Siyaset28 Kasım 2004 00:00
KANDİL DAĞINDA ELEKTRİK DİREKLERİ - Hüseyin MÜMTAZ
Biz, devletin resmi organlarından, (İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı) mezarlık, anıt mezar, mezar taşlarındaki PKK amblemleri ve PKK bayrağı hakkında "öyle olmadığına dair" resmi ve açıklayıcı bilgi gelene kadar yazdıklarımızın doğru olduğunu iddia edeceğiz. Açıklama geldikten sonra da, "yazdık da düzelttirdik" demeyip, övünmenin keyfini aynı resmi makamlara bırakacağız.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon card
Konu ile ilgili bir yazı da biz yazdığımız için "cevap hakkı"mızın doğduğunu düşünüyorum.
28 Aralık 2004 tarihli Cumhuriyet'in 17'inci sayfasında Deniz Som imzasıyla şu yorum yayınlandı:
"Bir internet sitesinden fotoğrafıyla alıntı yaptığımız ve yorumsuz aktardığımız kısa bir habere göre Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde belediyenin katkısıyla geceleri aydınlatılan bir PKK mezarlığı yapılmış ve mezarlığın girişindeki göndere de PKK bayrağı çekilmişti.
Bu haber üzerine Diyarbakır Atatürkçü Düşünce Derneği'nden çok farklı bir bilgi geldi. Söz konusu mezarlığın Bismil Belediyesi ve Bismil'le ilgisinin olmadığını; mezarlık fotoğrafının PKK'nin bir yayın organında önceki yıllarda yayımlandığını ve yer olarak da Kandil Dağı'nın gösterildiğini bildirdiler... "
Diyarbakır ADD'nin "bu savunma" ile neyi amaçladığını bilmiyoruz.. Onlar da "PKK yayın organında -yer-in Kandil Dağı olarak gösterildiğini" yazıyorlar.
Demek ki Kandil Dağı'nı "bilmiyorlar".
Kandil Dağı'nı bilenler bilir.
10 yıl süren Irak-İran savaşının tank-top leşleri, silah cephane kalıntıları, o savaştan kalan patlamamış mühimmat ile sonradan bölgeyi mesken tutan PKK'nın döşediği mayınlar ile kaplı bir mağara-sığınak yumağıdır.
Atlantik ötesi "dostumuz ve müttefikimiz", şimdilerde de "güney komşumuz" Amerika'nın; aslında bölgedeki PKK'yı hiç istemediği; Kuzey Irak'ta PKK'yı barındırmak istemediği, nihai amaçlarının teröristlerin bölgeyi terk etmesi olduğu yetkili ağızlardan açıklanır durur.
Bizimkiler de bunu yer.
Dikkat edin Amerika'nın amacı "teröristlerin bölgeyi terki"dir.
Silahlarını bırakıp teslim olmaları değil.
Bunun için kırk dereden su getirttirip Türkiye'ye birbiri ardına, çeşitli isimler altında, sayısız açık ve örtülü PKK affı çıkarttırmışlardır.
Perde arkasından da Amerika'nın, "müstahkem mevkii" Kandil Dağı'nın kuş uçmaz-kervan geçmez sarp doruklarında PKK ile çatışmayı, fazla kayıp verir endişesiyle göze alamadığı fısıldanır.
Amerika çatışmaz, bölgesinde istemez, "silahlı ve örgütlü" olarak Türkiye'ye "afla dönmelerini" sağlamaya çalışır.
Yetmez, siyasi haklar ister.
AB de ABD'nin bu konuda yardakçılığını yapar.
Okyanus ötesinden tankı, topu, uçakları, füzeleri ve kimyasal silahları ile Irak'a gelen Amerika, Kandil Dağı'na çatmayı tercih etmez(miş).
Külahıma anlatın.
Peki bir kişi çıkıp bana açıklasın.. Ot bitmeyen Kandil Dağı'nda, terkedilmiş silah ve malzeme mezarlığı olan Kandil Dağı'nda, mezarlık fotoğrafındaki, beton veya metal iyi seçilmiyor, "elektrik direkleri" ne arar?
Demek ki Kandil Dağı'na elektrik çekildi.
Yahut aydınlatmayı jeneratör ile sağlıyorlar.
Evleri-mevzileri aydınlattılar, sıra mezarlığa geldi.
Mezarlık, PKK'nın "Park ve Bahçeler Müdürlüğü" tarafından mı bahçe ve peyzaj mimarlarına dekore ettirildi? Sıra sıra mezar taşlarını da eminim PKK'nın maaşlı heykeltıraşları "dizayn" etmiştir.
Peki Diyarbakır ve Kahraman Maraş'taki, açılışları güvenlik güçleri nezaretinde "olaysız" gerçekleştirilen PKK anıt mezarlarına ne kılıf uyduracaksınız?
Uzun lâfa hacet yok.
Aynı gazetenin aynı tarihli nüshasında 5'inci sayfada yer alan şu haber zaten yoruma gerek bırakmıyor:
"Şehit jandarma anıtı önünde Öcalan'a övgü- MAHMUT ORAL
ERUH - PKK'nin kuruluşunun yıldönümü olan 27 Kasım'da ve örgütün bölgeyi terör batağına çektiği ilk eylemin gerçekleştirildiği alanda 22 kentin Demokrasi Platformu barış çağrısı yaptı. Çatışmada şehit olan Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın anısına yaptırılan anıtın önünde açıklama yapan platform üyeleri Abdullah Öcalan 'a övgüler yağdırdı, PKK marşları söyledi.
Bölgedeki 22 ilde örgütlü sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan 669 kişinin imzasıyla hazırlanan Barış Deklarasyonu dün Eruh'ta açıklandı. Sabah erken saatlerde Diyarbakır'dan Siirt'e doğru yola çıkan platform üyeleri, Bismil'de Sinan Jandarma Karakolu'nda görevli askerler tarafından Sulh Ceza Mahkemesi'nin ''hayvan kaçakçılığının önlenmesi ve ilticacı aranmasına'' olanak tanıyan kararı gerekçesiyle durduruldu. Platform üyeleri ''Biz hayvan değiliz'' diyerek arama yapılmasına karşı çıkarken, kısa süreli gerginlik yaşandı. Üst düzey yetkili askerlerin araya girmesiyle sorun çözülürken, grup Siirt'te Abdullah Öcalan lehine sloganlarla karşılandı. Grup, öğleden sonra Eruh'ta 26 yıl önce gerçekleşen ilk PKK saldırısında şehit olan Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın'ın adına yaptırılan anıtın önünde yurttaşlarla bir araya geldi.
Yaklaşık bin kişinin toplandığı meydandaki ''Silahlar sussun barış konuşsun'' , ''Kürt halkı asli kurucu üyedir'', ''Operasyonlar durdurulsun, Türkiye ulusçuluğu kimliklerin buluşmasıdır'' yazılı dövizler dikkat çekti. Grup sık sık ''Biji serok Apo'', ''PKK halktır halk burada'', ''Kahrolsun ihanet'' sloganları attı. "
Deniz Som'un konu ile ilgili haberine eklediği son "yorum cümlesi" şöyle:
"Böylece internet sitesi "www.acikistihbarat.com"un eğriliği ortaya çıkmış oldu... Ayrıca bu sayede Bismil'in kanalizasyon şebekesinin yeniden yapımının takipçisi olma fırsatı da doğdu..."
Olayların ışığında cümle "eğriliklerin" takdiri, okuyucuya aittir.
Biz, devletin resmi organlarından, (İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı) mezarlık, anıt mezar, mezar taşlarındaki PKK amblemleri ve PKK bayrağı hakkında "öyle olmadığına dair" resmi ve açıklayıcı bilgi gelene kadar yazdıklarımızın doğru olduğunu iddia edeceğiz.
Açıklama geldikten sonra da, "yazdık da düzelttirdik" demeyip, övünmenin keyfini aynı resmi makamlara bırakacağız. 28 Kasım 2004 Pazar
28 Aralık 2004 tarihli Cumhuriyet'in 17'inci sayfasında Deniz Som imzasıyla şu yorum yayınlandı:
"Bir internet sitesinden fotoğrafıyla alıntı yaptığımız ve yorumsuz aktardığımız kısa bir habere göre Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde belediyenin katkısıyla geceleri aydınlatılan bir PKK mezarlığı yapılmış ve mezarlığın girişindeki göndere de PKK bayrağı çekilmişti.
Bu haber üzerine Diyarbakır Atatürkçü Düşünce Derneği'nden çok farklı bir bilgi geldi. Söz konusu mezarlığın Bismil Belediyesi ve Bismil'le ilgisinin olmadığını; mezarlık fotoğrafının PKK'nin bir yayın organında önceki yıllarda yayımlandığını ve yer olarak da Kandil Dağı'nın gösterildiğini bildirdiler... "
Diyarbakır ADD'nin "bu savunma" ile neyi amaçladığını bilmiyoruz.. Onlar da "PKK yayın organında -yer-in Kandil Dağı olarak gösterildiğini" yazıyorlar.
Demek ki Kandil Dağı'nı "bilmiyorlar".
Kandil Dağı'nı bilenler bilir.
10 yıl süren Irak-İran savaşının tank-top leşleri, silah cephane kalıntıları, o savaştan kalan patlamamış mühimmat ile sonradan bölgeyi mesken tutan PKK'nın döşediği mayınlar ile kaplı bir mağara-sığınak yumağıdır.
Atlantik ötesi "dostumuz ve müttefikimiz", şimdilerde de "güney komşumuz" Amerika'nın; aslında bölgedeki PKK'yı hiç istemediği; Kuzey Irak'ta PKK'yı barındırmak istemediği, nihai amaçlarının teröristlerin bölgeyi terk etmesi olduğu yetkili ağızlardan açıklanır durur.
Bizimkiler de bunu yer.
Dikkat edin Amerika'nın amacı "teröristlerin bölgeyi terki"dir.
Silahlarını bırakıp teslim olmaları değil.
Bunun için kırk dereden su getirttirip Türkiye'ye birbiri ardına, çeşitli isimler altında, sayısız açık ve örtülü PKK affı çıkarttırmışlardır.
Perde arkasından da Amerika'nın, "müstahkem mevkii" Kandil Dağı'nın kuş uçmaz-kervan geçmez sarp doruklarında PKK ile çatışmayı, fazla kayıp verir endişesiyle göze alamadığı fısıldanır.
Amerika çatışmaz, bölgesinde istemez, "silahlı ve örgütlü" olarak Türkiye'ye "afla dönmelerini" sağlamaya çalışır.
Yetmez, siyasi haklar ister.
AB de ABD'nin bu konuda yardakçılığını yapar.
Okyanus ötesinden tankı, topu, uçakları, füzeleri ve kimyasal silahları ile Irak'a gelen Amerika, Kandil Dağı'na çatmayı tercih etmez(miş).
Külahıma anlatın.
Peki bir kişi çıkıp bana açıklasın.. Ot bitmeyen Kandil Dağı'nda, terkedilmiş silah ve malzeme mezarlığı olan Kandil Dağı'nda, mezarlık fotoğrafındaki, beton veya metal iyi seçilmiyor, "elektrik direkleri" ne arar?
Demek ki Kandil Dağı'na elektrik çekildi.
Yahut aydınlatmayı jeneratör ile sağlıyorlar.
Evleri-mevzileri aydınlattılar, sıra mezarlığa geldi.
Mezarlık, PKK'nın "Park ve Bahçeler Müdürlüğü" tarafından mı bahçe ve peyzaj mimarlarına dekore ettirildi? Sıra sıra mezar taşlarını da eminim PKK'nın maaşlı heykeltıraşları "dizayn" etmiştir.
Peki Diyarbakır ve Kahraman Maraş'taki, açılışları güvenlik güçleri nezaretinde "olaysız" gerçekleştirilen PKK anıt mezarlarına ne kılıf uyduracaksınız?
Uzun lâfa hacet yok.
Aynı gazetenin aynı tarihli nüshasında 5'inci sayfada yer alan şu haber zaten yoruma gerek bırakmıyor:
"Şehit jandarma anıtı önünde Öcalan'a övgü- MAHMUT ORAL
ERUH - PKK'nin kuruluşunun yıldönümü olan 27 Kasım'da ve örgütün bölgeyi terör batağına çektiği ilk eylemin gerçekleştirildiği alanda 22 kentin Demokrasi Platformu barış çağrısı yaptı. Çatışmada şehit olan Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın anısına yaptırılan anıtın önünde açıklama yapan platform üyeleri Abdullah Öcalan 'a övgüler yağdırdı, PKK marşları söyledi.
Bölgedeki 22 ilde örgütlü sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan 669 kişinin imzasıyla hazırlanan Barış Deklarasyonu dün Eruh'ta açıklandı. Sabah erken saatlerde Diyarbakır'dan Siirt'e doğru yola çıkan platform üyeleri, Bismil'de Sinan Jandarma Karakolu'nda görevli askerler tarafından Sulh Ceza Mahkemesi'nin ''hayvan kaçakçılığının önlenmesi ve ilticacı aranmasına'' olanak tanıyan kararı gerekçesiyle durduruldu. Platform üyeleri ''Biz hayvan değiliz'' diyerek arama yapılmasına karşı çıkarken, kısa süreli gerginlik yaşandı. Üst düzey yetkili askerlerin araya girmesiyle sorun çözülürken, grup Siirt'te Abdullah Öcalan lehine sloganlarla karşılandı. Grup, öğleden sonra Eruh'ta 26 yıl önce gerçekleşen ilk PKK saldırısında şehit olan Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın'ın adına yaptırılan anıtın önünde yurttaşlarla bir araya geldi.
Yaklaşık bin kişinin toplandığı meydandaki ''Silahlar sussun barış konuşsun'' , ''Kürt halkı asli kurucu üyedir'', ''Operasyonlar durdurulsun, Türkiye ulusçuluğu kimliklerin buluşmasıdır'' yazılı dövizler dikkat çekti. Grup sık sık ''Biji serok Apo'', ''PKK halktır halk burada'', ''Kahrolsun ihanet'' sloganları attı. "
Deniz Som'un konu ile ilgili haberine eklediği son "yorum cümlesi" şöyle:
"Böylece internet sitesi "www.acikistihbarat.com"un eğriliği ortaya çıkmış oldu... Ayrıca bu sayede Bismil'in kanalizasyon şebekesinin yeniden yapımının takipçisi olma fırsatı da doğdu..."
Olayların ışığında cümle "eğriliklerin" takdiri, okuyucuya aittir.
Biz, devletin resmi organlarından, (İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı) mezarlık, anıt mezar, mezar taşlarındaki PKK amblemleri ve PKK bayrağı hakkında "öyle olmadığına dair" resmi ve açıklayıcı bilgi gelene kadar yazdıklarımızın doğru olduğunu iddia edeceğiz.
Açıklama geldikten sonra da, "yazdık da düzelttirdik" demeyip, övünmenin keyfini aynı resmi makamlara bırakacağız. 28 Kasım 2004 Pazar