bölge ülkelerinin aralarında işbirliği yapmasını istemiyor.
ABD bölgedeki saldırgan ve sömürgeci politikalarını ancak böyle gerçekleştirebilir. Emperyalizmin en temel kuralı; böl ve yönet... Böylece Amerika'nın rahatsızlığı, emperyalizmin rahatsızlığı olarak ortaya çıkıyor.
2) Türkiye'deki ''Amerikan karşıtlığı'' Washington'u rahatsız eden konuların başında. Ancak bu durum bir sonuçtur. Bu sonucu yaratan sebepler ortadan kalkmadan Amerikan karşıtlığı son bulmaz.
- ABD, özellikle 1990'dan başlayarak PKK'ye bölgede askeri ve siyasi destek veriyorsa Türk halkı Amerika'nın karşısında olacaktır.
- ABD sözde Ermeni soykırım tasarılarını Türkiye'ye karşı destekliyorsa Türk kamuoyu ABD'den hiç mi hiç hoşlanmayacaktır.
- ABD Fener Patrikhanesi'ni Ortodoks dünyasını denetim için bir maşa olarak kullanmaya kalkıyorsa bizler bunun karşısında olacağız.
- ABD, Ege'de ve Kıbrıs'ta yıllardır Yunan ve Rum taleplerinin arkasında duruyorsa bizi karşısında bulacaktır.
- ABD, Irak'ı işgale yelteniyor; İran ve Suriye üzerinde saldırı planları yapıyorsa Türk halkı bundan hoşlanmayacaktır.
Türkiye'de halkın yüzde 82'sinin Amerika'ya karşı olmasının arkasında yatan nedenler bunlardır. Halk Türkiye'de, bölgede ve dünyada ABD'nin izlediği emperyalist politikaya karşı olduğu için ondan hoşlanmıyor.
Yanlış değerlendirme...
Şimdi Bush kalkmış Erdoğan'dan buna çare bulmasını istiyor. Buna karşılık Erdoğan'ın Bush'a yanıtı daha da ilginç, mizah tarihine geçecek nitelikte:
''Bush sen hiç meraklanma, halk seni seviyor. ABD'ye karşı çıkanlar sağ ve sol marjinallerdir.'' Ama ne marjinaller... Böyle marjinale can kurban. Nüfusun yüzde 82'si Amerikan politikalarına karşı: Yüzde 18'e karşı yüzde 82.. dev bir fark. Ve bu büyük farka rağmen, ''çoğunluk marjinal'' oluyor.
Daha önce istatistikler yayımlandı; Batı Avrupa'da nüfusun yüzde 70 dolayında bir bölümü de Amerika'ya karşı. Anlaşılan Avrupa'daki marjinaller yüzde yetmişi bulmuş.
Esas mesele başka...
Esas mesele tabii ki ABD'nin (ve Batı'nın) emperyalizmi. İnsanların büyük çoğunluğu emperyalizme karşı. Ezilenler artık ezilmek istemiyorlar. Bunun için ABD'nin politikalarına karşı duruyorlar.
Eğer ABD Türkiye'de Amerika karşıtı politikaları sona erdirmek istiyorsa emperyalist politikalardan vazgeçmesi gerekiyor.
Hem saldıracaksın, sömüreceksin; sonra da halkın sana karşı direnmesine karşı çıkacaksın.
Ancak karartmalarla, medya tekelleri ile halkı bir süre kandırabilirsiniz. Fazla uzun sürmez, insanlar gerçekleri görmeye ve direnmeye başlarlar.
O zaman da ''avucunuzun içine alıp sıkıştırdığınız hükümetlerden'' destek aramaya kalkarsınız. Ama bu da bir çare olmaz. Sizinle işbirliği yapanlar sonunda kaybetmek zorunda kalırlar.
Bu kural hep geçerli olmuştur. Halk sonunda egemen olur.. er ya da geç... öyle ya da böyle...