AB18 Mayıs 2005 00:00

'Yasakçı Liberalizm' - Hikmet Bila

Yoksa amaç, Avrupa'da başarılı olmuş, Avrupalı firmaları geride bırakmış bir Türk şirketini bitirmek, kolunu kanadını kırmak mı? Böylesi hiç şaşırtıcı olmaz. Çünkü bu arkadaşların 'kendine liberal' olduklarını gösteren sayısız örnek var. Dillerinden düşürmedikleri 'serbest rekabet' ilkesini işlerine geldiği gibi kullandıkları üç yüz yıldır biliniyor. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesacheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadaescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnemicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Bazı Avrupa ülkelerinde Onur Air'e uçuş yasağı konuldu. Tartışma sürüyor. İşin teknik, hukuksal, ekonomik, siyasal tarafı bir yana...

Çok ilginç bir olay yaşandı.

Hollanda hükümeti, Onur Air'e koyduğu uçuş yasağının saat 12.00'de başlayacağını bildiriyor. Demek ki, saat 12.00'den sonra bu şirketin uçaklarına binmek tehlikeli. Saat 11.50'de 'Haydi havalan' diyorlar. Uçak apar topar havalanıyor. Birçok Hollandalı yolcuyla birlikte... 12.00'de güvensiz olacak uçak, 10 dakika önce nedense çok güvenli oluyor ki Hollandalı yetkililer, kendi vatandaşlarını bu uçakla uçurmayı göze alabiliyorlar.

İnanılır gibi değil.

İki saat sonra Almanya, ardından Fransa ve İsviçre de Onur Air'e uçuş yasağını ilan ediyorlar.

Ulaşımda, üstelik hava ulaşımında -eğer varsa- hatanın, eksikliğin, ihmalin savunulur tarafı yok. Ticari çıkarlar uğruna sayısız insanın canı böyle yandı. Ama burada kuşku çok, soru işareti çok.

Hollanda, Almanya, Fransa, İsviçre bu havayolunun uçuşlarını güvensiz bularak yasaklıyor. İngiltere, Danimarka, Belçika, İspanya, İsrail ve İtalya ise Onur Air uçuşlarını güvenli buluyor ve yasak falan getirmiyor.

Soru açık: Bu ülkelerin yöneticileri akıllı da, Hollandalı, Fransız, Alman, İsviçreli yöneticiler aptal mı? Onlar kendi yurttaşlarının hayatlarını tehlikeye atacak kadar vurdumduymaz mı?

Meğer, 14 yılda 38 milyon yolcu taşıyan, 2004'te 450 milyon dolar ciro yapan Onur Air bu ülkelerle Türkiye arasındaki taşımacılığın önemli bir bölümünü ele geçirmiş. Hatta Hollanda'da bu oran yüzde 50'ye ulaşmış. Bir Türk firmasının bu başarısı karşısında, kendi firmaları da bu işe çok bozuluyorlarmış.

Onur Air'in ve Türk hükümetinin bütün girişimlerine rağmen, Hollandalı yetkililerin sessiz kalması, inandırıcı gerekçeler ortaya koymaktan kaçınması kuşkuları daha da arttırıyor.

İster istemez merak ediliyor: Ellerinde sağlam kanıtlar, gerekçeler olsaydı şimdiye kadar bunları dünya âleme açıklayıp yeri göğü inletmezler miydi?

Yoksa amaç, Avrupa'da başarılı olmuş, Avrupalı firmaları geride bırakmış bir Türk şirketini bitirmek, kolunu kanadını kırmak mı? Böylesi hiç şaşırtıcı olmaz. Çünkü bu arkadaşların 'kendine liberal' olduklarını gösteren sayısız örnek var. Dillerinden düşürmedikleri 'serbest rekabet' ilkesini işlerine geldiği gibi kullandıkları üç yüz yıldır biliniyor.

Şimdi korkulan şu: Onur Air'in başına gelenler, Avrupa'da başarılı işler yapan diğer Türk firmalarının başına da gelirse ne olacak?

Sadece havayolu taşımacılığında değil, elektronikten tekstil ve otomotive kadar birçok sektörde Türk firmaları Avrupa'da iş yapıyor, pazar paylarını sürekli arttırıyor.

Beyaz eşya sektöründe Türkiye, İtalya ve Almanya'dan sonra üçüncü sırada geliyor. Yakın bir gelecekte ikinci sıraya yükselmesi bekleniyor. Bir Türk firmasının genel müdürü geçen gün şöyle konuşuyordu:

''Elektronikte Avrupa'nın bir numarasıyız. Birçok firmayı silmiş durumdayız.''

'Avrupa'da birçok firmayı silmek' , Türk firmaları için tehlikeli olabilir. 'Yasakçı liberalizmi' ürkütebilir. Dikkatli olmaları gerek...