AB17 Şubat 2005 00:00

Yahudileri değil, Türkleri aşağılayan yayın var! - Arslan Bulut

Avrupa Konseyi, Irkçılıkla Mücadele Komitesi, Türkiye raporunda, nüfus cüzdanlarından din ibaresinin kaldırılmasını, din derslerinin mecburi olmaktan çıkarılmasını, Hırıstiyan ve Yahudilere daha fazla dini imtiyazlar verilmesini istedi. Raporda, dinsel özgürlükler alanında ayırımcılık yapıldığı, güvenlik güçlerinin azınlıklara karşı kötü muamelede bulunduğu, medyada azınlıkları hor gören söylemlerin önüne geçilemediği iddia edildi. Yahudi düşmanlığı konusuna da değinilen raporda, Türkiye''de antisemit eylemlere tanık olunduğu, sırf Musevi oldukları için kimi kişilere saldırıldığı, kimi medya organlarının da antisemit bir propaganda sürdürdüğü iddia ediliyor.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons click free discount prescription card

Türk hükümetinden Musevi cemaatinin mensuplarını "fiziki saldırılara karşı korumak için gerekli tüm önlemleri alması" isteniyor, antisemit sözler sarf eden ve antisemit eylemler yapan kişiler hakkında ısrarlı bir şekilde hukuki işlem yapılması tavsiye diliyor.

Raporda PKK terör örgütü olarak tanımlanmıyor ve PKK ile mücadele "silahlı ihtilaf" olarak yansıtılıyor!.

.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı''nın Roma''da Papa''nın heykeli altında Avrupa Anayasası nihai bildirisini imzalamasının ardından bu türde talepler geleceği belliydi. Fakat ben bu taleplerin, özellikle AKP''ye oy veren kitleleri düşündürmesini ve kendisine getirmesini bekliyorum! Öyle ya, sonuçta AB süreci, kimliğimizden din hanesinin silinmesini ve din derslerinin mecburi olmaktan çıkarılmasını getiriyor! Milyonlarca seçmen, AKP''ye bunun için mi oy vermişti?.

.

Raporun anti semitizmle, yani Yahudi düşmanlığı ile ilgili bölümü ise Avrupa Birliği''ni ele veriyor. Gerçi, Avrupa Birliği''nin önde gelen simaları, zaman zaman, birliğin Hristiyanlık ve Yahudilik temeline dayandığını, dolayısıyla Müslüman Türklere yer olmadığını açıklamıştır ama ilk defa Türkiye ile ilgili bir belgede Yahudilerin korunması isteniyor.

Çünkü Avrupa Birliği aslında bir şirketler birliğidir ve bu büyük şirketlerin çoğunun sahibi Yahudi''dir! Avrupa''nın Türklere, "Yahudileri korumak" konusunda en küçük bir söz söylemeye hakkı bile yoktur! Çünkü, engizisyon İspanyası''ndan kaçan Yahudilere de Nazi zulmünden kaçan Yahudilere de Türkiye bir sığınak olmuştur!.

Bugün Fransa gibi ülkelerde, mesela Nazi zulmü sırasında, altı milyon Yahudi''nin katledildiği iddiasının çok büyük bir abartma olduğunu yazan Garaudy gibi yazarlar mahkum edilebiliyor ama bu bütün dünyada olduğu gibi Fransa ekonomisine de Yahudi sermayesinin hakim olmasından ileri geliyor! Çünkü bu sermaye, siyaseti de hukuku da belirliyor.

.

Türkiye''ye gelince… .

Türkiye''de hiçbir zaman bir Yahudi aleyhtarlığı oluşmamıştır.

Biri iki dış kaynaklı provokatör örgüt mensubunun yasadışı bildirileri dışında bu yönde bir yayına da rastlanmaz! Hem "72 millete bir bakmayanın kıldığı namazın namaz olmayacağı" yolunda,Yunus''un dile getirdiği İslam inancı, hem de Türk töresinin gereği, bu topraklarda kimse, bir insanı sırf milliyetinden dolayı hakir görmemiştir! İşin ilginç tarafı, bu ülkenin medyasında son zamanlarda, Türkler hakir görülmeye, Türklük duygusu aşağılanmaya ve horlanmaya başlanmıştır.

Dolayısıyla eğer hukuken cezalandırılması gereken birileri varsa, bu ülkenin nimetlerinden faydalandıkları ve bu milletin sırtından geçindikleri halde, her fırsatta Türk Milleti''ni aşağıladığını zanneden, aşağılık yaratıklardır! Türkleri, Ermenileri ve Kürtleri katletmekle suçlayan bu yaratıklar, bilindiği gibi, Rubert Murdoch denilen Yahudi medya imparatorunun kanatları altındadır, başkasının değil!.

Bugün, "Yeni Dünya Düzeni" diye ortaya konulan küreselleşme statükosu, 100 yıl önce bir doların üzerine yazılmıştır ve hala orada durmaktadır.

Bu Şkrin temelini de de bin yıl önce Kudüs''ü işgal eden Haçlı Ordusu''nun komutanı atmıştır...

Onun temeli de Nabukadnezar döneminde yazılmış Talmut''a kadar gider.

Yani bugün yenilik diye takdim edilen ve AKP''nin benimsediği küreselleşme Şkirleri, tam anlamıyla bir Hıristiyan-Yahudi statükosunu temsil eder...

Bölücü partiler de bu statükonun taraftarıdır.

Bu statüko karşısında yeni olan, yenilikçi olan, yeniliklere açık olan milliyetçiliktir, İslam''dır!.

Avrupa Birliği, bu raporuyla resmi ideolojisini ortaya koymuştur! Bu ideolojinin ABD''nin ortaya koyduğu resmi ideoloji ile temelde hiçbir farkı yoktur.

Çünkü her ikisinin de ortak ideali, Vatikan''ın resmen açıkladığı gibi üçüncü bin yılda bütün Asya''yı Hıristiyanlaştırmaktır. Türk halkı, bu politikalara ayak uyduran AKP''yi hala başında tutacak mıdır, tutmayacak mıdır, mesele budur!