AB Süreci : Alavere , Dalavere Türkiye Hep Kapının Önünde !
<P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt"><STRONG><FONT color=#cc0000 size=3>AB sözünü tutmadı:</FONT></STRONG></SPAN></P> <P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt"><FONT size=3>Birlik, 'Kıbrıs Cumhuriyeti' ile ilişkilerin normalleştirilmesini şart koştu.1999 Helsinki Doruğu'nda Türkiye'nin AB üyeliği için Kıbrıs'ın kesinlikle kriter olmayacağını açıklayan AB, Türkiye'nin müzakere sürecini belirleyecek olan müzakere belgesinde Kıbrıs'ı en önemli ölçüt olarak gösterdi.</FONT> <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P><div style="display:none">coupons for cialis 2016 <a href="http://blog.nvcoin.com/page/Coupon-Cialis">prescription savings cards</a> prescription drug cards</div><div style="display:none">fusidinezuur voetschimmel <a href="http://blog.jp-sa.org/page/Fusidine-Teva">read</a> fusidinezuur acne</div><div style="display:none">symbicort turbuhaler 200 6 cena <a href="http://blog.phmglobal.com/page/Symbicort-Slozeni">symbicort a alkohol</a> symbicort cena</div>
MAHMUT GÜRER
ANKARA - 17 Aralık Doruğu'nda Türkiye'nin Ankara Anlaşması'nın ek protokolünü Kıbrıs Rum Kesimi'ni ''Kıbrıs Cumhuriyeti'' olarak tanıyacak şekilde imzalamasını isteyen AB, bu kez Kıbrıs'ı müzakerelerin ilerleyebilmesi için koşul gösterdi. Çerçeve müzakere belgesinin 4. maddesinde Türkiye'nin müzakerelere devam edebilmesi için ''Kıbrıs sorununun kapsamlı bir biçimde çözülmesi ve ülke ile ilişkilerin normalleştirilmesi'' gerektiği belirtiliyor.
1999 yılında yapılan Helsinki Doruğu'nda Türkiye'nin AB üyeliği için Kıbrıs'ın kesinlikle kriter olmayacağını açıklayan AB, Türkiye'nin müzakere sürecini belirleyecek olan çerçeve müzakere belgesinde Kıbrıs'ı en önemli ölçüt olarak gösterdi. İlk olarak 17 Aralık Doruğu'ndan çıkan karar metnine Türkiye'nin Ankara Anlaşması'nın ek protokolünü Kıbrıs'ı da tanıyacak şekilde imzalaması zorunluluğunu getiren AB, çerçeve belgeye Kıbrıs sorununu müzakerelerin ilerleyebilmesi için koşul olarak koydu.
Hayal kırıklığı
4. maddenin 4 paragrafında yer alan ifade şöyle:
''Türkiye'nin Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde ve birliğin kurucu ilkelerine uygun olarak kapsamlı çözümünün sağlanmasına yönelik sürekli desteğinin, kapsamlı bir çözüm için uygun ortamın yaratılmasına katkıda bulunacak adımların atılması da dahil olmak üzere devam etmesi ve Kıbrıs Cumhuriyeti dahil olmak üzere Türkiye ile AB üyesi devletler arasındaki ikili ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde ilerleme kaydetmesi.''
Bu madde Ankara'da da hayal kırıklığı yarattı. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İngiltere'nin dönem başkanlığını üstlenmesinin hemen ardından Dışişleri'nden bir heyet 3 Temmuz'da Londra'ya gidecek. 4 Temmuz'da Londra'da toplanacak olan AB direktörleriyle, ertesi gün de İngiltere'nin ilgili yetkilileriyle görüşmelerde de bulunacak heyet, bu temaslarda müzakere çerçevesi belgesi üzerinde duracak.
Diplomasi trafiği
11 Temmuz ile başlayan haftada ise Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül 'ün İngiltere'ye gitmesi bekleniyor. Başmüzakereci olarak görevlendirilen Devlet Bakanı Ali Babacan 'ın da gelecek hafta Brüksel'de görüşmelerde bulunması planlanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için de bir Londra ziyareti öngörülüyor.
Öte yandan AB'nin, Ankara'ya ek protokolün imzalanması için hazır olduğunu 15 Haziran'da bildirdiği öğrenildi. Protokolün AB'de yapılan tercümelerinin tamamlanarak Ankara'ya gönderildiği kaydedilirken Türkiye'nin durum değerlendirmesi yaptığı belirtiliyor. Ek protokole imzayı ise Türkiye'nin Brüksel'deki daimi temsilcisi Oğuz Demiralp 'in atacağı kaydediliyor.