Aydınlar Ocağı: "AB tasfiye projesine dönüştü"
Aydınlar Ocağı 26. Büyük Şûrası’nın sonuç bildirgesinde, “Avrupa Birliği’nin (AB), Türkiye için iç ve dış güvenlik meselesi haline geldiği, bir tasfiye projesine dönüştüğü” belirtildi.Türkiye genelindeki 32 aydınlar ocağının katılımıyla İzmit’te 28-29 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen şuranın sonuç bildirgesinde, yaşanılan dönemin Türkiye’nin geleceğini tayin edeceği kaydedildi.Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana bu kadar önemli iç ve dış sorunlarla karşılaşılmadığı belirtilen bildirgede, “Dünyanın taşları yerinden oynamış, istikrarsızlık ve belirsizliklerle dolu bir ortama girilmiştir. Türkiye de bundan payını almaktadır” denildi.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cena
“-Patrikhane Lozan şartlarına döndürülmelidir. Sen Sinod Meclisi’ne seçilen 6 yabancı reddedilmeli, Vatikanlaşma süreci ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, hayali bir AB üyeliği sürecinde kabul edilmemelidir.
-AB üyeliği uğruna Türkiye tanınmaz hale getirilmemeli ve olmadık tavizler verilmemelidir. AB, Türkiye için iç ve dış güvenlik meselesi haline gelmiş, bir tasfiye projesine dönüşmüştür.
-Günümüzde aksi yönlendirmelere ve küreselleşmeye rağmen yükselen değerler milliyetçilik, muhafazakarlık ve modernleşmedir. Bunları bir bütün olarak ele alamamak, siyasetçileri yanlışlara ve çelişkilere sürüklemektedir.
-Kıbrıs’ta milli menfaatlerimizden ve KKTC’den fedakarlık yapılamaz. Rumlar, Kıbrıs’ta tek egemen devlet olarak kabul edilmemelidir.
-İktisadi hayatımız ve iktisat politikaları IMF’nin güdümünden çıkarılmalıdır.
-Basını düzenleyen yeni yasa, basın patronlarının etkisiyle yanlışlarla çıkmıştır. Diğer birçok ülkede olduğu gibi basının basın dışı amaçlarla kullanılması önlenmelidir.
-Irak’ta ‘demokrasi getirme’ adı altında sürdürülen işgal ve katliamlar, ABD için olumsuz bir işarettir. Türkmen gerçeğinin reddedilmesi bir insan hakları ve demokrasi ayıbıdır. Türkmenler, iktidarsız ABD güdümündeki iktidara terk edilemez.”