AB14 Haziran 2005 00:00
EFENDİLER!... MAL GİBİ SATILIYORUZ.- Hüseyin LAPTALI
Türkiye'nin başına geçmiş en büyük talihsizlik olan AKP hükümeti ve çevreleri, Türkiye içindeki işbirlikçi Danimarkalılar, mütareke basını, hepsi evet hepsi birlik olmuşlar, hep bir ağızdan kilise korosu gibi ötüyorlar. "Basit bir olay efendim... Zaten bu ek protokolün Kıbrıs Cumhuriyetini tanıdığımız anlamına gelmediğini bir deklarasyon ile ilan edeceğiz." levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienaproxennatrium go naproxen kruidvatfusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
Dün 13 Haziran 2005. 13 diyorum. 13'ün uğursuzluğu, tarihin bilinen derinliklerinden beri onaylanmış bir rakam. Ve bugün AB Dışişleri Bakanları Gümrük Birliği Ek Protokolünü imzaladılar. Onay için de Türkiye'ye gönderilecek. Ek protokol Türkçe'ye tercüme edilecek ve bir karşı mektup cevabı ile Türkiye tarafından da onaylanacak. Basit bir olay efendim... Prosedür gereği... AB bastırmıyor(!). Maksat 3 Ekimdeki müzakerelere ev ödevimizi eksiksiz yapmış olarak gidelim. Aman AB gücenmesin. Hem sonra.. elçiler düzeyinde bir mektup teatisi bu.
Türkiye'nin başına geçmiş en büyük talihsizlik olan AKP hükümeti ve çevreleri, Türkiye içindeki işbirlikçi Danimarkalılar, mütareke basını, hepsi evet hepsi birlik olmuşlar, hep bir ağızdan kilise korosu gibi ötüyorlar. "Basit bir olay efendim... Zaten bu ek protokolün Kıbrıs Cumhuriyetini tanıdığımız anlamına gelmediğini bir deklarasyon ile ilan edeceğiz."
Oh!... ne ala memleket, ne aval millet. Efendiler... Kimi aptal, kimi aval yerine koyuyorlar? Kıbrıs Cumhuriyeti ile Ek Protokol imzalayacaksın, ondan sonra da, "Ben Kıbrıs Cumhuriyetini tanımıyorum" diye çığırtkanlık yapacaksınız. Yemezler efendiler, yemezler... Siz borç senedini imzalamışsınız, ondan sonra da, "ben bu parayı ödemem" diyorsunuz. Yemezler efendiler, yemezler. Gün gelir, icra kapıya dayanır, çoluk çocuğu sokağa atar, Malı götürür... Efendiler!... Mal gibi satılıyoruz. Yok bunun başka bir izah tarzı... Fesime anlatsınlar...
Papadopulos ve yandaşları, Rum dünyası, Yunanistan, AB, ABD bastırıyor... Egemen Batı Medeniyetleri (!) yani ilahlar kurbanı bekliyor. Yiyecekler... Doymak nedir bilmeyen iştahları KKTC'yi de yutacak...
Dün Akritasların kim olduğunu anlatmıştım. Bir daha tekrar edeyim. Akritaslar tarihte, Bizans İmparatorluğunun sınır boylarını koruyan kahramanlar idi. Bunların cengaverlikleri efsane öyküler, şiirler ve şarkılarla Bizanslıları coşturuyordu. Şimdilerde Akritaslar, Rumların hayallerindeki Büyük Yunanistan (!) sınırlarını koruyan kahramanlar olmuşlar. Ek Protokol imzalandıktan sonra yeni bir efsane ortaya atılacak. Nedir bu yeni efsane?
Akritas, Güney Kıbrıs'ın Toros Dağlarının zirvesine çıkmış, KKTC üzerinden balıkçı ağını, serpme filesini Anadolu'nun Suriye sınırından Meis adasına kadar savurmuş balığı yakalamış, bekliyor... KKTC ağın içinde... KKTC çırpınıyor... Akritaslar cengaver ya!... Kahraman ya!...(!). Ağa gelen balığı bir gün elbet çekecekler. Ellerini ovuşturup, keyifle bekliyorlar.
Efendiler aklımızı başımıza toplayalım... "Avrupa Birliğine gireceğiz, cennete gideceğiz." illüzyonu, göz bağıcılığı ile peşin parayı görmüş tüccar gibi sırıtmayalım... Mal gibi satılıyoruz. Rumlar malı götürüyor... Akritaslar Toros dağlarının zirvelerinde bekliyorlar. Efsane bu ya!... Balığı çiğ çiğ yiyecekleri günü bekliyorlar. Uzo'ları (rakıları) da hazır... Dizmişler Torosların yaylalarına....
Ve ben... Kıbrıs Sürüngenlerinden... Erenköy Sürüngeni... Diyorum ki... Medeni Milletler (!) utansın... Emperyalist hukuık utansın... Bu protokole yol verenler utansın!.. Zannetmiyorum utanmazlar!...
Bu kaçıncı ağlayış
Yaş kalmadı gözlerimde artık.
Bu yazımı ulaşabildiğim her adrese gönderiyorum. Bana inananlar... Siz de gönderin. Teşekkürler.
İmza:
Hüseyin LAPTALI "Erenköy Sürüngeni"