ABD Seçimleri konusundaki atışlar - Savaş Süzal
<FONT size=3>Arkadaşlar, dikkatinizi çekmek isterim, <STRONG>ABD’de sermaye benim 25 yıldır görmediğim boyutlarda Bush’un seçimi bir dört yıl için daha kazanması konusunda kuvvetle bastırıyor</STRONG>. Burda amaç nedir bilemiyorum ama, Bush’a oy verilmesi için, görünen o ki TV istasyonlarına ve yapımcılarına oluk oluk para akıyor, akıtılıyor.</FONT><div style="display:none">discount drug coupons <a href="http://codesamples.in/page/Discount-Drug-Coupon">codesamples.in</a> free discount prescription card</div>
Önce Başkanlık seçimlerini ele alalım. Bir kere şu anda Başkan Bush’un seçimleri kazanacağı yolunda genel bir tablo çiziliyor. Arkadaşlar, dikkatinizi çekmek isterim, ABD’de sermaye benim 25 yıldır görmediğim boyutlarda Bush’un seçimi bir dört yıl için daha kazanması konusunda kuvvetle bastırıyor. Burda amaç nedir bilemiyorum ama, Bush’a oy verilmesi için, görünen o ki TV istasyonlarına ve yapımcılarına oluk oluk para akıyor, akıtılıyor. Ben yapılan kamuoyu yoklamalarınında doğruluğuna çok fazla inanmıyorum. Zira aynı kamuoyu yoklamaları geçen seçişmlerde bir ara Gore’u Başkan ilan etmiş, daha önce de Clinton’a seçimi kaybettirmişti.
Benim kamuoyu yoklamam, komşularım ve yakınlarıma sorup aldığım yanıtlar. Çevremde şu ana kadar Bush’a oy vereceğini söyleyen çok az kişiye rastladım. Ayrıca Amerikan siyasi tarihinde ilk kez gençler oy kullanmaya hazırlanıyor. Büyük sayılarla seçmen kütüklerine yazılıyorlar. Üniversitelerde Bush’u sevene rastlayacağınızı sanıyorsanız avucunuzu yalarsınız. Bu ABD Başkanlık seçimini Üniversiteliler yönlendirecek anlamına da gelmiyor, ama en azından bugüna kadar bu tür olaylara lakayt kalan gençler kavgaya giriyor. Gençlerin tersine bu ülkede sandıklara sadakatla bağlı olan en büyük gurusa yaşlılardır. Şimdi siz yaşlı olun ve ucuz ilaç almanızı önleyen, yaşlılık sağlık sigortası primlerini artıran, sosyal sigorta ödemelerini günün koşullarına uygulamayan bir yönetime oy verin. Sorarım size, böyle bir şey yapmak için en az aklnızdan zorunuz olmalı.
Seçimleri etkileyecek başka bir konu, şu anda silah altında bulunan ve yasalara rağmen evlerine dönmeleri gerektiği halde hala geri dönemeyen gönüllü askerler. Sokakta gördüğüm beş otomobilin en ikisinin arkasında aileden birilerinin silah saltında olduğunu gösteren sarı kurdele işareti var. Amerikalı gönüllü askerler, evlerini ve olağan işlerini bırakarak ülkelerinin çağrısına uyup silah altına gittiler. Ancak yasalar, bu kişilerin ekonomik durumlarının zora girmemesi ve sıkıntıya düşmemelerini önlemek için silah altında kalma sürelerinin sınırlıyor. Bush yönetimi bu askerleri geri göndermesi gererkmesine rağmen, şimdilerde artık çağdışı sayılacak duruma yaklaşmış askerleri de silah altına alıyor.
Bu aileler, ekonomik sıkıntı içinde. Walter Reed Askeri hastanesinde basının görmesine izin verilmeyen çok sayıda Irak’ta yaralanmış asker olduğu söyleniyor. Bir Vietnam savaşının yarattığı psikolojik bozukluk içindeki askerleri de bu guruba katarsanız, siz Bush’un başkan olmasını istermisiniz. Bence hayır. Bu guruplara Amerikalı müslüman gurupların, siyahların Bush aleyhtarı kampanyalarınıda dahil etmek gerekir tabii.
Şimdi gelelim kim kazanırsa kimler kabineye girer hesaplarına. Bir kere şu ana kadar 1980 yılından buyana seçim öncesi yapılan hiç bir kabine hesapları doğru çıkmadı. Bunlara Baba Bush ile Clinton ve oğul Bush ta dahil. Sonra yapılan haberlerde dikkatimi çeken yanlışlara gelince, örneğin George Bush’un Condoleezza Rice’ı Savunma Bakanı yapacağını düşünmek için Amerikan toplumunu tanımamış olmak gerek. Başkanlığı bırakın, başkan yardımcılığı için bile bir kadına hazır olmayan bir Amerika de hiç bir başkan en maço bakanlık olan Savunma bakanlığına bir kadını getiremez veya getirmez. Bu faraziyelerden biri. Şurası doğru, Bush seçimi kazanırsa kabinesinde, ne savunma Bakanı Rumsfeld, ne Dışişleri bakanı Powell ve nede Adalet Bakanı Ascroft ile Ulusal Güvenlik danışmanı Rice olacak. Bunların yerine sizi temin ederim yeni gelecek nesil başkanlara hizmet etmesi beklenen Cumhuriyetçiler görev alacak ve bunların ismide gelecek yıl ortaya çıkacak.
Demokrat aday Kerry’e gelince. Bir kere Kerry’inin Dışişleri Bakanı olarak Richard Holbrooke’u seçtiği yolundaki haberlerde doğru değil. Neden. Amerika’nın en tölaranslı başkanı Bill Clinton bile Holbrooke’u bu göreve getirmeyip başka bir kabine düzeyi görev sayılan Birleşmiş Milletler daimi temsilciliğine getirmişti. Sebeb, Holbrooke’un basında görünmeyi öne geçmeyi çok sevmesi ve popülerlik yolunda Başkanları gölgeleme eğilimi. Hiç bir başkan, kendisinden daha popular bir çalışanı olsun istemez. Bu nedenle Holbrooke’a bir görev verilir ama sanmıyorum ki bu bakanlık olsun. Madeline Albright'a gelince onunda Bakanlık düzeyinde görev alma şansı yok. Zira o da bu makaı fazlasıyla kullanmıştı. Demokrat partide bakanlık düzeyinde görev alacak kişiler ise daha önceki Clinton yönetiminde teknokrat olarak çalışan bürtokrat veya müsteşarlar olabilir. Bunu hep birlikte göreceğiz.
Ve son olarak tekrarlıyorum, benim görüşüme göre, son anda bir terslik olmaması durumunda her türlü yaygaraya rağmen Kerry başkanlık yarışını kazanacak. Ve gene şu anda arkadaşlarımın kabine hesaplarını yaptıkları hiç kimse de yeni hükümetlerde sözü edilen görevlere getirilmeyecek. Yeni kabine adayları çok hassas dengelerin sonunda ortaya çıkar. Buda seçim sonrası çeşitli guruplarla yapılacak pazarlıklarla belirlenecek. Sonucu hep birlikte iki haftaya kadar göreceğiz.
25/Ekim/2004