Annan ve ABD Emperyalizmi - Türkkaya Ataöv
<FONT size=3>K. Annan ABD'nin Irak'ta Birleşmiş Milletler'i bir yana iterek kendi başına silahlı eylem yaptığını eleştirici bir dille açıkladı. Günlük işleri arasında kitap okumaya vakit bulamadığı anlaşılıyor. New York'ta belli başlı kitapçılarla kütüphanelerde şikâyetçi olduğu konunun yanıtını içeren yayınlar var. </FONT>
Annan'ı bile isyan ettiren bugünkü aşamanın nedeni, ''ABD emperyalist değildir'' propagandasıdır. Öte yandan, konunun adını kimi Amerikalı yazarların bile daha açık koyabilmelerinin nedeni de bu gelişmenin kökeninin gerilerde yatmasıdır. Örneğin, kurucu G. Washington bile 1783'te ABD'den ''yükselen bir imparatorluk'' diye başka türlü anlaşılmaya yer vermez biçimde söz etmiştir. T. Jefferson da 1809'da ''Hiçbir anayasa Amerikan Anayasası kadar, geniş bir imparatorluk ve kendi kendini yönetim için bu denli uygun olmamıştır'' demişti. Daha sonra olanlar birbirinden aşama farklıdır. Amerikan karar vericilerinin oluşturduğu kuramlar ve uygulamalar birbirine tam benzemez. Örneğin, 1998'de iki okyanusta İspanyol sömürgelerine sahip çıkmakla 1945'in hemen sonrası ve bugünkü durum farklı olacaktır.
Bu nedenle, emperyalizmi açıklama amacında olan Hilferding, Hobson ve Lenin gibi yorumcuların incelemelerinde, günümüz birikimiyle bakıldığında, eksiklikler görülecektir. Onların kuramları 1870'lerdeki rekabete, 1914-18 çatışmasına, 1929 ekonomik bunalımına, 1945'i izleyen yıllara, 1970'lerin durgunluğuna, bugüne ve sömürgelerle Üçüncü Dünya'nın tavırlarına tıpatıp uymuyor. Lenin'in ''Emperyalist savaşlar engellenemez!'' yargısının hangi koşullarda doğru olduğunu yansız biçimde anlamak, emperyalizme daha kapsamlı tanı koyabilmek için gereklidir. Tüm aşamaları, kendine özgü çelişileri ve çıkış yollarıyla içine alan daha bütüncül bir emperyalizm kuramı geliştirilmelidir.
Tüm bu aşamaların özetine bir yazı çerçevesinde şöyle bir değinmek bile olanaksız. Böyle bir değerlendirme her dönemin özel koşulları, çelişileri ve değişen bağlantılarıyla bir kitap konusu olabilir. Günümüzde, Amerika emperyalizmi ''Biz emperyalist değiliz'' eski savını kullanmaya artık gerek bile duymadan, Amerikan tekelci sermayesinin çıkarlarından hafiften ayrılan devletlere karşı silah kullanıyor. Sorun Bush ya da Kerry seçeneği de değil. BM'yi de açıkça çiğnemesi, bu kez, Genel Sekreter'in sabrını bile tüketti. 5 Ocak 2003 tarihli The New York Times'ın dergi ekinin kapağında boydan boya şu sözlere dikkatleri çekerim. ''Amerikan İmparatorluğu: Alışın.''