AB25 Mayıs 2005 00:00

Türkiye AB'ye giremeyecek

"Medeniyetler Çatışması" adlı kitabı büyük yankı yaratan Harvard Politik Bilimler Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Samuel Huntington, Türkiye’nin AB’ye giremeyeceğini savundu. Huntington, "Çünkü Avrupalılar Türkiye’yi istemiyor. Ellerinden gelen her şeyi yapacaklar. Avrupa basını: Schröder kaybetti, Türkiye'nin yolu tıkandı!naproxennatrium go naproxen kruidvatescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholcialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

      "Medeniyetler Çatışması" adlı kitabı büyük yankı yaratan Harvard Politik Bilimler Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Samuel Huntington, Türkiye’nin AB’ye giremeyeceğini savundu. Huntington, "Çünkü Avrupalılar Türkiye’yi istemiyor. Ellerinden gelen her şeyi yapacaklar.
      Türkiye’nin üyeliği Avrupa’da daha çok bölünmelere yol açar" dedi.
      Prof.Dr. Samuel Huntington, CNNTürk’te canlı Manşet programında, Mehmet Ali Birand’ın sorularını yanıtladı, Türkiye’nin AB’ne üyelik sürecini değerlendirdi.
     
     "TÜRKİYE AB’YE GİREMEYECEK"
      Türkiye’nin AB’ye alınmayacağı öngörüsünde bulunan Huntington, şunları söyledi:
      "Türkiye AB’ye girmeyecek. Çünkü, Avrupalılar Türkiye’yi istemiyorlar. Dolayısıyla ellerinden gelen her şeyi yapacaklar. Türkiye’yi AB dışında tutabilmek için, bunu geçerli bir zemine oturtmak için ellerinden geleni yapacaklar. Öyle bir noktaya geldiler ki Türkiye’ye "evet" diyemiyorlar, ’hayır’ da diyemiyorlar ve almaları gereken kararları erteliyorlar. Türkiye önümüzdeki yıllarda AB’ye giremeyecek."
     
     "TÜRKİYE’NİN ÜYELİĞİ AVRUPA’YI BÖLER!
      Dini, kültürel, tarihsel açıdan Türkiye’nin Avrupa’nın bir parçası olduğunun söylenemeyeceğini dile getiren Huntington, "Türkiye’nin üyeliği Avrupa’da daha çok bölünmelere yol açar" dedi. Huntington, Türkiye’nin İslam dünyasında biraz faal ve daha yapıcı rol üstlenmeyi denemesi önerisinde bulundu.
     
      "TÜRKİYE GÜVENLİĞE ÖNEM VERMELİ"
      Türkiye’nin birtakım sorunların üzerine gidebileceğini belirten Huntington, bulunduğu konum itibariyle tehlikeli bir bölgede yer aldığını, bu nedenle güvenliğini sağlaması gerektiğini söyledi. Huntington, "Bundan 10 yıl sonra Arap olmayan ülkeler diğer silahlara sahip olacaklar. İsrail, İran, Hindistan, Pakistan ve Rusya. Bu silahlara sahip olacak ülkeler, kendi ulusal çıkarlarını öne çekeceklerdir.
      Bu da Türkiye’nin çıkarlarına ters düşebilir" diye konuştu.
      Bu tür silahlarla ilgili bilgilerin terör guruplarının eline geçebileceğine dikkat çeken Huntington, Türkiye’nin bütün bunları düşünmek için yeterince nedeni olduğunu kaydetti.
      Samuel Huntington Türkiye-ABD ilişkilerini değerlendirirken de "Türkiye’yle ilgili birtakım endişeler var. Türkiye, kendileri ve dünyadaki rolleri konusunda kararsız. Washington’daki insanlar da Türkiye ne yöne doğru gidecek onu merak ediyor" dedi.
      ABD’nin Irak işgaline ilişkin de değerlendirmede bulunan Huntington, Irak’ta görüş ayrılıkları bulunduğunu ve bu durumun devam edeceğini belirtti. Huntington, Saddam Hüseyin’in düzenini bir şekilde Irak’a empoze edebildiğini hatırlatarak, bu düzenin bozulmasının ise ülkede boşluk yarattığını söyledi. ABD’nin Saddam’ı devirme girişimini "gerekli değildi" şeklinde değerlendiren Huntington, Saddam’ın devrilmesiyle birlikte iktidarda boşluk oluştuğunu, farklılıkların iktidar mücadelesi vermeye başladığını anlattı.
      ABD’nin Irak’ı işgal etmeden önceki yaklaşımında eksiklik olduğunu söyleyen Huntington, ABD’nin eksikliğinin "aile ve aşiretlerin Irak toplumundaki rolünü göz ardı etmek" olduğunu ifade etti. Irak’ta akraba evliliğinin yaygın olduğunu, bunun da aile bağlarının gücünü gösterdiğine işaret eden Huntington, bu unsurun Amerikalıları şaşırtan noktalardan biri olduğunu vurguladı.
      Huntington, Amerika’nın Irak’taki sorunlarla baş etme konusunda hazırlıksız yakalandığını söyledi.

 

Avrupa basını: Schröder kaybetti, Türkiye'nin yolu tıkandı!

 

      Almanya'da Schröder'in sosyal demokratların 39 yıllık kalesi Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde seçimi kaybetmesi ve erken seçim istemesi Avrupa gazetelerinde geniş yer buldu. İngiliz Daily Telegraph, Almanya seçimlerinin Türkiye'ye yansımalarını ele aldığı haberinde sonucun Türkiye'nin AB üyeliğini tehlikeye soktuğunu yazdı.
      Daily Telegraph gazetesinin ekonomi sayfalarındaki haberde Almanya seçimlerinin Türkiye'de piyasalara yansıması aktarılıyor. Almanya'daki sonuçların, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini tehlikeye soktuğunu savunan gazete haberini şöyle sürdürüyor.
      "Seçim sonuçlarının ardından İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yüzde 4,6 oranında düştü. Türkiye, son dönemde yaptığı reformlarla yatırımcılar için önemli bir pazar haline geldi.
      Ancak piyasalar, Türkiye'nin üyeliğine destek veren Sosyal Demokratlar'ın aldığı yenilginin, Avrupa Birliği'yle Ekim ayındaki üyelik görüşmelerine darbe vuracağını öngörüyor.
      Muhalefetteki Hıristiyan Demokratlar'ın iktidara yaklaşıyor olmaları, siyasî manzarayı tamamen değiştirdi. Unutulmamalı ki, parti lideri Angela Merkel Türkiye'nin üyeliğine karşı ve "imtiyazlı ortaklıktan" daha fazlasına gerek olmadığını savunuyor."
     
     Financial Times: Ankara 'tam üyelikten daha azı'yla karşılaşabilir

      Financial Times Almanya'daki seçimlerle ilgili, Türkiye'nin, sandıktan çıkan sonucun Avrupa Birliği sürecine zarar verebileceğini düşündüğünü yazıyor ve Eylül ayında yapılacak erken seçimler için Hıristiyan Demokratlar'ın Türkiye'nin üyeliğine karşı bir kampanya düzenleyeceklerini belirtiyor.
      Gazete, bazı yorumcuların, bu sonuçların ardından Ankara hükümetinin, "tam üyelikten daha azıyla" yetinmek zorunda kalabileceğini düşündüğünü de ifade ediyor.
      Financial Times bugünkü başyazısını da Almanya seçimlerine ayırmış. "Schröder bir seçim kumarı oynadı" başlıklı yazıda gazete Başbakan'ın açıkladığı erken seçim planlarıyla aylar sürebilecek bir belirsizlik döneminin atlatıldığını belirtiyor. Yapılacak bir erken seçimin, Schröder'e partisi içinde kontrolü elinde tutma olanağı vereceğini savunan gazete yorumunu şöyle sürdürüyor.
      "Elbette tüm bu hesaplar Almanya Cumhurbaşkanı Hörst Köhler'in bu planları desteklemesine ve Schröder'in parlamentodan "güven oyu alamamak" için bir oylamaya gitmesine izin vermesine bağlı.
      Hıristiyan Demokratlar'ın adayı olarak Cumhurbaşkanı seçilen Köhler'in erken seçime destek vermesi çok olası. Ancak sorun, bu seçimin ülkeyi içine düştüğü sorunlardan kurtarıp kurtaramayacağı.
      Bunun yanıtı çok kesin değil. Ama Eylül ayında yapılacak erken seçimi Hıristiyan Demokratlar'ın kazanması en azından hem Almanya'yı hem de Avrupa'nın geri kalanını 12 aylık bir 'bilinmezlikten' kurtaracak."
     
     Le Figaro: Müzakereler tehdit altında

      FRANSA’da yayımlanan Le Figaro gazetesi, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’in, ülkenin en büyük eyaleti olan Kuzey Ren Vestfalya’daki seçimlerde aldığı yenilginin, AKP hükümetine de büyük bir darbe vurduğunu yazdı.
      ’Müzakareler tehdit altında’ başlıklı haberde, 3 Ekim’de İngiltere’nin dönem başkanlığı sırasında başlaması öngörülen tam üyelik müzakerelerinin sekteye uğrayabileceği yorumunda bulunuldu. Le Figaro, Almanya’da eylül ayı içinde yapılacak olası bir erken seçimde, Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıkan Hıristiyan Demokratların iktidarı devralmasının AB kurumları üzerinde Türkiye konusunda baskı yaratacağını savundu.
      Almanya’nın tam üyelik karşıtı bir tutum sergilemesinin Türkiye’ye gönülsüz ’Evet’ diyen siyasileri de hararekete geçirebileceğini belirten gazete, imtiyazlı üyelik seçeneğinin yeniden gündeme gelebileceğini yazdı. Haberde, "Almanya’da iktidar değişirse, Fransa ve İngiltere’nin Türkiye’nin tam üyeliğini savunmaları zorlaşır ifadeleri" kullanıldı.