ABC:Hırvatistan bahane asıl hedef Türkiye
İnsan haklarına saygı konusunda -savaş suçlarına bağlı olan bir davada gerekenleri yerine getirmediği gerekçesiyle, sırası geldiğinde Türkiye'ye kolayca uygulanabilecek bir örnek yaratılıyor. Katılım müzakerelerinin durdurulmasındaki gerekçenin gerçek nedeni olarak Gotavina gösteriliyor ki sıra Türkiye'ye geldiğinde, 'Size bunu Müslüman olduğunuz için yapmıyoruz, Katolik Hırvatistan'a da yapmıştık' denebilsin. Editörün Notu: Bu karar Türkiye’nin parçalanmadan AB’ye alınmayacağını gösteren en somut örnektir.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciefusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acneclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilobuscopan floridafriendlyplants.com buscopan pluscialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
Herkes Türkiye'yi AB'ye almamız gerektiğini söylüyor ancak bunu engellemek için bahaneler aramaktan da geri durmuyorlar.
RAMON PEREZMAURA
Avrupa rüyası adına kötü bir zaman. AB, dün benzeri görülmemiş bir mazeret ileri sürerek, Hırvatistan'la katılım müzakerelerinin başlamasını erteledi. AB, Lahey'deki eski Yugoslavya için kurulan BM Savaş Suçları Mahkemesi Başsavcısı Carla del Ponte'ye, Hırvatistan'ın, Uluslararası Ceza Mahkemesi'yle tam olarak işbirliği yapıp yapmadığı konusunda karar verme yetkisi tanımıştı. Del Ponte, hâlâ kaçak olan savaş suçlusu zanlısı Hırvat general Ante Gotovina'nın davasını ileri sürerek, Hırvatistan'ı, Gotovina'yı mahkemeye teslim etmemekle suçladı.
AB de söz konusu erteleme kararını aldı.
Gotovina'nın, Fransız pasaportuyla dünyayı serbestçe dolaşması, önemli bir faktör olarak görülmedi. Ve daha kötüsü de, Del Ponte, Hırvat hükümetinin Gotovina'nın Mostar yakınlarında dolaştığından haberdar olduğunu belirtiyor. Mostar'ın Hırvatistan'da değil de BosnaHersek'te olduğunu anlaması için birisinin Del Ponte'ye bir harita hediye etmesi gerekirdi.
Sırada Romanya mı var?
Bugün karşı karşıya kaldığımız sorun şu: Geçtiğimiz yıl Birliğe katılan yeni 10 üyeyi sindirmek için zorluklar yaşandığının farkına varan birçok Avrupa ülkesi var. Önümüzdeki 25 Nisan'da Romanya ve Bulgaristan'la da üyelik anlaşması imzalanacak. Bazılarının, yerine getirmesi gerekenleri yapıp yapmadığından kuşkuya düştüğü Romanya'nın girişini frenlemek için Avrupa Parlamentosu'nda kulise başlandı bile. Romanya'nın kusurları, her şeyi yerine getiren Bulgaristan'ı dışarıda mı bırakacak? Nihayetinde AB, giriş için aynı tarih verdiği ancak aynı ölçüde ödevlerini yerine getirmeyen ülkeler arasında ayrım yapma yetkisinde mi olacak?
Özdeki sorun, hiç kuşkusuz Türkiye. Herkes Türkiye'yi AB'ye almamız gerektiğini ilan ediyor, ancak girişini engellemek için bahaneler aramaktan başka bir şey de yapmıyorlar. Şimdi Hırvatistan, bir bahaneyle karşı karşıya.
Radikal (ABC-İspanyol gazetesi, 17 Mart 2005)