AB17 Haziran 2005 00:00

Neyin müzakeresini yapıcaz babacım Allah aşkına?

Elimizdeki veriler:(Sadece 5 tanesi , bunlar gibi yüzlercesi var.)   1)Valery Giscard d'Estaing: “Türkiye olmasa referandum kabul edilirdi ...” Fransa ve Hollanda'da düzenlenen referandumlarda reddedilen AB Anayasası'nın mimarı Valery Giscard d'Estaing anayasanın reddinden Türkiye'yi sorumlu tuttu.   2) Türkiye’nin üyeliği konusundaki çekincelerini açık şekilde dile getiren Fransa, Avrupa Birliği zirvesi öncesi İngiltere’ye karşı yeni bir cephe açtı. 3) Avrupa Birliği, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu aday üyeleri dışladı. Her zirve ardından yapılan aday ülkeleri bilgilendirme toplantısı iptal edildi. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso, gerekçe olarak daha önemli iki konuyu görüşeceklerini açıkladı.   4) AB Zirvesi’nin sonuç bildirisine ilişkin son taslakta Türkiye’nin adı geçmiyor. Taslakta sadece "Avrupa (AB) Konseyi, 16-1 Aralık 2004’de alınan kararları anımsatır" deniliyor. 5) AB Konseyi önündeki Türk bayrağı yok oldu.   Soru: Babacan AB ile Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerini mi yapacak yoksa referandumlar sonrası tek dişi kalmış Brüksel’in dikte edeceği  verilecek tavizler listesini alıp , buraya gelip, bunları  kabul ettirmek için Türk Milleti ile  mi müzakereler  yapacak ? cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardnaproxennatrium go naproxen kruidvatfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilocialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg

Valery Giscard d'Estaing: “Türkiye olmasa referandum kabul edilirdi ...”

 

Fransa ve Hollanda'da düzenlenen referandumlarda reddedilen AB Anayasası'nın mimarı Valery Giscard d'Estaing anayasanın reddinden Türkiye'yi sorumlu tuttu.

Fransa ve Hollanda'da düzenlenen referandumlarda reddedilen AB Anayasası'nın mimarı Valery Giscard d'Estaing, anayasanın reddedilmesinden Türkiye'nin üyelik meselesini sorumlu tuttu.

 

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Giscard d'Estaing, ABD'de yayımlanan New
York Times gazetesine verdiği demeçte, ''AB liderleri Türkiye'nin tam
üyelik olasılığını açık bırakmasalardı, anayasa muhtemelen Fransa'da
kabul edilecekti'' dedi.

 

Gazete, Giscard d'Estaing'in referandum sonuçlarını Türkiye'nin
tam üyeliğine tepki olarak değerlendirmesine rağmen, referandumdan iki
gün sonra Fransa'da yapılan bir ankette, ''Hayır'' oyu verenlerden
sadece yüzde 22'sinin gerekçeleri arasında Türkiye'nin üyeliğini
saydığını belirtti.

 

Hazırladığı anayasanın nihai olarak başarılı olacağına ve tüm
ülkeler tarafından kabul edileceğine inandığını söyleyen Giscard
d'Estaing, daha iyi bir çözüm olmadığını belirtti. Giscard d'Estaing,
anayasanın reddedilmesinden dolayı kendisini ''aşağılanmış ya da
yaralanmış'' olarak hissetmediğini, ''sadece bir mutluluk sebebinden
mahrum bırakıldığını'' ifade etti.

 

Giscard d'Estaing, hazırladığı ve mükemmel olarak nitelediği
anayasanın kendi ülkesinde bile reddedilmesinden dolayı Fransa
Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ı eleştirdi. Giscard d'Estaing, ''Bu,
anayasa hakkında bir oylama değildi. Siyasi liderlerin gözden
kaçırdığı ana nokta budur. Çünkü siyasi liderler normal olarak oyların
kendilerine karşı verildiğini söylemeyi sevmezler'' şeklinde konuştu.

 

''Fransızların mesajının 'Siyasi liderlerimizi değiştirmek
istiyoruz' şeklinde olduğunu'' söyleyen Giscard d'Estaing, Chirac'ı,
hükümete karşı oluşan hoşnutsuzluk karşısında harekete geçmekte geç
kalmakla suçladı. Avrupa liderlerinin anayasayı onaylamak konusunda
bir stratejilerinin bulunmadığını belirten Giscard d'Estaing,
''Güçleri ne olursa olsun bugünkü lider nesli, Avrupa'yı gündemlerinin
en üstüne koymamaktadır'' dedi.

 

Üç bölüm ve 448 maddeden oluşan anayasanın tamamının referanduma
götürülerek Fransız seçmenin oyuna sunulmaması konusunda Chirac'ı
uyardığını belirten Giscard d'Estaing, herkesin anayasanın tam metnini
anlamasının mümkün olmadığını ifade etti. Giscard d'Estaing,
referandumun sonuçlarına rağmen parlamentonun anayasayı onaylaması
gerektiğinin de altını çizdi. 

 

AB'de, Türkiye gerginliği


Türkiye’nin üyeliği konusundaki çekincelerini açık şekilde dile getiren Fransa, Avrupa Birliği zirvesi öncesi İngiltere’ye karşı yeni bir cephe açtı.

Dün Fransa’nın yeni başbakanı Dominique de Villepin tarafından yapılan açıklama, bütçe ve anayasa konusunda zaten gergin olan ortamı daha da gerdi.
 
İngiltere önümüzdeki ay başlayacak AB dönem başkanlığı sırasında önceliğin genişleme konusuna verilmesi konusundaki ısrarını sürdürüyor.
 
Brüksel’deki zirveye yedi yıllık bütçe konusunda herhangi bir anlaşmaya varamadan giden AB üyesi ülkelerin liderlerinin, zirvede bütçenin yanı sıra bir de Türkiye gerginliği yaşamaları bekleniyor.

Dün Fransa parlamentosunda konuşan Villepin, Fransa ve Hollanda’daki AB Anayasası referandum sonuçlarının genişlemenin AB vatandaşlarını sarstığını gösterdiğini söyledi.
 
Villepin, “Bulgaristan ve Romanya 2007’de kabul edilmeli. Ama sonrasında yeni gelişmeler konusunu tartışmaya açmalıyız” dedi. Fransa Başbakanı Villepin,  Türkiye’nin adını telaffuz etmedi ama herkes Türkiye’yi ima ettiğini anladı.
 
Londra’da ise İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, AB’nin Türkiye ve diğer aday ülkelere taahhütlerinin açık olduğunu ve yerine getirileceğini söyledi.
 
Zirve arifesinde  iki başkentte AB'nin genişlemesiyle ilgili birbirine ters düşen bu yaklaşımların, "İngiltere ve Fransa arasında zaten var olan bütçe ve referandum cephelerine üçüncü bir cephe eklendi" şeklinde yorumlara yolaçtı.

 

 

Avrupa Birliği, Türkiye'yi bilgilendirme gereği duymadı.

 

16-17 Haziran zirvesinden sonra aday üyeleri bilgilendirme toplantısı iptal edildi. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso, çok önemli iki konunun AB'nin gündemi oduğunu açıkladı. Son anda yapılan bu değişiklik, genişlemenin tamamlandığı mesajı olarak algılandı. Avrupa Birliği, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu aday üyeleri dışladı. Her zirve ardından yapılan aday ülkeleri bilgilendirme toplantısı iptal edildi. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso, gerekçe olarak daha önemli iki konuyu görüşeceklerini açıkladı. Son anda yapılan değişikliğin en önemli sonucu, genişlemenin tamamlandığı yönünde bir mesaj olması. 16-17 Haziran zirvesi, Fransa ve Hollanda referandumlarının ardından AB tarihindeki en kritik zirve özelliği taşıyor. Böyle bir zirvenin sonuçlarından Türkiye'nin haberdar edilmemesi genişleme konusundaki tartışmalara bağlanıyor.

 

AB Zirvesi bildirisinde Türkiye'nin adı yok


      AB Zirvesi’nin sonuç bildirisine ilişkin son taslakta Türkiye’nin adı geçmiyor. Taslakta sadece "Avrupa (AB) Konseyi, 16-1 Aralık 2004’de alınan kararları anımsatır" deniliyor.
      ABHaber, Brüksel’deki AB Zirvesi sonuç bildirisine ilişkin son taslağı yayınladı. AB Dönem Başkanı Lüksemburg tarafından AB liderlerine gönderilen taslakta tüm genileşme paragrafları çıkartıldı.
      Son taslakta, Katılım Antlaşmalarını imzalamış olan Bulgaristan ve Romanya’ya bir paragraf ayrılıyor. Paragrafta Avrupa (AB)
      Konseyi’nin Katılım Antlaşmaları’nın imzalanmış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiriliyor ve bu ülkelerin bundan böyle Avrupa Konseyi ve hazırlık organlarına aktif gözlemciler olarak katılacakları ifade ediliyor.
     
     TÜRKİYE İLE İLGİLİ PARAGRAF
      Türkiye’yi ingilendiren paragraf ise çok kısa tutuldu.
      Türkiye’nin adı geçmediği paragraf, sadece "Avrupa Konseyi ayrıca 16- 17 Aralık 2004’de alınan kararları anımsatır" cümlesinden oluşuyor.
      Yoksa ilk taslakta "Türkiye" başlığı altında iki paragraf (21. ve 22. paragraflar) bulunuyordu. Bu paragraflar şöyle idi:
      21. paragraf: "Avrupa Konseyi, 16-17 Aralık 200’de Türkiye ile
      müzakerelerin 3 Ekim 2005’de başlayacağına ilişkin olarak aldığı kararı anımsatır." 22. Paragraf: "Avrupa Konseyi, Türkiye’nin müzakerelerin açılmasından önce 10 yeni üye ülkeyi de içine alan Ankara Anlaşmasına ilişkin Uyum Protokolünü imzalanması konusundaki angajmanı anımsatıyor. Metin konusunda Komisyon ile Türkiye arasında varılan anlaşmayı olumlu karşılayor ve protokolün hızlı bir biçimde imzalanmasını bekliyor." Son taslağın Türkiye ile ilgili paragraflarını yorumlayan AB gözlemcileri, şu değerlendirmelerde bulundular: -17 Aralık’ta alınan 3 Ekim’de müzakelerin başlaması kararı geçerli. -17 Aralık’ta verilen kararlar çerçevesinde Türkiye’de demokratik reformlarda gerileme olursa müzakereler başlamaz. -Türkiye, Ek Protokole ilişkin taahhüt yerine getirmezse müzakereler başlamaz. Bu AB Konseyi kaynaklarına dayanarak zirvede Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac Türkiye konusunda bir "sürpriz" yapması ihtimalinin bulunduğu da bildirildi.
     

 

AB Konseyi önündeki Türk bayrağı yok oldu


      AB Zirvesi’nde yaşanan tartışmalar ve genişlemeye ilişkin soru işaretleri, dünya basınında büyük yankı buldu. İspanyol gazetesi ABC, Avrupa Konseyi binasının önünde bulunan 28 bayraktan biri olan Türkiye bayrağının indirilmesinin anlamlı olduğuna dikkat çekti.
      Yabancı basında Fransa’nın Türkiye ile müzakerelerin başlamasına karşı olduğu yorumunu yapıldı. Le Figaro, "Türkiye: Chirac’ın Virajı" başlığını atarken The Guardian, demokratik ve laik Türkiye’nin reddedilmesi halinde İslam dünyasına öldürücü bir mesaj gönderileceği yorumunu yaptı.
     
     TÜRK BAYRAĞI İNDİRİLDİ

      İspanya’nın önde gelen gazetelerinden ABC, zirve nedeniyle aday ülkelerin çok hassas bir durumda olduğunu belirterek, "Türkiye ile müzakerelere gelince, perspektifler birdenbire karardı" yorumunu yaptı. Gazete, zirve arifesinde AB Konseyi binasının önünde konulan 28 bayrak arasında yer alan Türk bayrağının, "Türk hükümetinin gözlemci olarak davet edilmediği" için 16 Haziran’da yok olduğunu belirterek, bunun normal olduğunu yazdı. Ancak gazete, "Müzakere sürecinin geleceği konusunda bir önsezi olabilecek bu ayrıntı, pek çok kişinin gözünden kaçmadı" diye yazdı.
     
     LE FİGARO: CHİRAC’IN VİRAJI

      Fransız Le Figaro gazetesi, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın zirvede Türkiye’nin adını kullanmadan "genişlemiş bir AB’nin etkin bir biçimde işlemesini sağlayacak kurumlar olmadığı sürece genişlemenin devam etmesini sorguladığını" anımsattı. "Türkiye: Chirac’ın Virajı" başlığını atan gazete, Chirac’ın AB’nin geleceğine ilişkin konuların olağanüstü bir zirvede ele alınmasını istediğine dikkat çekti. Gazete, AB’nin Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim’de başlaması konusunda angaje olduğunu, bu sürecin 15 yıl sürebileceğini belirtti.
     
     NEW YORK TİMES: FRANSA, TÜRKİYE İLE MÜZAKERELERE KARŞI

      ABD gazetesi New York Times, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın zirvede ilk defa AB’nin genişlemesiyle ile ilgili kuşku yarattığını belirtti. "Crirac’ın sözleri tek işaret olmazsa bile, yaşanan krizin nedeniyle AB’nin genişlemesinin kurban edilebileceği yolundaki en açık sözler" diye yazan gazete, Fransa Başbakanı Dominique de Villepin’in açıklamalarını da anımsatarak "Bu, Fransa’nın, bu yıl da Türkiye ve Hırvatistan’ın üyelikleri konusunda müzakerelere başlanmasına karşı olduğunu gösteriyor" yorumunu yaptı.
     
     

Babacan AB ye tam üyelik müzakeresi mi yapacak , Türkiye’nin vereceği tavizlerin listesini mi alacak?

 

Hükümetin AB ile görüşmelerinde esas olarak müzakere değil, AB’nin kabul edilmesini şart koştuğu talepler yer alıyor. Ancak bu görüşmeye “müzakere” adını takan AKP’de “Müzakereci” Bakan Babacan, mesaiye başladı.


Devlet Bakanı ve Müzakereci Ali Babacan’ın mesaisiyle ilgili Hürriyet’te şu haber yayınlandı:

 

“Müzakereci Mesaiye Başladı"

 

Avrupa Birliği’nin ‘sancılı’ başlayan ve iç sorunların yoğun olarak tartışılacağı zirve toplantısının yapıldığı saatlerde dün, ‘Başmüzakereci’ görevine getirilen Ali Babacan da ilk kez Brüksel temaslarına başladı.

 

Ali Babacan, dün Brüksel’deki ilk görüşmesini AB Komisyonu Başkan Yardımcısı ve iletişimden sorumlu üyesi Margot Walström ile yaptı. Daha sonra AB Komisyonu’nun Genişleme Temsilciliği Müdürü Barbaso ile bir araya gelen Babacan, komisyon yetkililerinden müzakerelerin daha çok iletişim ve gümrük birliği gibi kolay başlıklarla başlatılacağı sözünü aldı. Komisyon üyeleri Babacan’a, müzakerelerin 3 Ekim’de başlamasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını belirttiler. Babacan bugün de AB Komisyonu’nun Genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ile ikili bir görüşme yapacak.”