Yanlış Asker - Hüseyin Mümtaz
Dünyada iki çeşit asker prototipi yaratılıyordu. Soros'un "En iyi ihraç malı" olan askerler. Ve vatan-millet-bayrak yanlısı askerler. Bush'un örümcek gibi dünyanın dört bir köşesine saldığı "neocon" çocukları, yerel Bizans çocukları ile işbirliği içinde her yerde bol bol azınlık, mikro milliyetler yaratıyor. Ulus devletler rafa kalkıyor, federasyonlar kuruluyor. Yugoslavya, Çekoslovakya.. Irak'ta Şii-Arap ve Kürtlerden oluşacak "üçlü" federasyon. Afganistan, Gürcistan, Abhazya'da manipüle edilmiş seçimler. Başarılamayan seçimlerde ise muhalefeti sokağa dökme.. Buralarda asker, "ihraç malı"..discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectscialis walgreen coupon site cialis coupon
Bir tarafta "komünistler", diğer tarafta "hür dünya" vardı. Komünistler habire devrim ihraç eder, hür dünya da kendini savunurdu.
Sırtını, okyanus ötesindeki dostu ve müttefiki Amerika'ya dayamış olan bizim gibi ülkeler de; "soğuk savaş" döneminin bir tarafa sırtını dayayan denge politikasının vaz geçilmez nimetlerinden faydalanarak "küpünü" kolaylıkla doldururdu.
Ne kadar mutluyduk.
"Fahriye Abla" bile komşumuzdu..
Sonra 1990'lar geldi, Sovyetler Birliği yıkıldı, "mertlik bozuldu", biz de rüyadan uyanmak zorunda bırakıldık.
Önce "ekmekler bozuldu."
Arkadan "konseptimiz."
Türkiye'ye sihirli bir el değmiş, sanki "coğrafyasını" değiştirmişti.
Etrafı "güllük gülistanlıktı". Tehdit filan yoktu.
Ya teröristlerin yanındaydık ya Amerika'nın..
Ama onların teröristi kötüydü, dünyanın öteki ucunda; Afganistan'da, Irak'ta bile olsa tankla, topla, gemi ve uçaklarla öldürülmeliydi. Fakat bizim teröristimiz, ı-ıh. ikametine bir ada tahsis edilip "örgütünü yönetebilmeliydi".
Geçen süreç içinde Amerika "tek başına" yüzüklerin efendisi oldu, dizginlenemez hâle geldi.
Bu defa Amerika, komünistlerin devrim'inden pek farkı olmayan "demokrasi" ihraç etmeye başladı.
Komünistlerin "devrim"inde silah, cephane, şiddet, öldürme vardı.
Amerika'nın "demokrasi"sinde ise vakıflar, dernekler, meslek odaları, "embedded" gazeteciler-politikacılar-öğretim üyeleri ve yabancı sermayenin taşeronu işbirlikçi patronlar ile STÖ'ler, bol para ve "yumuşak geçişler" var.
Hablemitoğlu'nun Köstebekleri ve Alman Vakıfları; Mustafa Yıldırım'ın Sivil Örümcekleri var.
Tabii bir de "bu" dernek ve vakıflara; yabancılarla yakın ve sıkı işbirliği, maddi manevi destek alma, onlarla ortak platform oluşturma, yabancı ülkelerde şube açma olanağı sağlayan "yeni dernekler yasaları" var.
"Hedef ülkelere" diplomatik dokunulmazlık zırhına bürünmüş olarak gönderilen, her gün ülkeyi; bilhassa ayrılıkçı bölgelerinden başlayarak karış karış gezen, "dost" STÖ'lerle bacı-gardaş yakınlığında olan, böyle STÖ'ler yoksa yaratan, akredite oldukları ülkenin atanmış ve seçilmişlerini her fırsattan istifade toplayıp talimatlar yağdıran "misyon şefleri" var.
Hedef önce yumuşatılıyor, sonra kadife eldiven ve sokaklara dökülen kalabalıklarla yıkılıyor.
Yugoslavya, Polinezya, Gürcistan ve Abhazya'dan sonra şimdi de Ukrayna'da olanlar bana hiç şaşırtıcı ve yabancı gelmiyor..
Biz bunları yaşadık, yaşıyoruz farkında değiliz.
Gözlerimiz "bağlanmış".
Sıcak suya konulan kurbağa gibi çaktırmadan haşlanıyoruz.
AB 6 Ekim İlerleme Raporu'nda ne diyor? (Sonuç ve Öneriler 7'inci Madde)
"Üçüncü sacayağı ise, AB üyesi ülkeler ile Türkiye halklarını bir araya getirmek için güçlendirilmiş siyasi ve kültürel diyalog geliştirilmesine dayanmakta. Bu diyalogda sivil toplum en önemli rolü üstlenmeli ve bunun düzenlemesi de AB tarafından yapılmalı. Komisyon bu diyaloğun nasıl desteklenmesi gerektiğine ilişkin teklifler sunacak."
Türkiye için dikilen bu elbisenin provası, daha küçük ölçeklerde manken üzerinde daha önce yapılmıştı.
2003 başında Erbil'de Türk bayrağı yakılır, cenbiyelenir, dişlenirken birkaç yüz kilometre batıda, aynı enlem üzerindeki bir adada da Türk askeri, Türk devleti "yallah"lanıyordu.
Kıbrıs'tan bahsediyorum, Kıbrıs'ı ne çabuk unuttunuz?
"İlişmiş" kadrolar Yugoslavya, Polinezya, Gürcistan, Abhazya ve Ukrayna'dan farklı olarak sandıktan sonra değil, sandıktan önce çalıştılar.
Brüksel'lere, Washington'lara götürülüp eğitildiler.
Adaya dönüp onlar eğitti bu sefer.
Yabanı misyon şefleri her gün kuzeye geçip örgütsel faaliyetlerde bulundular.
Paralar akıttılar.
Ada'daki yangını üfleyen körüğün Türkiye'deki başında, paralel örgüt kuran "Bizans Çocukları vardı".
Aralık 2003'de sandıktan "beraberlik" çıktı.
Daha doğrusu biz öyle zannediyorduk.
Çarklar gene döndü, musluklar gene açıldı ve "batı yanlısı" Talat hükümeti kuruldu.
Geldik 2004'ün Aralık'ına.. "Sokağın" hükümeti çoğunlukta değildir.
En ufak bir yasama faaliyetinde bulunamamaktadır ama bol bol "yürüt"mektedir.
Örgütlere yardım ve yataklık yapmaktadır.
Aslında kendisi başlı başına bir örgüttür.
Emârelerini hissediyordum ama Ukrayna'da Amerika'nın derhal "tanımıyorum" dediği seçim sonuçlarının açıklanmasında sonra sokağa dökülen "batı yanlısı" ve "demokrasi aşığı" muhalefetin miting kürsülerinde Ukrayna özel Birlik mensubu komutanları, Askeri bando elemanlarını gördükten sonra jeton düştü.
Dünyada iki çeşit asker prototipi yaratılıyordu.
Soros'un "En iyi ihraç malı" olan askerler.
Ve vatan-millet-bayrak yanlısı askerler.
Bush'un örümcek gibi dünyanın dört bir köşesine saldığı "neocon" çocukları, yerel Bizans çocukları ile işbirliği içinde her yerde bol bol azınlık, mikro milliyetler yaratıyor.
Ulus devletler rafa kalkıyor, federasyonlar kuruluyor.
Yugoslavya, Çekoslovakya.. Irak'ta Şii-Arap ve Kürtlerden oluşacak "üçlü" federasyon.
Afganistan, Gürcistan, Abhazya'da manipüle edilmiş seçimler.
Başarılamayan seçimlerde ise muhalefeti sokağa dökme..
Buralarda asker, "ihraç malı"..
Değilse ve yakın projeksiyondaki ülkelerde mutlaka pasifize edilmeli.
Kayıtsız şartsız sivil idareye bağlanmalı.
Ama oyunu Ukrayna'da mitinglerindeki asker fotoğrafları bozdu.
Bizim; askerin kesinlikle politikaya karışmamasını isteyen "Bizans Çocukları" basınımızda derhal "ilerici-batılı" Ukrayna askerlerine övgüler düzülmeye, renkli renkli fotoğrafları basılmaya başlandı bile.
Bence yanlış askerler, yanlış miting mevzilerinde, yanlış slogan türküleri söylüyor.
Sırada hangi ülkenin; batının tanımayacağı, "embedded-ilişmiş" Bizans Çocuklarını sokağa dökeceği, hangi seçimi var?
Eminim Ukrayna askeri bandosunda "Ey Vatan, dinsin artık gözyaşların; yetiştik çünkü biz".. marşının notaları yoktur.
Olsa bile gözümüzde yaş mı kaldı kardeşim! 29 Kasım 2004