AB'nin öteki yüzü : Yeni üye ülke vatandaşlarının hayalkırıklığı
IMF-AB reçeteleri milyonlar için zorluklar getirdiler.15 yıllık bir süreç sonunda ortalama bir Çek vatandaşı 29 Euro yardım aldı. Bu miktar 1981 de AB ye kabul edilen Yunanistan’ın aldığı kişi başına yardım olan 437 Euro ile kıyaslandığında çok düşük kalıyor. Macaristan ortalama kişi başına 49 Euro, Polonya ise 67 Euro ile biraz daha iyi bir yardım alabildiler. 2010 dan sonra AB ye girecek ülkeler için ise ekonomik fatura daha da kabarık olacak. Doğu Avrupa ülkeleri 1970 lerin Avusturyasına benzemeyi umuyorlardı ancak 1980 lerin Latin Amerikası oldular.naproxennatrium site naproxen kruidvatescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena
Yeni Avrupa’nın Öteki Yüzü. Neil Clark The Guardian
Batı Avrupa’dan ucuz bir hafta sonu için Budapeşte,Prag,Varşova ve Yeni Avrupa’nın diğer başkentlerine gidenler evlerine standart batı önyargılarını doğrulamış olarak dönebilirler: Doğu Avrupa’nı eski komünist ülkeleri değişim geçirmektedir, güzel mekanlar, zenginleşen insanlar, ülkelerinin Avrupa – Atlantik yapılarına eklemlenmelerinin meyvelerini toplamaktadırlar. Ancak eğer bu turistler ana caddelerin, ışıltılı bulvarların , şehir merkezlerindeki cazibe odaklarının dışına çıkabilirlerse , ekonomik reform meraklılarının çok az keyif alacakları çok farklı bir manzara ile karşılaşırlar. İstatistikler her şeyi açıklıyor: Yeni Avrupa’nın eski komünist ülkelerinde milli gelir 1989 dan sonraki 10 yıl içinde %20 -%40 arasında değişen oranlarda düştü. Bu ise, Budapeşte’li ekonomist Laszio Andor ‘a göre ancak 1930lardaki büyük bunalımla kıyaslanabilecek bir buhran.
2000 li yılların başında sadece Polonya 1989 lardaki üretim seviyelerini yakalayabildi. Bir çoklarınca bölgenin en gelişmiş ve tabii ki yabancı yatırımcılara en açık ekonomisi Macaristan ise bunun için 2002 yılını bekledi.
Küçük bir azınlık reel maaş artışı sağlamasına rağmen, büyük çoğunluğun geçiş döneminde yaşam kalitesinde dramatik düşüşler oldu. Geçiş döneminin ilk 6 ayında Macaristan da reel ücretler %24 düşerken, Çek Cumhuriyetinde ücretliler, 1989 yılının maaş seviyesine ancak 1997 de ulaşabildi.
Eşitsizlikler büyük bir oranda arttı. Yakın bir zamana kadar eşitlik seviyeleri ile övünen bu ülkelerin eşitsizlik seviyesi şimdilerde Avrupa eşitsizlik tablolarında en üst sıralarda İngiltere ile yarışır duruma geldiler. İşsilik çok yaygın, özellikle de gençler arasında. Polonya’ da 25 yaş altındakilerin %39 u, ki bu Avrupa’nın en yüksek oranı, Slovakya’da ise %27 si işsiz.Bu kadar ağır ekonomik şartlar altında çoğunluk ülke dışında belirsizliklerle dolu bir hayatı , evde kalıp fakirlik içinde yaşamaya tercih ediyor.
IMF-AB reçeteleri milyonlar için zorluklar getirdiler.15 yıllık bir süreç sonunda ortalama bir Çek vatandaşı 29 Euro yardım aldı. Bu miktar 1981 de AB ye kabul edilen Yunanistan’ın aldığı kişi başına yardım olan 437 Euro ile kıyaslandığında çok düşük kalıyor. Macaristan ortalama kişi başına 49 Euro, Polonya ise 67 Euro ile biraz daha iyi bir yardım alabildiler.
2010 dan sonra AB ye girecek ülkeler için ise ekonomik fatura daha da kabarık olacak. AB nin en fazla %3 lük bütçe açığı kuralı , 1980 lerden beri durgunluk içinde bulunan bu ülke ekonomilerini yeni bir durgunluk dönemi beklediği manasını taşıyor. Sağlık , eğitim, ve işsizlik sigortası harcamaları düşürülürken, r devlet harcamalarının birinin artırılmasını neo-liberaller tamamıyle onaylıyor:
Doğu Avrupalı reformcuların can attıkları Nato üyeliği üye devletlerin bütçelerinin %2 sinin genel harcamalar içindeki oranı dikkate alınmadan savunma harcamalarına ayrılması manasına geliyor.Ancak aynı zamanda Macaristan hükümetinin yaptığı gibi ülkenin genel sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılmasının şart olduğu söylenirken, ABD silah şirketi Raytheon’dan 7.7 milyon Pondluk silah alımı yapılabiliyor. Bu 34.5 milyon Poundluk Nato ve AB tarafından talep edilen diğer askeri harcamalara eklenecek bir tutar.
Nüfusun %17 sinin fakirlik sınırının altında yaşadığı Polonya’da ise hükümet geçenlerde 3.5 milyar Dolarlık savaş uçağı, 250 milyon dolarlık da anti tank roketi alımı yaptı.
Bölgede Avro-Atlantik entegrasyonuna karşı çıkan gruplar ve partiler ,batı medyası ve batı medyasına ait medya tarafından aşırıya kaçan marjinaller olarak gösterilmekte. Aslında asıl marjinaller ve aşırıya kaçanlar, ekonomilerinin yönetimlerini yabancı sermayeye ve seçimle işbaşına gelmemiş batılı bürokratlara bırakanlardan başkası değil. Doğu Avrupa ülkeleri 1970 lerin Avusturyasına benzemeyi umuyorlardı ancak 1980 lerin Latin Amerikası oldular.
10.02.2005 tarihli The Guardian Gazetesinde Neil Clark imzalı yazıdan alınmıştır.