Amerikan hastalığı! - Arslan Bulut
<FONT size=3>"Tanrı, şeytanla savaşmak için beni seçti" diyen ABD Başkanı George W. Bush mu paranoyak, yoksa, bu hastalığa karşı direnmeye çalışan Türk aydınları mı?</FONT></P> <P><FONT size=3>"Amerikalılar şunu anlamak zorundadır: Biz Amerika''nın tebası olmak istemiyoruz. Onurumuzu korumak istiyoruz'' diyen Almanya'nın eski başbakanlarından Helmut Schmidt mi paranoyak, yoksa bir paranoyağın peşine takılan <STRONG>zavallı Amerikan gazetecileri</STRONG> mi?</FONT><div style="display:none">coupons for cialis 2016 <a href="http://blog.nvcoin.com/page/Coupon-Cialis">prescription savings cards</a> prescription drug cards</div><div style="display:none">sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride <a href="http://www.gedave.ro/page/sitagliptin-phosphate-generic-6AH.aspx">gedave.ro</a> sitagliptin phosphate side effects</div>
3 Kasım 2002 seçimlerden çok önce, 2001''in Temmuz ayında, CFR kaynaklı bir lobi şirketinden Tayyip Erdoğan''a gönderilen memorandumda, "Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır.
Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir.
Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız..." denilmesinin sebebi neydi? Dostluk mu?.
Edelman''ın "İslam dünyasında reform ABD''nin en önemli stratejik girişimidir ve Türkiye''nin başarısı da bunda büyük rol oynayabilir" sözlerinden de anlaşıldığı gibi, ABD Türkiye''yi İslam dünyasına karşı bir "cephe ülkesi" haline getirmek isterken bunu dostluk ile açıklamak mümkün müdür?.
57''nci hükümet döneminde ABD''nin Türkiye''ye 100 bin asker çıkarmak istediğini dönemin başbakanı Bülent Ecevit açıklamıştı.
1 Mart tezkeresi sırasında da, ABD, 63 bin askeriyle birlikte Çorlu, İstanbul, Afyon, Balıkesir, Konya, Trabzon, Samsun ve Mersin''den Hakkâri''ye kadar bütün Güney Anadolu''ya yerleşmek istemişti.
Bu mu dostluk?.
ABD yönetiminin özgürlükten kastettiği, İslam Hilali''ndeki toprakların Müslümanlar''dan ve tabii en önemlisi Türkler''den kurtarılmasıdır.
Yoksa, Müslümanların veya Türkler''in özgürleştirilmesi değildir söz konusu olan.
Kendi anlayışlarına göre toprakları özgürleştirmiş olacaklar, insanları değil! Bunu sağlamak için gerekirse ses bombası bile kullanabileceklerini ilan ediyorlar.
Yoksa, Türkiye, ne Johnson mektubunu unutmuştur, ne haşhaş yasağını, ne Kıbrıs ambargosunu, ne Çekiç Güç''ün PKK''ya yardımını ne Muavenet''in vurulmasını, ne Kuzey Irak''ta bir devlet oluşturmasını, ne de Süleymaniye''de Türk askerinin başına çuval geçirilmesini!.
ABD, İngiltere ve İsrail''den oluşan "Koalisyon"un, Fas''tan Endonezya''ya kadar uzanan coğrafyada küresel işgali başlattığını ise sadece Türkiye değil bütün dünya biliyor!.
Tabiat olaylarını da silah olarak kullanmaya hazırlanan, iklim değişiklikleri ile ilgili senaryolar geliştiren, ses bombaları, virüs bombaları ve benzeri silahlar ürettiğini açıklayan, uyguladığı sistem yüzünden ozon tabakasının delinmesine yol açan bu gücün, yerküre ve insanlık için birinci tehdit olduğu açıktır.
Uluslararası terör örgütlerini kurup, milli devletlere karşı kullanan da aynı güçtür. Bir Amerikalı olan Lyndon LaRouche, 11 Eylül''den 48 gün önce dünyayı uyarmış ve ABD ve Avrupa''nın topyekun bir ekonomik durgunluk içinde bulunduğunu hatırlatarak, "Böyle dönemlerde dünya savaşları çıkarılır.
ABD ve İngiltere içindeki güçler, ki Brzezinski bunlara dahildir, Asya''daki ''Şanghay İşbirliği Örgütü'' gibi oluşumları engellemek için dünya savaşı çıkarmak istiyor.
Bu savaşın adını da, ''Batı ile İslâm''ın savaşı'' olarak koyacaklar.
Bu savaşı engellemeliyiz; bunun için önce Ariel Şaron''u durdurmalıyız" demişti. Bu öngörü, hatta bilgi, Afganistan ve Irak''ın işgal edilmesiyle, Londra''dan Filipinler''e ve Varşova''dan Sofya''ya kadar uzanan, ABD''nin "Yeni üsler zinciri" ile ve Türkiye''nin etrafında sözde devrimlerle kurulan Soros devletleri ile doğrulanmıştır. Pollack, ABD yönetiminin sözde Ermeni soykırımı konusundaki tasarılara karşı mücadele ettiğini iddia ediyor.
Peki, ABD''nin gerçek yöneticisi Rockefeller ailesi, Tarih Vakfı''nı Şnanse ederek Türkiye''deki Osmanlı dönemi azınlık tapularını niçin araştırıyor ve Amerikan sigorta şirketleri, Türkiye''den toprak talep eden Ermenilere niçin tazminat ödüyor?.
"Tanrı, şeytanla savaşmak için beni seçti" diyen ABD Başkanı George W. Bush mu paranoyak, yoksa, bu hastalığa karşı direnmeye çalışan Türk aydınları mı?.
''''Amerika NATO''yu Ortadoğu''da kendi stratejisinin aracı haline getirme yolunda.
Böyle bir şey İttifak''ın bünyesinde öngörülmemiştir.
NATO''nun, kendi sınırları dışında özgürlüğü ve demokrasiyi yaymak gibi bir görevi yok.
Üye ülkelerin de böyle bir göreve katılma gibi sorumlulukları yok.
Amerikalılar şunu anlamak zorundadır: Biz Amerika''nın tebası olmak istemiyoruz.
Onurumuzu korumak istiyoruz'''' diyen Almanya''nın eski başbakanlarından Helmut Schmidt mi paranoyak, yoksa bir paranoyağın peşine takılan zavallı Amerikan gazetecileri mi?