AB3 Haziran 2005 00:00

Fransa'da ve Hollanda'da Halk Neye Hayır Dedi? - Erol Manisalı

Fransa’da ve Hollanda’da halkın, AB Anayasası’na "hayır" demesi ne anlam taşıyor? Bazı sorular sorup bunlara yanıt arayalım. - Halk AB oluşumuna karşı mı çıktı? - Böyle yorumlanamaz: Halk esasında, Maastricht’ten beri süregelen AB oluşumuna karşı çıkmıyor: Bu oluşumda "kurulmak" istenen yapılanmaya karşı çıkıyor. - Halk liberal yapılanma yolundaki politikaları istemiyor. Sosyal devletin ortadan kaldırılmasına karşı duruyor. Bilindiği üzere Fransa’da milli gelirin yüzde 40 dolayında bir bölümü toplanıp yeniden dağıtılıyor. İşçisi, memuru, çiftçisi, işsizi, öğrencisi bundan yararlanıyor. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilomicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg

AB bütçesinin önemli bir bölümü "sosyal amaçlı dış tekellere" ayrılmış. Halk bundan memnun. Sosyal devlet yapısından uzaklaşıp "vahşi kapitalizme ve liberal politikalara doğru gidilmesine" tepki gösteriyor.

- Sosyal politikalar dışında öğeler yok mu?

- Olmaz olur mu; Avrupa’nın genişlemesini istemiyor. Fransa’nın, genişlemiş bir Avrupa’da iyice küçülmesine karşı çıkıyor. Bu genişlemenin sosyal devlet anlayışını tamamen bozacağını görüyor. Bunun sonuçlarını yaşamaya başlamış bile; işsizlik artıyor, yardımlar azalıyor.

Hayır oyları bütün bunlara tepki olarak değerlendirilmeli. Ayrıca, 1990 sonrasında Avrupa’nın "kendi içine kapanma politikasının sürdüğünü", hayır oyları ile gördük. Büyük çoğunluğu sol olmakla birlikte, "sağ oylar da" ret cephesine katıldı. Avrupa kapitalizminin kimlik değişimi açısından ilginç bir gelişme.

"Hayır" oylarının küresel boyutta bir anlamı var mı?

- Olmaz olur mu: Avrupa kapitalizmi sağı ve solu ile birlikte hareket etmeye başlamış; Halk "içeride sosyal devlet olsun’’ diyor. İçeride liberalizm yok; dışarıda liberalizm serbest; içerde vahşi kapitalizme karşı çıkarken dışarıya daha da soğuk (emperyalist) bakıyor.

Sağ oyların sol oylarla birleşmesi bunu göstermiyor mu?

- Avrupa fazla sulanmasın; sosyal devlet kimliği bozulmasın; dışarıda her şey serbest, ancak içerde durum farklı.

- Fransa’ da şirketler ve iş çevreleri "evet" i savundu ve liberalizm istedi. İşçiler, memurlar, çiftçiler yani halk "hayır" dedi, sosyal politikaların yanında durdu.

Türkiye mi?

Bu seçimin Türkiye ile doğrudan doğruya bir ilişkisi bulunmuyor. Evet oyları da hayır oyları da Türkiye’yi dışarıda bırakma konusunda birleşiyorlar. Sorun, bunun açıktan açığa mı, yoksa gizlenerek mi yapılıp yapılmamasında ortaya çıkıyor.

Türkiye’nin alınmayacağını herkes biliyor; Türkiye’de bunu örtmeye çalışanlar, "Türkiye ile işin yapay bağlantılarını kurmaya çalışıyorlar. Bekleme odasında iğfalin altyapısını hazırlıyorlar", bütün mesele bu...

Ancak dolaylı olarak Türkiye’yi ilgilendiren önemli sonuçları olacak;

1) Hayır oyları "AB’nin genişlemesine karşı" direncin arttığını gösteriyor.

2) Çekirdek Avrupa’nın siyasi, iktisadi ve sosyal olarak esas alınacağının açık sinyallerini veriyor.

3) AB’nin Türkiye politikasında "özel statünün kesinleştiğini" ortaya koyuyor. Hele beklenen Almanya seçim sonuçlarını da göz önüne aldığımızda durum iyice netleşmiş oluyor.

İyi anlamamız gerekiyor; özel statü, "Türkiye’nin AB’nin himayesi (mandası)" altına alınmasını öngören bir yapılanmadır. Zaten, hiçbir aday ile yapılmayan gümrük birliği, " Türkiye’nin, içeri alınmadan AB güdümü altına alınması için" özellikle gerçekleştirildi: Bunu 11 yıldır yaza yaza elim yoruldu. Şimdi bazı "düşünürlerimiz" bu gerçeği, geç de olsa kabullenmek zorunda kalıyorlar!..