Küresel Saldırı - Taylan Bilgiç
Washington Post’a tehdit dolu bir makale yazan William Arkin sayesinde, ABD’nin dünyaya yönelik yeni bir saldırı planından daha haberdar olduk! Arkin, pazar günkü yazısında, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in onayladığı, çok gizli “Küresel Saldırı Alarm Emri”ni anlatıyordu.
Söz konusu emir, Amerikan ordusunun, “kitle imha silahı ürettiği” öne sürülen ülkelere “ön saldırı düzenlemek” için her an hazır olmasını içeriyor. Talimatta, hedef alınan ülkelerden ikisi ismen dile getirilmiş: İran ve Kuzey Kore. Rumsfeld’in talimatından iki ay sonra, Amerikalı komutanlar, “yarım gün veya daha az bir süre içinde küresel saldırı düzenleme kapasitesine sahip olduklarını” açıkladılar. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetessymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cenacialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
İşin en dehşet verici tarafı şu ki, talimnamede tanımlanan “küresel saldırı”, nükleer silahların kullanılmasına da yeşil ışık yakıyor. Böylece, nükleer silahın “caydırıcı” veya “savunma amacıyla” kullanılacağı yönünde geçmişte verilmiş bütün taahhütler çiğneniyor.

ABD Başkanı George W. Bush, ilk kez “küresel saldırı” ifadesini Ocak 2003’te kullanmış. Bush’un imzasını taşıyan gizli bir talimatta, küresel saldırı, “hızlı, uzun menzilli, hedefi vurabilen (nükleer veya geleneksel) uzay ve enformasyon operasyonlarını içeren saldırılar gerçekleştirme kapasitesi” olarak tanımlanmış.

Nükleer silahlar ile konvansiyonel silahları birbirinden sadece bulanık bir “veya” ile ayıran bu talimat, ABD’nin bu kitle imha silahlarını kullanmaya epey hevesli olduğunu gösteriyor.

William Arkin, CONPLAN 8022 adıyla bilinen Kuzey Kore veya İran’a saldırı planlarını hatırlatarak, bu hevesi doğruluyor.

CONPLAN 8022’de iki farklı senaryo söz konusu. Birincisi, “düşman ülke”ye yönelik “ani bir saldırı”. Planın ayrıntıları, bu ülkenin Kuzey Kore olduğunu gösteriyor. İkinci senaryo, İran düşünülerek hazırlanmış. Burada, nükleer silahların da kullanılabileceği bir “şiddetli bombardıman” planlanıyor ve böylece İran’ın “kitle imha silahları” (!) imha ediliyor!

Nükleer silah kullanmak için iki ön şart bulunuyor: İstihbarat servislerinin, “düşmanın ABD’ye nükleer silahla saldıracağını” haber vermesi, veya “ulaşması zor hedefleri (mesela yeraltı tesislerini) imha etme gerekliliği”. Bush ve ekibinin “istihbarat”ı nasıl kullandığını, sahte gerekçelere dayanan Irak işgalinde gördük. Donald Rumsfeld ise, yeraltı tesislerini imha edebilmek gerekçesiyle, “sığınak delen” nükleer silahlar üretilmesi için bastırıyor.

William Arkin, Amerikan saldırganlığının “öncelikli hedefleri”ni bilmek açısından, 11 Eylül 2001’in ardından planlanan “Nükleer Durum Değerlendirmesi” raporunun ayrıntılarını da aktarıyor. Bu değerlendirmede Irak, İran, Kuzey Kore, Libya, Suriye ve en önemlisi, Çin’e karşı “nükleer saldırı seçeneklerinde daha fazla esneklik sağlanması” talep edilmiş.

CONPLAN 8022’deki hedeflerin Ocak 2004 itibarıyla gerçekleştirildiği belirtiliyor. Nitekim ABD Genelkurmay Başkanı Richard Myers, geçtiğimiz temmuz ayında, planı yürütmekle görevli komutana hitaben yaptığı konuşmada, “Başkan sizden, kısa bir zaman içinde dünyanın herhangi bir karanlık köşesini vurmaya hazır olmanızı istedi. Siz de bunu yaptınız” diyordu.

ABD, dünya tarihinde başka bir ülkeye karşı nükleer silah kullanmış tek devlet. 2. Dünya Savaşı’nda Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları, yüzbinlerce insanın ölümüne sebep olmuştu. Öyle görünüyor ki Bush ve meczupları, yeni bir saldırı fikrine giderek ısınıyorlar!