AB21 Mayıs 2005 00:00

‘İmtiyazlı’ya alıştırma turları - Alperen Polat

Bugünlerde Türkiye’yi imtiyazlı ortaklık önerisine alıştırmaya çalışan yazılar dikkatlerden kaçmıyor. Hürriyet’in yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün “İmtiyazlı Ortaklık Formülü bu mu” başlıklı yazıyla Gündüz Aktan’dan, onun da Chirac’a yakın bir kaynaktan aktardığı formülün ayrıntılarına bakılırsa İmtiyazlı Ortaklık, tam üyelikten daha iyi! Aktarılacak fonlar tam üyelere verilenle aynı, 10 –15 yıl beklemeye gerek yok, vize uygulaması zamanla kalkacak vesair. Yani boşuna beklemeyelim, imtiyazlıyı kabul edelim gitsin mantığı lanse ediliyor. Özkök17 Aralık sürecinde şiddetle karşı çıktığı imtiyazlı ortaklığa kaypak bir şekilde destek veriyor. Özkök her ne kadar kaçak güreşerek imtiyazlıya destek salvoları atsa da, olayın perde arkasında Avrupa’da referandum öncesi başlatılan “imtiyazlıya ısındırma” turlarının olduğunu görüyoruz. sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectscialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponkamagra link kamagra gel

Türkiye’ye dayatılacak imtiyazlı ortaklığın ayrıntılarının bugünlerde netleşiyor olması tesadüf değil. Avrupa Anayasası’nın Mayıs sonunda oylanacak olması, Avrupa’da Türkiye karşıtı seslerin daha da yükselmesine ve bu da doğal olarak yıllar öncesinden Türkiye’ye dair kafalarda ve gönüllerde belirmiş olan imtiyazlı ortaklık modelinin daha net olarak tartışılmasına sebebiyet verdi. Fransa 29 Mayıs’ta AB Anayasası’nı oylayacak. Chirac Türkiye’ye karşı, kendi halkıyla yaşadığı derin çatışmayı imtiyazlı ortaklık üzerinden hafifletmeye çalışıyor. Avrupa’nın diğer ülkelerinde de Türkiye sancısı artarak devam ediyor.

Türkiye’ye ucu açık da olsa verilen yamalı sözün sancısı Anayasa referandumu öncesi bütün Avrupa’yı kaplamış durumda. Yunanistan Ege, Rum Kesimi Kıbrıs’la ilgili “ne koparırsam kar” mantığıyla Türkiye’yi tavize zorlamakla meşgul.
Türkiye cephesinde ise AKP’nin yaşadığı derin çelişkiler gündeme damgasını vuruyor. Başbakan Erdoğan’ın bir yandan AB’yi Türkiye’yi bölmekle suçlayan açıklamaları, diğer yandan ise “AB ile ilgili rehavet yok, tam gaz çalışıyoruz” beyanları kafaları karıştırıyor. Abdullah Gül’ün “referandum öncesi sessiz kalmamızı AB istedi” şeklinde bir açıklama yapması, AB ülkelerinin kendi vatandaşlarından Türkiye’yi nasıl gizlemeye çalıştıklarını gösterdiği gibi, Türkiye’ye karşı samimi olmayan bir politikanın da yansımaları aynı zamanda.

Bugünlerde Türkiye’yi imtiyazlı ortaklık önerisine alıştırmaya çalışan yazılar dikkatlerden kaçmıyor. Hürriyet’in yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün “İmtiyazlı Ortaklık Formülü bu mu” başlıklı yazıyla Gündüz Aktan’dan, onun da Chirac’a yakın bir kaynaktan aktardığı formülün ayrıntılarına bakılırsa İmtiyazlı Ortaklık, tam üyelikten daha iyi! Aktarılacak fonlar tam üyelere verilenle aynı, 10 –15 yıl beklemeye gerek yok, vize uygulaması zamanla kalkacak vesair. Yani boşuna beklemeyelim, imtiyazlıyı kabul edelim gitsin mantığı lanse ediliyor. Özkök17 Aralık sürecinde şiddetle karşı çıktığı imtiyazlı ortaklığa kaypak bir şekilde destek veriyor. Özkök her ne kadar kaçak güreşerek imtiyazlıya destek salvoları atsa da, olayın perde arkasında Avrupa’da referandum öncesi başlatılan “imtiyazlıya ısındırma” turlarının olduğunu görüyoruz.

Türkiye 17 Aralık sürecinde adını duyduğu zaman tüylerinin ürperdiği imtiyazlı ortaklığa alıştırılmaya çalışılıyor. Fakat şu nüansı görmekte yarar var. Gündüz Aktan’ın Chirac’a yakın bir kaynaktan aktardığı ve Özkök’ün de köşesine taşıdığı formül Avrupa’nın gerçek yüzünü yansıtmıyor. Yani imtiyazlı ortaklık bunların aktardığı gibi Türkiye’ye gülen ve “o zaman tam üyeliğe ne gerek var canım” dedirtecek yumuşaklıkta değil. Avrupa’nın imtiyazlı ortaklıkla ilgili gerçek yüzünü Fransa’nın eski Adalet ve Kültür Bakanlarından Jacques Toubon gözler önüne seriyor. Toubon’un imtiyazlı ortaklık formülünün ayrıntılarını bugünkü “imtiyazlı kepazelik” manşetimizde irdeledik. Gerçek formül, Türkiye’yi sömürülecek bir pazar, Türk insanını da Avrupa’nın hamalı olarak görüyor. Diğerleri sadece aldatmaca.