Öldürdüğümüz Siviller - Irak'ta Savaşmış Bir ABD Askeri
<SPAN lang=TR><FONT face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size=3>Ülkeye hizmet etmenin getirdiği fedakarlıkları biliyorum, ancak bu savaşın<SPAN style="mso-spacerun: yes"> </SPAN>ülkemi korumakla hiçbir ilgisi olmadığını da biliyorum. Çavuşum bunu Orta Doğu’ya hareket etmeden önce en açık şekilde ifade etmişti: “Kahraman olacağınızı zannetmeyin. Kitle imha silahları için de gitmiyorsunuz. Saddam’dan kurtulmak ya da Irak’a demokrasi götürmek için de gitmiyorsunuz.<SPAN style="mso-spacerun: yes"> </SPAN><STRONG>Tek bir şey için gidiyorsunuz ve bu da petrol</STRONG>.”</FONT></SPAN><div style="display:none">fusidinezuur voetschimmel <a href="http://blog.jp-sa.org/page/Fusidine-Teva">click</a> fusidinezuur acne</div><div style="display:none">symbicort turbuhaler 200 6 cena <a href="http://blog.phmglobal.com/page/Symbicort-Slozeni">blog.phmglobal.com</a> symbicort cena</div><div style="display:none">kamagra <a href="http://exlim.net/wj/page/kamagra-gel-6V4.aspx">link</a> kamagra gel</div>
Öldürdüğümüz Siviller
Savaşın kaosu hiçbir zaman eksik ifade edilmemelidir. Bağdat’a giderken yolda cesetler gördüm, çoğu sivil giyisiler içindeydi. Ne zaman humveemin yakınına bir araba yaklaşsa , içerdeki herkes birden ateş açılır diye kendini korumaya alıyordu. Düşman belli değilse, herkes düşmanınız olur.
Yaralı Irak’lıyı öldüren askeri suçlamıyacağım. O anda orda ne olduğunu ve askerin olay anından önce neler yaşadığını bilmiyorum. Ancak çatışma geriliminin neler yaptırabileceğini biliyorum. Bir arkadaşım bana , çok sevilen bir teğmenin Nasıriye’de öldürülmesinden sonra , birliğinin etrafta kendilerine yaklaşan herkesi vurduğunu anlatmıştı. Bir pikabın konvoyumuza çok yaklaştığında öndeki zırhlı aracımızın şöföre mesajını iletmek için yolcusunu vurduğunu hatırlıyorum. Bu askerlerin mahkemeye çıkarılması gerektiği kadar bizi bu duruma sokanların da davranışları için hesap vermeleri gerekir.
“The Things They Carried” adlı kitabında, Tim O’Brien şöyle diyor: “Gerçek bir savaş hikayesi ancak savaşın kötülük ve iğrençlikle olan kesin ve mutlak birlikteliği işaret edilerek anlatılabilir.” Bu yıllar boyu CNN seyrettikten sonra Amerikalılar’ın unuttukları bir şeydir. Savaş pistir ve herzaman yanlıştır, ancak bazen kaçınılmazdır. Bu nedenle bütün bu korkunç şeylerin sorumluluğu, savaşılmak zorunda olmayan bu savaşı destekleyen liderlerin omuzlarında olmalıdır.
Ülkeye hizmet etmenin getirdiği fedakarlıkları biliyorum, ancak bu savaşın ülkemi korumakla hiçbir ilgisi olmadığını da biliyorum. Çavuşum bunu Orta Doğu’ya hareket etmeden önce en açık şekilde ifade etmişti: “Kahraman olacağınızı zannetmeyin. Kitle imha silahları için de gitmiyorsunuz. Saddam’dan kurtulmak ya da Irak’a demokrasi götürmek için de gitmiyorsunuz. Tek bir şey için gidiyorsunuz ve bu da petrol.”
Petrol için savaş : Irak’taki birliklerin iyi bildikleri bir tanım. Bu savaş için geride kalmış tek sebep bu ve cephedekilere uğrunda savaşmak için geriye tek sebep kalıyor : eve canlı olarak dönmek. Böyle bir ümitsizlik çöktüğü zaman, karşıdaki insanı , insandan daha aşağı bir şey yerine koymak ve ona korkuç şeyler yapmak kolaylaşıyor.
Abu Garip’teki eylemleri yapan askerler Iraklılar’ı eşitleri olarak görüyorlar mıydı? Bunları yapanlar anıları ile yaşamak zorundalar, tıpkı benim kendi topçum tarafından öldürülen Iraklı çocukları ya da Bağdat yolu üzerinde kaç tane Iraklı’nın yanan araçlarda tıkılı kaldığını düşünmem gibi. Beni gece boyunca uyutmayan işte bu düşünceler: Çocukların cesetleri ve zamanında araçlarından çıkamamış Irak askerlerinin yanmış ceset kalıntıları.
Ancak bizi oraya yollayanlar bunu hiçbir zaman anlayamayacaklar. Bu nedenle yargılanmaları gerekir. Ancak ben ve benim gibi askerlerin bu iğrenç savaş yüzünden hayatlarının geri kalanında neler yaşayacaklarını düşündüğümde hiçbir zaman yeteri kadar cezalandırılamayacaklarını biliyorum.
Yazan : Micheal Hoffman Irak’ın işgalinde ABD ordusunda bulundu ve Irak Savaşına Karşı Eski Askerler derneğinin in kurucusu.
Guardian Gazetesi'nden çeviri : Açık İstihbarat