“İLİŞTİRİLMİŞ” TÜRKİYE-ALTEMUR KILIÇ
AB Konusunda bütün yazacaklarımı yazdım ,söyleyeceklerimi söyledim ; eğer 17 Aralık’a kadar büyük bir değişiklik ve çok önemli bir gelişme olmazsa bu konuda yazmak istemiyorum. Son durumu özetleyim ; 17 Aralık’ta Zirve’de bir Müzakere Tarihi verecekler. Vermemeleri ,artık, ayıp olur hem de Türkiye’yi başka kendi istikametlerine gitmesin diye kendi oltaları ucunda tutmak isterler. Bizim Brüksel veya Bizans “çocuklarının”, avam deyimiyle “ gargaraya getirmek” istedikleri veya akıllarınca “sıtmayı gösterip, vereme alıştırmak istedikleri” salt gerçek şu; asıl tuzaklar dayatmalar o, on on beş yıl sürecek sürüngenlikte başlayacak …Gene teyit etmişler ; bu sürecin ucu da içi de açık..levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesacheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenamicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg
Avrupalı Parlamenterler geliyorlar, Diyarbakır'da, gözlerimizin içine baka baka , “ Kürdistan'ın gerçekleşmesine yardımcı olacağız “ diyorlar, “APO serbest bırakılsın diyorlar . . Türkiye nın Türklüğün kaderini bu AB’ne bu Avrupalılara emanet edebilir miyiz. ? “Bizans ve Brüksel Çocuklar”; siz emanet edebilir misiniz. ?” Biliyorum gözleri gönülleri borsa tablolarında rantlarda kişisel çıkarlarında ve dış yatımlarda olanlar ederler…,
Bakın, ne çocuğu olduğu malum, liboş bir yazar SP nın AB nın “Müzakerelerin”, o sürüngenlikte, askıya alınabileceği uyarınsa da eyvallah diyor; bu “tehdit” halkımızın demokratik hakları için bir “garanti” imiş, yani , “demokratik haklar” diye dayatılacak, bilcümle şartlara – bu arada Güneydoğu “halkına”,azınlıklara verilmesi istenecek “haklar” garanti edilecekmiş”
Bazı “Türkiyeli” Osmanlı çocukları da kendi amaçları uğruna emanet ederler. Zaten Türkiye’nin talihsizliği ,i tarihimizin bu, en kritik döneminde, İktidarın ehil olmayanların ellerinde bulunması! .
TAKTIİK Mİ? STRATEJİ Mİ?
Sayın Abdullah Gül Avrupalıların taktik yapmalarından şikayetçi. Doğru bu bır “taktık” savaşı değil,milletimizin kaderini belirleyecek bır “strateji meselesi. Sonunda biz Avrupa’ya giremeyeceğiz ; alıştıra alıştra, uyum, uyum Avrupa bize girecek… Daha doğrusu, Türkiye ,Avrupa’ya, “imtiyazlı ortaklık” formülü ile , ucundan, “iliştirilecek”…Bizans vs çocukları sonunda bu statüye de bir kulp takıp kullanırlar.l
Artık Atatürk’ün böyle bır rezalete asla razı olmayacağını yazmak bile istemiyorum ama gene de sormaktan kendimi alamıyorum; ey Sivil ve Asker Atatürkçüler, bütün bu gelişmelere ragmen,bu belirsizliklerin yıllarca sürmesine ve sonunda da , hala “AB’ne” ve Avrupa’ya “iliştirilmeye ” taraftar mısınız”?
Geçende yazdığım gibi,” lades , elim üstünde veya iskambil- kumar “ oynamıyoruz; bir milletin geleceği ve kaderi söz konusu!