Siyaset2 Aralık 2004 00:00

ABD'den Türkiye'ye sömürge istekleri!

1 PKK için yeni bir 'eve dönüş yasası' çıkarın 2 Türkiye modeli, İslam ülkelerine uyarlanabilir 3 Operasyonlar için yeni istekler olabilir cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena

ANKARA - ABD, Türkiye ile ilişkilerinde inişli çıkışlı sonuçlar doğurabilecek mesajlar veriyor. ABD'nin Türkiye'den İslam ülkelerine model olmasını, PKK için yeni bir ''eve dönüş yasası'' çıkarmasını istediği öğrenildi. ABD ayrıca bölgesel operasyonlarda Türkiye'nin olanaklarını kullanmak istediğini de yineledi.

Cumhuriyet , Irak işgali sonrasında ABD ile yürütülen görüşmelerin bazı tutanaklarını ele geçirdi. İki ülkenin üst düzey temsilcileri arasında yapılan görüşmelerde karşılıklı istek ve önerilerin ayrıntılı biçimde yer aldığı tutanaklarda, Türkiye'nin güvenliğine ilişkin kaygıların ABD katında yeterince dikkate alınmadığı gözleniyor. Tutanaklarda, Türk heyetlerinin, Dışişleri Bakanlığı'na atanan ABD Başkanı Güvenlik Danışması Condoleezza Rice , ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz , Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Armitage 'la yaptığı görüşmelerin sonuç ve değerlendirmeleri de yer alıyor. Tutanaklara göre ABD, terör örgütü PKK ile mücadele konusunda Türkiye'ye üçlü bir değerlendirme sunuyor. Bunlar şöyle:

- Durumun saptanması.

- Stratejik planlama yapılması.

- Harekât tasarısı.

ABD'li yetkililer durumun saptanması için verilen istihbarat brifinglerinde terör örgütünün adından söz ederken ''Kongra-Gel 'in kısaltılmışı olarak KGK'yi kullandılar. Bu tanımlama ve devamındaki değerlendirmeler ABD'nin artık PKK diye bir terör örgütü kalmadığı, bunun yerine siyasal bir örgütün oluştuğu görüşünde olduğu yaklaşımını öne çıkardı. Bunun üzerine Türkiye, ABD ile yapılan terörle mücadeleye ilişkin toplantılarda, terör örgütünün özünde değişmediğini ortaya koyan belgeleri gündeme getirdi. ABD, terör örgütü konusunda genel hatlarıyla şu görüşleri iletti:

* Örgüt ABD ve koalisyon güçlerine karşı herhangi bir eylemde bulunmamaktadır. Aynı tutum yerel güçlere karşı da geçerlidir.

* Örgüt, ABD'nin bölgedeki hedefleri açısından şu aşamada herhangi bir tehdit unsuru oluşturmamaktadır.

* PKK, ABD tarafından terör örgütleri listesine alınmıştır. Hedef tamamen elimine edilmesidir. Bunun için bir planlama yapılmalı ve politik çözümlerin ne olacağı saptanmalıdır.

Görüşmelerde Türkiye'nin ''politik çözüm'' kavramından neyin kastedildiğini sorması üzerine, ''öldürme dışında kalan her şey'' açıklaması getirildi. ABD, terör örgütünün eritilmesi için hazırlanan ''stratejik planı'' da şöyle ayrıntılandırdı:

* AB'nin de PKK'yi terör örgütleri listesine almasının sağlanması.

* Özellikle Avrupa'dan gelen mali desteğin kesilmesi.

* Örgüt mensuplarıyla ilişki kurarak ABD'nin terörle mücadeledeki hedeflerinin aktarılması ve ikna edilmeleri.

* Türkiye'nin yeni bir ''eve dönüş yasası'' çıkarması. Öncekilerin sonuçları değerlendirilerek eksiklerin de dikkate alınması.

* Mahmur Kampı'ndaki terör örgütü üyelerinin aynı konumda kalmakta ısrar etmeleri halinde tutuklanması.

* PKK üyelerinin yeniden topluma kazandırılması için son kez ikna sürecinin başlatılması.

* Bu aşamalardan sonra örgütün yok edilmesi. Bunun için askeri planlama yapılması.

Türkiye bu önerilerin tatmin edici olmaktan öte hayal kırıklığı yarattığını vurgularken şu görüşleri dile getirdi:

* Biz yeterince sabrettik. Artık ABD'nin tatmin edici bir harekât planı yapması gerekiyor. Getirdiğiniz öneriler zaman kazanmaya yönelik adımlar olarak görünüyor.

* Irak'ta henüz tam olarak istikrar sağlanmadan ileri adımlar atmanın zor olduğunu görüyoruz. Bunu anlıyoruz, ancak Irak'ın değişik bölgelerine yapılan hava harekâtlarının biri dahi Kandil Dağı'na yapılmadı. Bu olamaz mıydı? Bu yapılsaydı en azından örgüt kendisini bugünkü kadar rahat hissetmezdi.

* 1991'de örgüt dağılma sürecine girmişti. Ancak Körfez Savaşı'ndan sonra büyük çapta silah ve malzeme ele geçirdiler. Şiddet bu aşamadan sonra arttı. Duruma ancak 1994 sonunda hâkim olabildik.

Türkiye'nin modeli

Özellikle Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) tartışılmaya başlandığı dönemden bu yana ABD, Türkiye'nin İslam ülkelerine örnek oluşturabilecek siyasi deneyime ulaştığını vurguluyor. İki ülke arasında değişik düzeylerde yapılan görüşmelerde ABD, Türkiye'yi şöyle tanımlıyor: ''İslam ülkelerinin dönüşümünde rol alacak özelliklere sahip bir ülke.''

ABD'nin BOP toplantılarında yer verdiği siyasi heyetler bu yaklaşıma sıcak baktıklarını değişik zeminlerde ifade ettiler. Bunun devamında Türkiye, BOP toplantılarında en üst düzeyde temsil edildi. İlişkilerin güvenlik boyutunun tartışıldığı toplantılarda ise Türkiye'deki sistemin elbette isteyen ülke tarafından örnek alınabileceği, ancak Türkiye'nin model olmak gibi bir kaygısının olmadığı vurgulandı.

Askeri heyetlerin görüşmelerinde ise Türkiye'nin tutumu şu tümcelerle ifade edildi: ''Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Türkiye'nin örnek gösterilmesi bizi memnun eder. Ancak biz bu ülkelere kastedilen anlamda model olmak istemiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti 1923'te ilk kurulduğu günden beri laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Bizi bu şekliyle örnek alanlar alsın. Türkiye bir 'ılımlı İslam' modeli olamaz. Bölgenin demokratikleştirilmesi elbette bizi mutlu eder. Bu girişimin ardındaki düşünceye saygı duyuyoruz. Terörün kaynaklarını kurutabilir.''

Bu değerlendirmelerin ardından ABD heyetlerinin sözcükleri seçerken daha dikkatli davrandıkları dikkati çekti.

Yeni istemler gündemde

İki ülke arasındaki heyet görüşmelerinin tutanaklarına göre ABD, Türkiye'yi de ilgilendiren kimi bölgesel hedeflerini de şöyle sıraladı:

* Irak ve Afganistan'da istikrar ve güvenlik.

* Terörist ve direnişçilerin lider kadrolarını yok etmek.

* Pakistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelere, rejimlerine çekidüzen vermek için yardım etmek.

* Tüm aşırı uçları elimine etmek.

* Afrika boynuzu bölgesinde istikrarı kurmak.

* Kitle imha silahlarının yayılmasını önlemek.

ABD bu hedeflerin gerçekleşmesi için doğrudan müdahale, özel keşif operasyonları, savaş dışı harekât gibi bilinen operasyonların ötesinde değişik kavramları da gündeme getirirken Türkiye'den yeni istemlerin olabileceğini de duyurdu. Görüşmelerde özellikle İncirlik'in konumu sürekli tartışma konusu oldu. ABD'li yetkililer İncirlik'in bölgenin çok amaçlı kullanılabilen en işlevsel üssü olduğunu, bunun yanında Irak savaşı öncesindeki planlarının büyük bölümünün güncelleştirildiğini ifade ettiler.

ABD, Türkiye'nin hava, kara, deniz hemen tüm ulaşım olanaklarını acil operasyonlar için kullanmak istediğini her fırsatta yineliyor. Buna karşılık Türkiye, bildirimsiz kullanımın gündemde olamayacağını konunun siyasi iradeyle biçimlenmesi gerektiğini vurguluyor.