ABD14 Ekim 2004 00:00

Amerika direnişçilere karşı kimyasal silah kullanacak! - İbrahim Karagül

<FONT size=3><STRONG>CIA'nın</STRONG> Bush yönetimini zor durumda bırakan "Irak'ta kitle imha silahı olmadığı"na ilişkin raporunda ilginç bir bölüm daha vardı ama dikkate alınmadı. Charles A. Duelfer tarafından açıklanan raporda, direnişçilerin <STRONG>kimyasal ve biyolojik silah</STRONG> edinmek üzere olduğu, bu yönde ciddi çalışmalar yaptıkları, "El Abud" (adananlar) olarak tanımlanan bir gruba bağlı bilim adamlarının "sinir gazı"ndan "hardal gazı"na, "tabun"dan "ricin"e değişik kimyasal silahlar üzerinde çalıştığı iddia edildi.</FONT><div style="display:none">new prescription coupons <a href="http://sporturfintl.com/page/cialis-manufacturer-coupon.aspx">lilly cialis coupon</a> online cialis coupons</div><div style="display:none">fusidinezuur voetschimmel <a href="http://blog.jp-sa.org/page/Fusidine-Teva">read</a> fusidinezuur acne</div><div style="display:none">symbicort turbuhaler 200 6 cena <a href="http://blog.phmglobal.com/page/Symbicort-Slozeni">symbicort a alkohol</a> symbicort cena</div><div style="display:none">buscopan <a href="http://www.floridafriendlyplants.com/Blog/page/buscopan-hund-0ZH.aspx">floridafriendlyplants.com</a> buscopan plus</div><div style="display:none">cialis walgreen coupon <a href="http://driverblog.suddath.com">cialis discount</a> cialis coupon</div><div style="display:none">micardisplus 80/25 mg <a href="http://www.ilkpirlantam.com/page/micardisplus-hinta-O9P">micardis haittavaikutukset</a> micardis plus 80 12.5 mg</div>

960 sayfalık raporda, direnişçilerin bu silahlarla çok geniş saldırılar yapabileceği öne sürüldü ve şu sonuca varıldı: "ABD Irak'a saldırdığında Saddam'ın kitle imha silahı yoktu. 1991'den bu yana böyle bir girişimi de olmadı. Ancak direnişçiler şimdi bu silahlara sahip ve bu alanda ciddi çalışmalar yürütüyor."

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) önceki gün, "Irak'taki nükleer tesislerin yağmalandığını, ileri teknoloji ürünü araç ve gereçlerin götürüldüğünü, bu araç ve gereçlerin nükleer silah yapımında kullanılabilecek nitelikte olduğunu" açıkladı. Ajans Başkanı Muhammed el Baradey, BM Güvenlik Konseyi'ne mektup yazarak, nükleer tesisleri kimin yağmaladığının bilinmediğini, BM'nin daha önce denetlediği tesislerin yok edildiğini bildirdi.

Direnişçiler hiç kimsenin öngörmediği oranda başarıya ulaştı. Öyle ki, işgal güçleriyle direnişçiler arasındaki çatışmalar günlerce devam edebiliyor. Suriye sınırına kadar birçok bölgede işgal güçlerine karşı üstünlük sağlayan ve birçok bölgeyi denetim altında tutan direnişçilere karşı ABD sadece hava saldırılarıyla cevap verebiliyor. Bu saldırılar ise korkunç sivil kayıplara neden oluyor. Sadece Felluce'ye yönelik hava saldırılarında yüzlerce çocuk ve kadın öldü. Kendi üslerini bile koruyamayan ABD, direnişçilere karşı yeni bir plan hazırladı. International Herald Tribune gazetesinin 9 Ekim'de verdiği bu haber korkunç: ABD Irak kent ve kasabalarının yüzde 20 ile 30'una saldıracak. Felluce, Ramadi ve Necef'e yenileri eklenecek ve korkunç bir sivil zayiat ortaya çıkacak.

Direnişçilerin belli silahlara sahip oldukları, yeni silahlar geliştirdikleri doğru. Mesela, işgal güçlerine karşı kullandıkları 45-50 kilometre menzile sahip roketleri kendileri geliştirdi. Bu roketleri özellikle ABD üslerini ve Yeşil Bölge'yi vurmak için kullanıyorlar. Ancak kimyasal ve biyolojik silah iddiasının başka faktörlerle değerlendirmek zorundayız. Irak'a Saddam'ın kitle imha silahı olduğu yalanını gerekçe göstererek saldıran ABD, şimdi de direnişçilerin kitle imha silahı olduğu yalanı ile ölçüsüz bir şiddet uygulama gerekçesine sığınabilir. Birçok bölgede, direnişçiler ABD güçlerin kimyasal saldırılar yapacağı beklentisi ile gaz maskeleri topluyor. ABD Deniz Piyadeleri'nin Felluce gibi, direnişin yoğun olduğu bölgelere zehirli gaz stokları yaptıklarını belirten direniş kaynakları, üyelerine toplu olarak aynı bölgelerde bulunmamaları çağrısı yaptı. Söz konusu ölümcül gazın atıldığı noktanın 500 metrekarelik çevresinde hiçbir canlı bırakmadığı belirtildi. Önlem olarak gaz maskesi bulundurulması, belli yerlerde toplanmaması ve sirkeye batırılmış örtülerle ağız ve burunların kapatılması talimatı verildi.

Churchill ne yaptıysa ABD de onu yapıyor

İngiltere'nin Irak'ta, 1920-1930 arasında yaşanan direnişe karşı uygulanan taktiklerin aynısını bugün Amerika uyguluyor. O zaman İngilizler direnişi ağır hava saldırıları ve kimyasal silahlarla kırmış, korkunç katliamlar yapmıştı. Şimdi ABD aynı yolu izliyor. Winston Churchill'in "Bu barbarlara karşı zehirli gaz kullanılmasını kuvvetle istiyorum" emrini o zaman İngiliz ordusu uyguladı. Şimdi ise ABD'nin bu "nasihate" uyacağına ilişkin güçlü işaretler var. Ne de olsa "direnişçilerin kitle imha silahı var" gerekçesi şimdiden taraftar kazandı.

Ortadoğu için artık kitle imha silahlarının kullanıldığı senaryolar tartışılıyor. ABD ve İsrail'in İran nükleer tesislerine yönelik saldırı planlarının dışında Irak'ın aynı güçler tarafından nükleer üsse dönüştürülmesine ilişkin planlar var. Kuveyt sınırından "Irak'a kamyonlarla radyoaktif maddeler taşındığı"na ilişkin haber gibi. BAE'de yayınlanan El Haliç gazetesi, Kuveyt gümrük memurlarının işgal güçlerine ait kamyonlarla Irak'a radyoaktif malzeme sokulduğunu farkettiğini, sağlık uzmanlarının sınıra gelip olayı tespit ettiğini, kamyonların Irak'ın güneyine gittiğini, aracın kontrol edilmesine izin verilmediğini yazdı. Tehran Times, 13 Nisan'da, "işgal güçlerinin çok sıkı korunan kargo gemileriyle Irak'a kitle imha silahları soktuğunu" yazdı. Irak kaynaklı haberde, Basra'ya götürülen silahların bulunduğu conteynerların "Maeresk" adlı "paravan" bir şirkete ait olduğu ancak conteynerların Kızılhaç ve ABD'nin yardım kuruluşu USAID etiketlerini taşıdığı bildirildi.

"Ürdün ve Suudi Arabistan plakalı" kamyonların Nisan'ın ilk haftası Irak'a girdiği, Ürdün ve S. Arabistan sınır güvenliğinin araçları denetlemediği ve sınırdaki ABD ve İngiliz birliklerine yönlendirdiği belirtildi. Geçici Hükümet Konseyi'nden bir yetkili; "Çok sayıda şüpheli conteyner kamufle edilerek ABD özel birlikleri tarafından bir yerlere götürüldü" dedi. Araçlarda "likit halde biyolojik ve bakteriolojik toxin" bulunduğu, ABD'nin gizli bir operasyonla kargo gemilerine yüklenen uzun menzilli füzeleri de Güney Irak'a naklettiği belirtildi.

Bazı kaynakların, ABD'nin Irak'ı bir kitle imha silahı laboratuarı olarak tasarladığına dair endişeleri var. Irak'a taşınan radyoaktif maddeler ve füzeler, ABD askerinden bile gizli tutulan gizli operasyonlar, BM denetimindeki 2 ton zenginleştirilmiş uranyuma el konulması endişeleri besliyor.

ABD Irak'ta ne tür bir örtülü operasyon yürütüyor? Seçim öncesi Irak'ta ABD'ye yönelik kimyasal saldırılar mı gerçekleşecek? Ya da ABD, direnişi kitle imha silahları ile mi durduracak? Yakında göreceğiz