ABD11 Eylül 2004 00:00

11 Eylül zenginleri

<FONT size=3>ABD'deki Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırı güvenlik ve silah firmalarının kârını arttırdı. <EM>A</EM>BD'deki ikiz kulelelere düzenlenen saldırıların ardından başta turizm, havacılık ve sigorta sektörleri olumsuz etkilendi. <STRONG>Hem bireysel hem de ülkelerin silahlanmasının artması nedeniyle savunma sanayii firmaları ve güvenlik firmaları en kârlı çıkanlar oldu.</STRONG> Psikolog ve psikiyatrlara olan başvuru sayısında da gözle görülür artış yaşandı. </FONT><div style="display:none">escitalopram i alkohol <a href="http://nguoiviendong.net/page/Escitalopram-Wiki">go</a> escitalopram i alkohol</div><div style="display:none">fusidinezuur voetschimmel <a href="http://blog.jp-sa.org/page/Fusidine-Teva">read</a> fusidinezuur acne</div><div style="display:none">sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride <a href="http://www.gedave.ro/page/sitagliptin-phosphate-generic-6AH.aspx">gedave.ro</a> sitagliptin phosphate side effects</div><div style="display:none">claritin mazilo <a href="http://www.speeddatingmixers.co.uk/blog/blog/page/Claritin-Mazilo">speeddatingmixers.co.uk</a> claritin mazilo</div><div style="display:none">oxcarbazepine dosage <a href="http://www.bilie.org/blogengine/page/oxcarbazepine-49L.aspx">bilie.org</a> oxcarbazepin</div>

11 Eylül 2001! Bu tarih pek çok kişi tarafından yeni bir dönemin başlangıcı olarak gösterildi. ABD'deki Dünya Ticaret Merkezi'ne düzenlenen saldırıların ardından başta turizm, havacılık ve sigorta olmak üzere pek çok sektör olumsuz etkilendi; güvenlik firmaları ise daha ön plana çıktı. Şirketlerin kriz anlarına hazırlıksız yakalandıklarının görülmesi ''kriz yönetimi'' adı altında hizmet veren alanın daha da gelişmesine neden oldu. Psikolog ve psikiyatrlara olan başvuru sayısında da gözle görülür artışlar yaşandı. Saldırıların ardından ilk önce Afganistan'a, sonra da Irak'a operasyon başlatan ABD'nin öncülüğünde dünya geneline yayılan terörle mücadele kapsamında ülkeler savunma sanayiine yaptıkları harcamaları arttırdılar. Dolayısıyla bu işten en kârlı çıkanlar, silah üreticileri oldular. Sektörde en büyük ihracat payını alan ülkeler, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya ve Çin oldu. Verilere göre, dünya savunma sanayiinde toplam ihracat, silahsızlanma anlaşmalarını izleyen 1994-1996 yılları arasında 119 milyar 565 milyon doları aştı. Bundan en fazla payı ise 68 milyar dolarla ABD aldı. ABD, bunun 22 milyar dolarını Ortadoğu ülkelerine ihraç ederken yine 22 milyar dolarla Batı Avrupa silah pazarının yüzde 88'ine sahip durumdaydı. Ortadoğu ülkelerine 44.5 milyar dolar, Doğu Asya'ya 25.5 milyar dolar silah satıldı. Normal dönemlerde bile ülkeler toplam bütçelerinin yüzde 20 ile 40'ı arasında bir tutarı silahlanmaya harcarken 11 Eylül sonrası bu oranın çok daha fazla arttığı belirtiliyor. Öyle ki 3 Kasım 2001'de, saldırılardan 2 ay sonra ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelerek uluslararası terorizme karşı mücadele ve ABD'nin Füze Savunma Sistemi (NMD) projesi gibi konularda gerçekleştirilecek işbirliğinin ayrıntılarını görüşmeye başladılar.

Türkiye'nin harcamaları

Savunma harcamalarında yüzde 80 civarında dışa bağımlı olan Türkiye'de de terör nedeniyle zaten yıllardır fazla olan savunma payı bütçesinde herhangi bir düşüş olmadı. TBMM'ye sunulan 2003 yılı bütçesinden Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) 10 katrilyon 875 trilyon lira ayrılırken Milli Savunma bütçesi yüzde 32 oranında arttı. MSB de dahil 2004 yılı savunma bütçesi ise 13.71 katrilyonu buluyor. 2004 MSB Bütçesi, önce 10.88 katrilyon lira olarak tespit edilmiş, hükümetin tüm personel harcamalarında yüzde 13'lük azaltmaya gitmesi sonucu 9.88 katrilyon lira olmuştu. Kesinti öncesi 2004 MSB bütçesi, bir önceki yıla oranla yüzde 6.7'lik bir artış gördü. 2005 yılı için MSB'ye ayrılan pay yine arttı ve 10.9 milyar Yeni Türk Lirası olarak tespit edildi.

Ayrıca, 11 Eylül'ün ardından, ülkeler gibi bireysel silahlanma da arttı. ABD'de saldırının ardından silah satışlarının yüzde 40 oranında arttığı belirtiliyor. ABD'de 60 milyon kişi silah sahibiyken Türkiye'de ise 2 milyonu ruhsatlı, 5 milyonu ruhsatsız toplam 7 milyon kişide silah bulunuyor.

Turizm ağır darbe aldı

11 Eylül saldırılarının ardından en çok etkilenen sektörlerin başında seyahat ve turizm geliyor. Uçağa binme fobisiyle insanların denizaşırı ülkelere gitmekten mümkün olduğunca uzak durması, en küçük sahil kasabalarından büyük otel zincirlerine kadar herkesi etkiledi. Dünya genelinde yaklaşık 200 milyon insanın çalıştığı hizmet sektöründe 11 Eylül'ün etkilerinin Körfez Savaşı'ndan çok daha kötü boyutlarda olduğu dile getiriliyor. Verilere göre, bu sektörlerde yaklaşık 3.2 milyon kişi işini kaybetti. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin araştırmasına göre 2002'nin sonuna kadar turizme olan ilgi yüzde 7.4 oranında azaldı.

Türkiye de o dönemde olumsuz etkilenen ülkeler arasında yer alıyordu, ancak ABD, Kanada, Avustralya gibi uzak ülkelerden gelen turistlerini kaybetmeye başlayan Türkiye'nin bunu Rus turistlerle telafi ettiği belirtiliyor. 11 Eylül korkusu yavaş yavaş geçmeye başlayınca bu kez de SARS, AB ülkelerindeki durgunluk, Irak savaşı gibi sorunlar Türkiye turizmi üzerinde etkisini gösterdi. Buna karşın hem Türkiye'ye gelen turist sayısında hem de turizm gelirinde 2001'den 2003'e kadar yüzde 6 ile yüzde 15 arasında artış görüldü. Türkiye'de 2004 yılında turizmin geçen yıllara göre çok hızlı bir artış gösterdiğini belirten yetkililer, ilk 7-8 ayda gelen turist sayısının Yunanistan, İspanya, İtalya, Fransa ile karşılaştırıldığında çok daha fazla olduğunu söylediler. 2004 yılı sonunda 16.5-17 milyon turist, 11.5-12 milyon dolar turizm geliri bekleniyor.

Sigortacılar kaybetti

11 Eylül felaketi ile birlikte dünyadaki sigorta ve reasürans pazarı büyük bir şok yaşadı. Sigorta şirketlerinin ödeyeceği tazminat tutarı 50 milyar doları buluyordu. Örneğin, 1992 yılındaki Andrew kasırgasında sigorta şirketleri toplam 1.5 milyar dolar tazminat öderken İkiz Kuleler'i sigortalayan General Re'nin zararı bile tek başına 2.5 milyar doları bulmuştu. Artık terorizm, ''sigorta edilemez bir risk'' olarak görüldüğünden, yapılan sözleşmelere terör riski dahil edilmiyor; dahil edildiğinde ise yüksek prim talep ediliyor.

Güvenlik şirketleri ise savaş sanayiinin ardından 11 Eylül'den en çok yararlanan sektörlerin başında bulunuyor. Özellikle havaalanları gibi kritik noktalarda güvenlik önlemlerinin maksimuma çıkarılması firmaların daha çok iş yapıp daha fazla kâr elde etmesine neden oldu. Ayrıca bu alandaki teknolojiye yapılan yatırımlar da arttı. Örneğin, gelişmiş ülkelerin büyük havaalanlarında insanların beden ölçülerini en ince detaylarına kadar inceleyen bir sistem kullanılıyor. Metal sütunlar içine gizlenen kamera vasıtasıyla kaydedilen görüntüler bilgisayar ekranına aktarılıyor, içeri girmek isteyen kişinin estetik yaptırıp yaptırmadığı, o kişinin aranıp aranmadığı, tehlikeli olup olmadığı anında ortaya çıkarılıyor.

Cunhuriyet