Siyaset25 Kasım 2004 00:00
ERMENİLERE TOPRAK VE TAZMİNAT KAPILARINI AÇAN "HUKUK" SKANDALI !.
1996 yılında Beyrut'tan Adana'ya gelerek Meydan Mahallesindeki akrabaları Fethi Suyanı'nın yanında ikamet etmeye başlayan 20 yaşları civarındaki Kevork Hecaryan, elindeki tarihi tapuları delil gösterip, Türk mahkemelerinde dava açarak karar" belgesi alma uğraşısı içine girdi. 99 yılına gelinceye kadar 3 yıl boyunca Adana'daki hukuk bürolarını dolaştı. (Not: Yazıda geçen isimler tarafımdan silinmiştir) cialis manufacturer coupon open drug coupon cardsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effects
Bu mel'un gidişata dur diyenlerden tarihçi Cezmi Yurtsever'in bu yazısını genel seyir içinde pek manidar bulduk. Birlikte paylaşalım. 1996 yılında Beyrut'tan Adana'ya gelerek Meydan Mahallesindeki akrabaları Fethi Suyanı'nın yanında ikamet etmeye başlayan 20 yaşları civarındaki Kevork Hecaryan, elindeki tarihi tapuları delil gösterip, Türk mahkemelerinde dava açarak karar" belgesi alma uğraşısı içine girdi. 99 yılına gelinceye kadar 3 yıl boyunca Adana'daki hukuk bürolarını dolaştı. Para karşılığı 3 avukat ile anlaştı. Ve onlara iş takipçiliği görevi verdi. Ankara'da devletin üst düzeyinde bürokratlar görüldü. 1999 yılı Temmuz ayı içinde Adli tatilin yaşandığı günlerde "kök murisim (Mirascısı olduğum babam Hacop Khajeryan'a ait" diye başlayan ifadelerle elindeki tarihi tapuların güncel yer tesbitini istedi. Nöbetçi hakim ….., kendisine gelen dava dilekçesini işleme koydu. Tapu Müdürü …….., bizzat hakim tarafından telefonla aranarak, çok acele tarihi defterin ilgili sayfalarında tapular hakkında rapor vermesini istedi. Tercüman ve bilirkişi ….. çağrıldı ilgili sayfanın Türkçe çevirisini yaparak onaylı bir belge verdi. ….. yaptığı çeviride dava açılırken ileri sürülen "babam Hacop Khajerian" denilen bir kişinin ismini taşıyan bir belge olmadığını, tapu defterinde okunarak ortaya çıkarılan ismin "Hıçıroğlu Agop Ağa" olduğunu açık açık belirtti. Hakim ……, elinde bulunan yetkilere dayanarak kendine gelen tapu çeviri belgesi ile birlikte Tapu Müdürü …. makamına çağırıp, '"tesbit zaptı" onay belgesini hazırladı. Ve Kevork Khajerian'ın mahkemeye "yalan bilgi ve belgeyle sunduğu" Tapu tespiti istemindeki sahteciliğe aldırış etmeksizin sonuç belgesini / kararını verdi. Olayın sonuçlanması aşamasında Adana Adliyesi'nde bulunan bilirkişi …., Ermeni Kevork'un yanında bulunan avukatlardan …… ağzından çıkan "biz Hakimi de gördük. Davayı kazandık. Bundan sonra Türkiye ya toprağı verir, veya Avrupa'da tazminat davası açacağız" sözlerini duyar. Ve doğruca hakim ….”nın yanına gider. "Ermenilerle ilgili tapu tespit davasından dolayı dikkatli olmasını hata yapmamasını ister". Hakimin şiddetli azarlaması ile karşılaştıktan sonra polis çağrılarak kısa süreli göz hapsine aldırılır. Olayların bu şekilde sonuçlanmasından sonra …. gelen telefon üzerine ilgili davanın bir kopyasını istedim. Belgeler üzerinde incelemeler yaptım. Mahkemeye başvuru esnasında "sahte bilgi ve belgelerle dava açıldığını, bir çevrenin / şebekenin Ermeniye yardımcı" olduğunu gördüm. Bahse geçen dava ve sakıncaları hakkında kuvayı milliye dergisinde iki makale yayınladım. Olay 2001 yılı Ocak ayında ulusal basın ve ajansların gündemine geldi. Ve tartışıldı. Esnada Emekli olan Hakim …. ve şebeke şahsıma karşı karalama, cezalandırma kampanyası başlattı. Aleyhimde ceza ve tazminat davaları açıldı. Ceza davaları vatanperver savcı ….. beyin insiyatifi ile geri çevrildi. Ancak devam eden tazminat davasında şahsıma 1 milyar TL ceza verildi. 2003 yılı Mayıs ayında Yargıtay şahsıma verilen ceza davasını 'eksik evraktan' dolayı geri çevirdi. 2004 yılı Kasım ayında Yargıtay … itirazı üzerine şahsıma verilen 1 milyar TL cezayı onayladı. İtiraz ve isyanım var !. Önümüzdeki günlerde 1915 şartlarına göre Osmanlı topraklarında yaşayan 1.250.000 Ermeni'nin varisleri olduğunu söyleyen çok sayıda davanın Türk mahkemelerinde açılması ve sonuca bağlanması süreci başlamıştır. Türk hukuk sisteminin tarihten gelen devletin onuru ve bağımsızlığını gözardı ederek, Ermeniler lehine karar vermesi karşısında sessiz kalmayacağım... Sayın Cumhurbaşkanının şahsının doğrudan bilgilendirileceği olayın dünya basınına yansımasını hedefleyen bir eylem gerçekleştirilecektir. Gelişmelerin acı ve üzücü yanı ise Adana'da işbirlikçilerin yardımıyla dava açan Haceryan ailesi, 1965 yılında Beyrut'ta Bikfaya semtinde soykırım anıtının yapılmasını sağlayan çalışmaları yürütmüştür.