ABD29 Mayıs 2005 00:00

ABD mafya, sevenleri de mafya tetikçisi - Hasan Demir

Mafya ne yapar? Mafya kadın ticareti yapar, eroin, silah, kaçak akaryakıt ticareti yapar.Mafya insan ticareti yapar. Peki bütün bunları nasıl yapar? Elbette risk alarak, kazandığının bir kısmını devlette çalışanlarla paylaşarak ve elbette kirli işlerine engel olmak isteyenleri ortadan kaldırarak yapar.Ayrıca mafya kendini kamufle etmek için de hayır işlerinin içinde görünür. Düşmüş insanlara el uzatırken fotoğraf çektirir. ABD de aynı şeyleri yapar.Amerika, ülkelerin bütün servetlerine el koyar.Fabrikalarını alır, madenlerini alır, havaalanlarını, limanlarını kullanır.Savaş uçağı, tank, top, tüfek ticareti yapar.cialis forum cialis bez recepta cialis bez receptaabilify idippedut.dk abilifycialis walgreen coupon site cialis coupon

Önüne çıkan engellere karşı savaş açarak, darbe yaptırarak, beşinci kol faaliyetleri ile aynı din, aynı kültür ve ortak menfaat sahiplerini sağ-sol gibi, Türk-Kürt gibi, Alevi-Sünni gibi kamplara bölüp ellerine silah tutuşturarak kanlarını döker, canlarını alır. Amerika da tıpkı mafya gibi hayır işlerinde de görünür.

Devletten devlete yardım fonları vardır, sivil toplum örgütlerine para aktarma faaliyetleri vardır.

Ama bütün bu yardımlar aslında o özel ve tüzel kişileri ve o kişiler vasıtasıyla içine daldığı ülkeyi ele geçirmek içindir.

Yani mafyanın gücü hakim, savcı ve bazı siyasetçileri almaya yeterken ABD''nin gücü sivil toplum örgütlerini, istihbarat birimlerini, orduları, şeyhleri, cemaat liderlerini, partileri satın alabilir.

Mafya lideri kendisini mahkûm etmek niyetindeki hakimi katletmek için tetikçisini ve yalancı şahitleri devreye sokarken Amerika benzer icraatlar için ordusunu, müttefiklerini, yetmezse NATO''yu devreye sokar ve BM vasıtasıyla işlediği cinayetleri meşru müdafaa olarak göstermeyi başarır.

Yukarıdan beri söylediğimiz her şey herkes tarafından bilinen şeylerdir.

İftira değildir, bizzat ABD''li yetkililer tarafından yapılmış, kitaplara, resmî kayıtlara defalarca geçmiş itiraflardır.

Zaten Türkiye-ABD ilişkilerine bakıldığında bile ABD''nin tam bir mafya olduğu apaçık görülür.

Türkiye soğuk savaş yıllarında ABD için, SSCB''nin Akdeniz''e inmesini engellemekten Kore''de Amerika için can vermeye kadar bin bir türlü fedakârlığa katlandığı halde ABD Türkiye''yi Kıbrıs''ta, Irak''ta, Ermeni iftiraları bahsinde, Türk-Yunan ihtilaflarında Patrikhane''nin Lozan''ı delen talepleri konusunda hep arkadan vurmuş, o günkü küçük çıkarları adına Türk milletinin Amerika için yaptığı bütün fedakârlıkları silip atıvermiştir. Siz bu satırları okurken bile ABD, uluslar arası hukuka göre bir terör örgütü olan PKK''yı koruyucu kanatları altına almış bulunuyor ve bu saatlerde PKK militanları hem Kerkük''te, hem Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde Türk askerine, Türk evlâdına namlusunu çevirmiş, tetik çekiyor.

Mafya, insanları susturmak yahut konuşturmak için onlara işkence yapar.

Tırnaklarını söker, dişlerini çeker, üzerlerinde sigara söndürür, yakınlarını tehdit eder, ırza geçer.

Aynı şeyleri ABD de yapar.

Ebu Garip Hapishanesi''nde ABD işkence bahsinde en iğrenç mafyaya belki de bin tur bindirmiştir.

Mafya ocak söndürür, Amerika devlet ve milletleri perişan eder.

Bugün dünyanın doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine ABD''nin askeri, siyasi ve ekonomik faaliyetleri için bir tek akıl ve vicdan sahibi "insani" diyemez ama cümlesi gönül rahatlığıyla ABD''nin bütün icraatlarına "vahşi" diyebilir.

İnsanlar mafyanın, siyasetçiler, devletler ve uluslar arası kurumlar da ABD''nin şerrinden korktukları için ya susarlar ya ABD''yi överler. Peki biz herkesin bildiği şeyleri niye tekrarladık? Çünkü birileri ısrarla ABD için "stratejik müttefikimiz" diyor.

Bu, ben de eşkıyayım demekten başka bir şey değil.

Oysa sen eşkıya olamaz, ancak eşkıyanın tetikçisi olabilirsin.

Bu düzen bir mafya düzeni ise bu mafyanın lideri ABD''dir.

"Diyalog"tan, "Büyük Ortadoğu Projesi"ne, "Ilımlı İslâm" faaliyetlerinden ABD''nin Irak, Kafkaslar, Afganistan ve Asya''daki faaliyetlerine kadar hangi CIA-Pentagon organizasyonunun içinde yer alırsanız alınız, siz aslında üç beş dolar ve sırt dayayacak bir dayı için mafya lideri ABD''nin tetikçisi olmaya soyunmuşsunuz demektir. "ABD güçlüdür, ne derse yapar!" demek ve bunu kabullenmek bir Müslüman için dinden çıkmak, namuslu bir vatandaş için ise adalet ve hukuktan vazgeçip kaosa teslim olmak, kendi devlet ve milletinden, insanlıktan ve Tanrıdan umudu kesmek demektir.

Bu hâl ise, zilletin ta kendisidir.. Dünyada ve özelde Türkiye''deki her türlü kavganın merkezinde işte bu, "Mafyayla olmak" yahut "Mafyayı kovmak" mücadelesi yatıyor.