Siyaset30 Kasım 2004 00:00

Alpogan: İcrai görevimiz yok

MGK Genel Sekreteri Yiğit Alpogan, ''Milli Siyaset Belgesi ile ilgili Türkiye'nin her 4 yılda bir yaşadığı bir süreç içerisinde bulunulduğunu belirterek, ''Durumda herhangi bir fevkaladelik, herhangi bir sıradışılık, özel önem atfedilecek bir konu şu sırada bulunmamaktadır'' dedi. (Editörün notu: MGK'nın ne zaman "icrai" bir görevi oldu ki!? MGK, bırakın operatif bir güç olmayı milletin ve devletin çıkarları adına psikolojik harb bile yapmamıştır.)discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardrenovation vejle site renovakamagra link kamagra gel

MGK Genel Sekreteri Yiğit Alpogan, ''Milli Siyaset Belgesi ile ilgili Türkiye'nin her 4 yılda bir yaşadığı bir süreç içerisinde bulunulduğunu belirterek, ''Durumda herhangi bir fevkaladelik, herhangi bir sıradışılık, özel önem atfedilecek bir konu şu sırada bulunmamaktadır'' dedi.

Alpogan, MGK Genel Sekreterliği Lozan Salonu'nda düzenlenen basın
bilgilendirme toplantısında soruları yanıtladı.

Alpogan, Kıbrıs ile ilgili bir soru üzerine, konunun MGK'nın ilgi
alanlarından biri olduğunu ve olmaya devam edeceğini belirterek,
''Kısa vadede herhalde Güney Kıbrıs'ın tanınmasından önce yapılması
gereken birçok şey olduğunu düşünüyorum. O konuda zaman olduğu veya
başka çerçeve gerektiği inancındayım. Biz, MGK olarak konuyu yakından
izlemeye devam edeceğiz ve zamanı geldiğinde görüşlerimizi politika
kağıtları şeklinde de karar vericilere arz edeceğiz'' diye konuştu.

Avrupa'daki MGK benzeri yapılara göre, Türkiye'deki yapılanmanın
eksik veya fazlalarının neler olduğu sorusunu yanıtlarken de Alpogan,
25 AB üyesi ve aday ülke ile ABD'yi incelediğini belirterek,
aralarında İngiltere'nin de bulunduğu 6 ülkede MGK benzeri bir yapının
bulunmadığını, 10 ülkedeki yapıda ise asker şahsın yer almadığını
kaydetti. 8 ülkenin güvenlik kurulunda sadece genelkurmay başkanının
yer aldığını ifade eden Alpogan, Macaristan ve Portekiz'de ise
genelkurmay başkanı ile kuvvet komutanlarının MGK benzeri yapılar
içinde yer aldığını kaydetti. ABD'de ise güvenlik kurulunun küçük,
etkin ve fonksiyonel bir yapıya sahip olduğunu belirten Alpogan,
ABD'deki güvenlik kurulunda ABD başkanının verdiği öneme göre personel
sayısının değiştiğini anlattı. Alpogan, ''Bizim de bu hale gelmemiz
için bir takım icraatların zaman içinde yapılmasının gerekliliğine
inanıyoruz'' dedi.

Alpogan, Avrupa'daki güvenlik kurullarında asker üyelerin
seçilmişlerin daha gerisinde olduğunun ifade edilmesi üzerine de,
''Milli güvenlik kurullarının tayini ve tespitinde her ülke özgürdür,
kendi ihtiyaçlarına göre bunu tespit eder, ona göre yürütür. Bu
Türkiye için de geçerlidir. Mevcut MGK kompozisyonu Türkiye'nin
çıkarlarına uygunsa, bu yönde devam edeceğinde herhangi bir kuşku
olmaması lazımdır. 'AB'de sadece 2 tanesi bize benziyor, ne yapmamız
gerekir?' diye bir sonuca zıplamamamız gerekir'' karşılığını verdi.

''TÜRKİYE'DE ASKER VE SİVİL OTORİTENİN YERİ BELLİ''

Alpogan, bir başka soru üzerine de, Türkiye'nin laik, demokratik,
sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirterek, ''Türkiye'de askeri ve
sivil otoritenin yerleri çoktan belli olmuştur. Aksi bir durumla
karşılaşsaydık, Türkiye'nin AB süreci bu kadar ilerlere gitmezdi.
Türkiye'de herkesin yeri bellidir. Türkiye, AB standartları uyarınca
gereken neyse aynı formattadır'' dedi.

''MGK'da yapılan değişiklik ulusal savunmada zafiyet yaratır mı?''
sorusuna, Alpogan, şu karşılığı verdi:

''MGK'nın görevlerinde bazı değişiklikler olmuştur, ama esas ve
temel fonksiyonumuz yerinde durmaktadır. O da asker ve sivil
devletimizin en yüksek yetkililerinden oluşan yüksek kurula hizmet
etmektir. Yüksek kurulun çalışmalarını kolaylaştırmaktır. Gündemin
tespitinden başlayarak, gerekli talimatlar doğrultusunda gerekli
hazırlık çalışmalarını yapmaktır. Bizim en önemli fonksiyonumuzda
değişiklik olmamıştır.

''İCRAİ HİÇBİR GÖREVİMİZ YOK''

MGK, yeni dönemde de bundan önce olduğu gibi Türkiye'yi
ilgilendiren dış ve iç tehdit konularında bilgi sağlama ve uygun
görüldüğü ölçüde tavsiyede bulunmaya devam edecektir.''

Alpogan, karar vericiye gerekli şekilde fikri malzemeyi ve
materyali sağladıktan sonra görevlerinin bittiğini belirterek,
''Kurulumuz, istişari bir organdır. İcrai hiçbir görevimiz yoktur.
Eskiden icrai olduğu sanısını yaratacak faaliyetler zaten görev
alanımızdan çıkmıştır. Biz zaten istişari bir kurumuz, istişari
kapasitemiz çerçevesinde faaliyetlerimize devam edeceğiz. Takdir karar
vericinin ve iktidarın olacaktır'' dedi.

MİLLİ SİYASET BELGESİ

Genel Sekreter Alpogan, ''Milli Siyaset Belgesi'nde bugünlerde
değişiklik yapıldığını duyuyoruz. Bu değişiklik nasıl oluyor?''
sorusunu da yanıtlarken, bu konunun 4-5 yılda bir yerine göre
Türkiye'nin gündemine geldiğini belirterek, sonuncusunun 2001 tarihini
taşıdığını anlattı.

Alpogan, 4-5 yılda bir elden geçirilen bu belgenin 2005'e girerken
zamanı geldiği düşüncesiyle kendisinden önceki Genel Sekreter
döneminde 2004 Temmuz ayında düğmeye basıldığını ve MGK üyesi kurum ve
kuruluşlardan yeni belgenin nasıl olacağı konusunda görüş istendiğini
anlattı.

Alpogan, şu anda bu görüşlerin tamamlanarak kendilerine
gönderilmesini beklediklerini belirterek, şöyle konuştu:

''Bu taslak daha sonra tarafımızdan düzenlenecek ve gene bir
taslak halinde MGK'ya sunulacaktır. MGK tarafından uygun bulunduğu
veya gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra Bakanlar Kurulu'na
gönderilecektir ve Bakanlar Kurulu'nun onayını takiben, uygulama
direktifi hazırlanarak Başbakan'ın onayına sunulacaktır. Bunlardan
sonra yeni belge ortaya çıkacak. Süreç devam etmektedir.

Türkiye'nin her 4 yılda bir yaşadığı bir süreç içerisinde
bulunuyoruz. Durumda herhangi bir fevkaladelik, herhangi bir
sıradışılık, özel önem atfedilecek bir konu şu sırada bulunmamaktadır.
Şu durumda ilgili kurum ve kuruluşlarca da teknik olarak sorularımıza
cevaplar hazırlanmaktadır. Bu prosedür bir kaç ay alır. 2005'te yeni
Milli Siyaset Belgesi'nin ortaya çıkacağını ifade etmem mümkündür.
Biz, MGK Genel Sekreterliği olarak konuyu heyecan verici bir konu
olarak görmemekteyiz.''

Alpogan, AB üyeliğinin ülke güvenliğine etkilerinin nasıl olacağı
sorusunu yanıtlarken de, AB'ye ilişkin her gelişmeyi dikkatle
değerlendirdiklerini, 6 Ekim kararlarının değerlendirmesi de yapılarak
yüksek makamlara sunulduğunu kaydetti. Alpogan, 17 Aralık'taki kararın
da kurum tarafından değerlendirileceğini ve görüşün yüksek makamlara
sunulacağını belirtti.

''İç ve dış tehditler konusunda Andıç türü çalışmalar var mı?''
sorusuna Alpogan, ''Andıç ne anlama geliyorsa o tip bir çalışma
yapmadıklarını'' belirtti.

Alpogan, bir başka soruyu yanıtlarken de, ana kriterlerinin
Türkiye'nin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren her türlü konu olduğunu
belirterek, ekonomik konuların da gündemlerinde yeri olduğunu, ancak
rüşvet, yolsuzluk gibi konularla ülkenin adalet mekanizmasının meşgul
olduğunu vurguladı. Alpogan, bunların MGK'nın gündemine konu teşkil
etmesinin söz konusu olmadığını belirterek, gündemlerinde enerji
güvenliği veya doğal kaynakların güvenliği gibi konuların
gelebileceğini sözlerine ekledi.

AÇIKLANACAK OLAN BASIN BİLDİRİLERİ

Bu arada, Alpogan'ın toplantı sırasındaki, ''MGK toplantı
tutanaklarının açıklanacağı'' ifadesiyle, ''MGK toplantılarına ilişkin
basın bildirilerini'' kastettiği belirtildi.