ABD emperyalizmi çöküşe gidiyor!
Irak'a saldırı sürecinin perde arkasını yazarak ünlenen ABD'li yazara göre savaşlarla büyüyen ABD, dünya gücü olma sürecinde üçüncü ve son aşamada; sattığı silahlar ise kendisine çevrili. Dış Haberler Servisi - ''ABD İmparatorluğu'' nun üçüncü aşamasını yaşadığı ve artık çökmek üzere olduğu öne sürüldü. New York Times gazetesinin yazarlarından William Rivers Pitt, ABD imparatorluğunun her biri savaşlarla doğup güçlenen üç aşamadan geçtiğini yazdı. Çok satan ''War on Iraq: What team Bush doesn't want you to know'' (Irak Savaşı: Bush ekibinin bilmenizi istemediği şeyler) adlı kitabın da yazarı olan Pitt'e göre, birinci aşama Meksika-Amerikan savaşıyla başladı ve İç Savaş'ın bitişiyle güçlendi. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
Nükleer silahlanmayla başladı
İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminin ardından imparatorluğun Avrupa'daki etki alanı ''yeni düşman'' Sovyetler Birliği'ne kadar ulaştı. Pitt, ''Muzaffer savaş makinesini yaratan Amerikan kurumları bir kazanç denizinde yüzüyordu. Askeri/endüstriyel kompleks, baskın güç olma yolundaydı'' diye yazdı. İkinci aşamanın merkezini ''iki rakip imparatorluğun'' ABD ile Sovyetler Birliği'nin arasındaki ''ölüm kalım mücadelesi'' oluştururken iki tarafın da nükleer silahlanmaya başlamasıyla 3. aşamanın da temelleri atıldı.
Kore, Vietnam, Laos, Kamboçya, Angola ve Sina Yarımadası'nda yaşanan savaşların ardından ABD halkının savaş durumunda yaşamaya alıştığını kaydeden Pitt, şöyle yazdı: ''Halk, ufuğun ötesindeki yabancılarla korkutulduğunda çok kolay yönetiliyordu. Silahlanma kazanç kapısı haline geldi. Siyaset sahnesini ele geçiren askeri/endüstriyel kompleks, petrol endüstrisine göbekten bağlandı.''
Pitt, 1980'lerde ortaya çıkan 3. aşamanın belirleyici özelliğinin ''muhafazakâr hareket'' olduğunu vurguluyor. Bu hareket Amerikan milliyetçiliğiyle evangelist Hıristiyanlığı (muhafazakâr Protestanlık) devlet dini haline getirdi. Yazara göre, muhafazakâr hareket uzlaşma ve uluslararası işbirliği kavramlarını yok etti, sosyal devleti yıkmaya girişti. Varlıklı sınıfları ve şirketleri daha da zenginleştirildi. ''Büyük hükümete'' ulaşma hedefiyle istihbarat kurumlarına ve orduya trilyonlarca dolar akıtıldı.
Pitt, böylelikle asker/endüstri/petrol karışımının güçlendiğine, medyanın yüzde 99'una sahip olduğuna, aykırı seslerin susturulduğuna dikkat çekti. Yazar, Sovyetler Birliği'nin de yıkılmasıyla başlıca düşmanları ''komünizmi'' kaybeden muhafazakârların artık kendi yurttaşlarını hedef aldığını, imparatorluğun ilkelerine aykırı herkesin dışlandığını belirtti.
Evangelistlerin düşü gerçek oldu
Pitt şunları yazdı: ''Amerikan Hıristiyanlığının evangelist/siyasi kanadının lideri George Bush' un başkan olmasıyla muhafazakârların en büyük düşü gerçekleşmiş oldu. 11 Eylül onların yükselişini perçinledi. Artık kalıcı savaş ve korkutarak yönetme tartışılmıyor. Artık asker/endüstri/petrol karışımının egemenliği sorgulanmıyor. ABD'nin kutsal bir savaşa giriştiği fikri yaygınlaşıyor.''
Ancak, Soğuk Savaş döneminde dünyaya dağıtılan konvansiyonel silahların namlusunun artık ABD'ye çevrildiğini, Irak ve Suudi Arabistan gibi ''eski müşterilerin'' sorun yarattığını, Çin, Rusya ve İran'ın ABD egemenliğini sarsmaya başladığını, petrolün azaldığını kaydeden Pitt, şunları yazdı: ''Üçüncü ABD İmparatorluğu kendi ağırlığı altında çöküyor. Muhafazakâr hareket artık kendilerini hedef alan güçleri denetleyemiyor. Amerikan ordusu kendisinden beklenenleri yerine getiremiyor. 60 yıldır petrol ve savaşla ayakta kalan ABD ekonomisi bunu sürdüremeyecek gibi görünüyor. İmparatorluklar yavaş yavaş kendilerini tüketirler ve daima çökerler...''