Kılıflanmış Ültimatom Savaş SÜZAL
<SPAN style="FONT-SIZE: 12pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana; mso-bidi-font-family: Tahoma; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-size: 8.5pt">Geçtiğimiz hafta sonunda Amerika''daki tüm Türk derneklerini çatısı altında toplayan ve kısa adı ATAA olan Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi yıllık toplantısını düzenledi.<BR><BR>Bu toplantı bana göre, bugüne kadar katıldığım bu tür toplantıların, <STRONG>hem Türkiye, hem de ABD açısından katılım düzeyi en düşük olanı oldu.</STRONG><BR><BR>Bir kere Amerikan tarafından eskiden bakanların, hatta yanlış hatırlamıyorsam bir keresinde ABD Başkan yardımcısının bile katıldığı bu tür toplantılara bu kez en üst düzey olarak ABD Dışişleri Bakanlığı Siyaset Planlamadan sorumlu müsteşar yardımcısı Grossman ve ABD Kongresi''ndeki Türk yanlısı Vexler gibi milletvekilleri katıldı.</SPAN><div style="display:none">cialis 5mg prix en pharmacie <a href="http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie">cialis 5mg prix en pharmacie</a> cialis 5mg prix en pharmacie</div><div style="display:none">cialis manufacturer coupon <a href="http://www.prostudiousa.com/blog/page/lilly-cialis-coupon.aspx">drug coupon</a> drug coupon card</div><div style="display:none">escitalopram i alkohol <a href="http://nguoiviendong.net/page/Escitalopram-Wiki">go</a> escitalopram i alkohol</div><div style="display:none">renovation vejle <a href="http://blog.pelagicfm.com/page/renovation-nyborg-34Q">site</a> renova</div><div style="display:none">cialis sample coupon <a href="http://bilgecammakina.com/pages.asp?Id=2">cialis coupon card</a> cialis manufacturer coupon</div><div style="display:none">micardisplus 80/25 mg <a href="http://www.ilkpirlantam.com/page/micardisplus-hinta-O9P">click</a> micardis plus 80 12.5 mg</div><div style="display:none">oxcarbazepine dosage <a href="http://www.bilie.org/blogengine/page/oxcarbazepine-49L.aspx">click</a> oxcarbazepin</div>
Aynı önemsemezlik Türkiye tarafından da uygulandı.
Geçmişte bakanların hatta başbakanların katıldığı toplantıda tek siyasi, AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış oldu.
Galiba o da eski Federasyon başkanı olması nedeniyle gelmişti Washington''a.
Bu tür toplantılarda biz gazeteciler suyunu sıkarak, her konuşmadan haber çıkarmaya çalışırız.
Ayrıca genelde bu toplantılarda Amerikan tarafı Türk tarafına, Türk tarafı da Amerikan tarafına açık-kapalı mesajlar verirler ve doğal olarak bu durumda bizler için de iyi malzeme çıkar.
Yıllardır bu tür toplantılarla ilgili yazdığımız yazılar gözlerimin önünde geçti.
Hatta toplantılardan yakınlarda olan birinde, ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Wolfowitz, Amerikan askerlerinin kuzeyden girişi için gerekli Meclis tezkeresinde aleyhte oy kullanan Kemal Derviş''le Şükrü Elekdağ''ı açıkça eleştirmişti.
Aslında bence bu toplantılarda sırasında da verilen böyle bir önemli mesajı anlaşılan bir çok meslektaşım ya haberi atlamış ya da merkezleri böyle bir haberin yayınlanmasından çekindiği için de atlatılmak zorunda bırakılmıştı.
Marc Grossman''dan söz ediyorum.
Bazı arkadaşların, diplomatik muhabirlik deneyimleri olmadığından herhalde, Grossman''ın konuşmasında normal olarak tüm diplomatların kullandığı karşılıklı övgü sözlerini kullanma tuzağına düşmüşler.
Marc Grossman''ın konuşmasında, özellikle Tayyip Erdoğan Hükümetine övgüler sıraladıktan sonra bazı konuları irdelemiş.
Baktım bir çok gazetede yok bu önemli vurgulamalar..
Örneğin Grossman, Patrik konusunda uyarmış Türkiyeyi.
Ne demiş; Patrikhane''nin okulu açılsın ve Müslüman olmayan azınlıkların hakkı korunsun.
Neden gerekiyor böyle bir çıkış? Bunun bir nedeni var tabii.
Ne demiş Grossman, Türkiye ile ABD Irak konusunda birlikte çalışmalı.
Bu söz çok önemli ve bu sözü diplomatik çerçevede ele alamazsınız.
Bu sözün açılımı çok dikkat isteyen bir konu.
Nitekim kendisi de soru cevaplar sırasında konuya açıklık getiriyor Grossman sonuçta.
ABD, daha önce de belirttiğim gibi seçimlerin ardından Irak''tan palas pandıras ayrılmaya hazırlanıyor.
Bu benim görüşüm falan değil Irak''ta görevli general ve emekli Amerikalı diplomatların açıklamaları.
ABD, çıkar çıkmaz da Irak''a girdiği zamankinden daha kötü şeyler olacağını da biliyor.
Nedir bunlar? İlki, çoğunluktaki Şiilerin oluşturacağı ve ileride İran ile birleşme olasılığı yüksek bir din devletinin ortaya çıkması.
Bir başkası, Irak''ı oluşturan Şii, Sünni ve Kürt gurupların ayrı devletler haline gelmesi.
Bu durumda petrol için bölgede bir savaş çıkabileceği gibi, Irak''a komşu ülkeler, Türkiye, Kürt devleti için, Suriye sünnilere yardım ve İran, Şiilere destek amacıyla Irak''a girebilirler.
İşte Grossman, Ankara''ya diyor ki, sakın ha biz çıktıkan sonra, Kürt Bölgesine PKK veya Kürt Devletini önleme gerekçesiyle müdahale için Irak''a girmeye kalkmayın.
Sonra görüyorsunuz, İran''ın ve Suriye''nin başına gelenler sizin de ekonomik ve siyasi açıdan başınıza gelebilir.
Yani açıkca Grossman, Irak''ta kurulacak bir Kürt devletine müdahale etmemesi için Erdoğan Hükümetini uyarıyor.
PKK konusunda da Irak''ta bu terör gurubunun, kendi Irak öncelikleri arasında yer almadığını itiraf ediyor müsteşar yardımcısı.
Ben tüm konuşmaların ve soru cevap kısmının metinlerini inceledim, yanlış mı algıladım sakın bir hata yapmayayım diye.
Bir başka sonuca daha vardım; Erdoğan Hükümeti ile Washington yollarını ayırmış görünüyor.
Bu sinyal, ekonomiye ve siyasi uygulamalara yönelik konuşma ve açıklamalarda tüm satır aralarında var.
Ayrıca bunu doğrulayan bir başka yazı da geçenlerde Akşam Gazetesinde Güler Kömürcü''nün köşesinde çıktı.
Bu yazıda sözü edilen kişilerin ilişkisi açısından değerlendirilmesinde yarar var.
Şimdi, TÜSİAD''cıların neden koştura koştura Washington''a geldiklerini, bazı siyasilerin kulaklarını bu tarafa çevirdiklerini anlamak mümkün.
Türkiye AB''ye girsin veya girmesin anlaşılan Ankara''daki hükümetle Bush Yönetimi yollarını ayırmış durumda.
İşte bu nedenle Washington''da 17 Aralık heyecanı yok.
Belki Başbakan''ın partisi ve tabanını kontrol edemeyişi bunda etkili oldu, bilemiyorum.
Her ne kadar Amerikalı yetkililer, son çıkışlarda Türk basınını suçluyorlarsa da, hiç aptal değiller, basını kimin ve nasıl kontrol ettiğini gayet net olarak biliyorlar.
Dolayısıyla Türk basınına yönelik eleştirilerde gene diplomatik dille doğrudan AKP''ye ve başındaki liderlere yönelik gibi geliyor bana göre.
İşte yazımın başında da belirttiğim gibi diplomaside bir çok mesaj satır aralarında yer alır.
Bu toplantılarda da öyle oldu ve ne yazık ki bilinçli veya bilinçsiz bazı arkadaşlar bu sönük geçen toplantılardaki en önemli konuşmanın veya konuşmaların yemlik kısmına takıldı.
Ya da belki misyonları gereği Erdoğan övüldü diye yazmak zorunda kaldılar ve görevlerini yerine getirerek yazdılar.
Ancak, ne kadar çabalansa da bana göre gerçek, ne yazık ki onların yazdıklarından çok farklı ve başka.