Özel statü veya imtiyazlı ortaklık tartışması - Hasan Ünal
Türkiye''nin AB ile ilişkilerinin nihai geleceği bir tür özel statüdür.Önemli olan bu özel statünün içinin nasıl doldurulacağıdır.17 Aralık kararları Türkiye''ye içi boş bir tür özel statü teklif ediyor.17 Aralık kararlarıyla ülkemize bugüne kadar bilinidiği şekliyle bir tam üyelik perspektifi sunulduğunu söyleyenler ya kararları okumamışlar ya anlamamışlar ya da yürütülen psikolojik harekat gereği böyle demeyi tercih ediyorlardır. Kararlara göre, Türkiye üye olsa bile kişilerin serbest dolaşımı daimi bir derogasyona tabi tutulacak.Tarım ve yapısal politikaların dışında tutulacak.Yani 17 aralık kararlarına göre üye olsa dahi, bu üyelik bizler için AB ile ilişkilerimizde bugünküne ilave her hangi bir iyileştirme getirmeyecektir.Hatta 17 Aralık kararlarına göre üye yapılsa, Türkiye yılda AB bütçesine altı ila on milyar avro civarında katkıda bulunmak zorunda kalıp, özel kısıtlamaları olan bir üye ülke statüsünde kalacağı için, en fazla bir ila iki milyar avro kaynak alabilecek.cialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon cardcialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer coupon
Gümrük Birliği yoluyla yaptığımız kaynak transferi yeterli sayılmamış olmalı ki, bu defa da üyelik karşılığında AB''ye her yıl düzenli olarak para vereceğiz. Türkiye''nin AB''ye üye olmasıyla ilgili pratik güçlükleri de unutmamak gerekir.
Biz Türkiye''nin müzakereleri tamamlasa bile sonuçta Fransa ve / veya diğer AB ülkeleri tarafından referandumlarda reddedilebileceğini konuşuyoruz.
Bu doğru.
Ancak mesele bu kadar beklemeyebilir.
Önümüzdeki hafta fransa ve ardından da Hollanda''da yapılacak olan referandumlarda anayasa reddedildiği takdirde, bunun genişlemeyi ciddi bir şekilde yavaşlatması ve Türkiye''nin üyelik sürecini de durdurması mümkün. Hafta sonunda Almanya''da Kuzey Ren Westfalya eyaletindeki yerel seçimleri iktidardaki merkez sol partiler kaybetti.
39 yıl sonra ilk defa kalesi sayılan bu eyaleti merkez solun kaybetmesi erken seçimi beraberinde getirebilir.
Türkiye''ye özel statü verilmesini açıkça savunan merkez sağ partilerin böyle bir durumda iktidara gelmesi kaçınılmaz.
halkından Türkiye''nin üyeliği aleyhinde yetki alarak iktidara gelecek olan bu partilerin 17 Aralık kararlarına dayanarak Türkiye''ye özel statü önermeleri mümkün. Biz bu arada sonuçta üye olacakmışız gibi, Kıbrıs''ta Papadoulos''u ve Ege''de Yunanistan''ı tatmin etmeye kalkışır ve bütün tavizleri verirsek, en büyük hatayı yapmış oluruz.
Çünkü bunun adına bile bile lades denir.
Bu durumda ne yapmaz lazımdır? Dış ticaretimizin yüzde altmışlık bölümünü yaptığımız AB ile bugünkü ilişkileri mevcut format ve muhteva içerisinde sürdüremeyiz.
Sadece Gümrük Birliği bile tek başına ciddi bir sorundur.
Çünkü Gümrük Birliği maalesef Türkiye AB üyesiymiş veya hemen olacakmış mantığıyla müzakere edildi.
Türkiye Gümrük Birliği''ne girmenin karşılığında hiç bir şey elde edemediği gibi, karar alma mekanizmasında olmadığı halde, AB''nin üçüncü ülkelere uyguladığı gümrük tarifelerini kendisi için bir mecburiyet haline getirdi. Ayrıca mevcut politika sürekli kriz üretiyor.
Krizler Türkiye''nin para ve sermaye pisalarını olumsuz etkiliyor.
AB piyasaları bunlardan etkilenmiyor.
Dolayısıyla AB açısından bu ilişkilerin sürdürelemez bir tarafı yok.
Onların tuzu kuru.
Ancak Türkiye ekonomisi bu ilişkileri bugünkü şekliyle devam ettiremez.
Bunun faturası çok yüksek ve dış politika tavizleriyle birlikte düşünüldüğünde oldukça riskli.
Mevcut politika sürdürülemez olmakla birlikte, AB''ye sırt çevirmek ve / veya AB ile kavgalı bir ilişkiler içine girmek de Türkiye açısından doğru olmayabilir. AKP, AB macerasında teslimiyetçi bir politika izledi.
Ancak hayal kırıklığına uğradı.
Basının aksine çabalarına rağmen 17 Aralık kararlarının kötü bir özel statü anlamına geldiği giderek daha iyi anlaşılıyor.
Dini özgürlüklerle ilgili hiçbir ilerleme sağlanamadı.
İktidara gelecek ulusalcı / milliyetçi bir parti veya partiler de bu konunun içinden kolay çıkamayabilirler, eğer ciddi hazırlıkları ve projeleri yoksa...
Ne yapılması gerektiğini Cuma günü ele almak üzere... .