AB16 Haziran 2005 00:00

Verheugen’den Ahmaklar İçin İtiraflar - Selim Somçağ

Bugün Almanya’nın Süddeutschezeitung gazetesinde AB Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Türkiye’nin AB üyeliğinin sözde en büyük destekçilerinden Günther Verheugen’le bir söyleşi yer alıyor.   Konu Fransa ve Hollanda’daki anayasa referandumları depreminden sonra AB’nin durumu ve geleceği.  Bu çerçevede Verheugen’a Türkiye ile ilgili sorular da sorulmuş.   Türkiye’ye geldiğinde bir yandan sömürge valisi pozları takınırken,  bir yandan da Türkiye’nin AB üyeliği hakkında ağzından bal damlayan Verheugen Alman gazetesine daha farklı bir söylemle cevap veriyor.   Kelimesine dokunmadan aktarıyorum:claritin mazilo claritinekombo claritin mazilomicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

SZ: Türkiye hâlâ üye adayı olarak kalacak mı?
Verheugen:  Şu anda Türkiye’nin AB üyesi olma umudu hakkında soru işareti yaratanlar bu ülkedeki demokratik ve hukukî reformları tehlikeye atmış olurlar.   Türklerde zaten “Ne yaparsak yapalım,  sonunda Avrupalılar bizi almaz” korkusu var.   Türklere güven verebilmek için sonsuz çabalar harcadık.   Bu güveni şu anda yok etmenin ne kadar miyop bir davranış olacağını kelimelerle anlatamam.   Lütfen bu ülkeyi ortak ve güvenlik eklemi olarak Ortadoğu’ya kaybedersek neler olacağını düşünün.

SZ:  Ama Avrupa’da çok kişi Avrupa içinde bir Türkiye’yi tasavvur edemiyor.
Verheugen:   Sabırlı olun.   Üyelik en erken 10 yıl sonra olabilir.   O zaman reformlarla tamamen değişmiş bir Türkiye olacak.   O zaman alınıp alınmayacağına da AB halkları referandumla karar verir.

AB’nin en üst düzeyde bir yetkilisi ancak bu kadar açık konuşabilir.   Adam açıkça şöyle diyor:  Büyük çaba harcayarak Türklerde üyelik umudu yarattık;  bunu reformlar adı altında Türkiye’den taviz koparmak,  Türkiye’nin iç ve dış politikasına müdahil olmak için yaptık,  çünkü Türkiye’yi “ortak” (Dikkat:  Üye değil,  ortak!) ve güvenlik kalkanı olarak kullanmak istiyoruz.   Türkler de ne güzel tava geldi,  her istediğimizi paşa paşa yapıyorlar.   Zaten adamları kandırana kadar göbeğimiz çatlamış,  şimdi enayilik edip bunları uyandırmanın âlemi var mı?   Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmeyin de biz bir 10-15 yıl daha Türkiye’yi maymun gibi oynatalım,  Kıbrıs’ı,  Ege’yi,  Güneydoğu’yu,  Fırat’ı,  Dicle’yi  elinden alalım,  doğuda Ermenistan’ı,  kuzeyde Pontus’u,  İstanbul’da Patrikhane Devletini kuralım.   Ondan sonra da Türkiye’nin üyeliğini iki referandumla reddettiririz,  olur biter.   Bu arada Türkiye’nin kolu kanadı kırılıp bize tamamen bağımlı hale gelmiş olacağı için artık üyeliğe alınmasa bile nasıl olsa avcumuzdan kaçamaz.  Böylece AB üzerinden kuracağımız yeni Alman Reichının doğuda Kafkasya,  Orta Asya ve Ortadoğu’ya açılan büyük bir sömürgesi olur.

Mesele bu kadar açık ve nettir.   Ben söylemiyorum,  "Türk dostu" Verheugen söylüyor.