Kaptan köşkü elden gitmiş, tayfalar çarpışıyor - Arslan Bulut
Atatürk, Kurtuluş Savaşı''nı başlatıp sürdürürken, Başkomutanlık görevini Şilen üzerine aldığı zaman, Meclise ve millete "mutlaka başaracağız" yolundaki kesin inancını arz ve ilan etmekle kalmamış, bu inancını "varlığının bütün haysiyetini ortaya atarak" gerçekleştirmişti.Atatürk, "Ondan sonra maddi görevlerimden biri, savaş ve muharebe karşısında millete aldırmaya mecbur olduğum durum idi.Bütün Türk milletini cephede bulunan ordu kadar duygu, düşünce ve hareket bakımından savaşla ilgilendirmeliydim. (Editörün notu: 100. Yıl mutabakatı için bknz http://www.acikistihbarat.com/yuzyil-mutabakati.asp )levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilocialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon
Bütün maddi ve manevi varlığını vatan savunmasına vermekte ağır davranan ve titizlik göstermeyen milletler, savaş ve muharebeyi gerçekten göze almış ve başarabileceklerine inanmış sayılmazlar.
Gelecekteki harplerin tek başarı şartı da en çok bu arz ettiğim noktaya bağlı olacaktır.
Avrupa''nın askerlik bakımından ileri durumda olan büyük milletleri, daha şimdiden bu tutumu kanun haline getirmeye başlamışlardır.
Biz, Başkomutan olduğumuz zaman, Meclis''ten bir vatanı savunma kanunu istemedik.
Fakat Meclis''ten aldığımız yetkiye dayanarak bu amacı kanun niteliğindeki belirli emirlerle sağlamaya çalıştık.
Millet bundan sonra, bugüne kadar olan tecrübeleri de dikkatle gözden geçirerek aziz vatana taarruzu imkansız kılan sebep ve şartları daha açık ve daha kesin olarak tespit eder" demişti.
Bugün Yeni Dünya Düzeni veya küreselleşme sloganı ile dünyayı ele geçirmek için büyük bir savaş başlatan Hristiyan Siyonistler, yani Evangelistlerin Türk-İslam coğrafyasına ve aziz vatana saldırısı o kadar açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır ki, bütün Türk milletini İstiklal Savaşı''nı gerçekleştirmiş savaşçılar kadar duygu düşünce ve hareket bakımından donatmak gerekir.
Yeni Dünya Düzeni veya küreselleşme politikalarının sahibi olan elitlerin bu açık saldırısı ve "Yeni Sevr"i dayatma çabaları karşısında, millet bütün maddi ve manevi varlığını vatan savunmasına, milli bilinç Şkrine, milli hedeflere vermezse, tarih sahnesinden kalkması işten bile değildir.
O halde, milletin her ferdinin Yeni Dünya Düzeni ve küreselleşmenin ne demek olduğundan, Hıristiyan Siyonistlerin emellerinden haberdar edilmesi gerekir ki, adaletin kendini bile kayırmamak olduğu anlayışına dayalı, Türk milletini de düşmansız kılabilecek bir Şkir sistemi, önce Türk kamuoyuna, sonra da gittikçe genişleyen dalgalar halinde, çevre ülkelere ve bütün insanlığa mal edilebilsin ve insanlığın kurtuluşu da bu yolla sağlanabilsin! Sesar''ın bir incelemesi şöyle bitiyordu: "Unutulmamalıdır ki; batan bir gemideyken geminin sağa veya sola giderken batmasının pek fazla bir önemi yoktur.
Keza; ülkenin kaptan köşkü başkalarının eline geçmişken, geminin asıl sahiplerinin tayfa konumunda birbirine karşı cephe alması kaptan köşkündeki odaklardan başka kimseye yaramaz.
Zaman; gemiyi yeniden yüzdürme ve kaptan köşküne geminin asıl sahiplerini oturtma zamanıdır."