Batı'nın demokrasi ve insan hakları anlayışına bir örnek daha
Okur’a 23 Şubat tarihine kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanındı. Yaşamının büyük bir bölümünü İsveç’te geçirdiğini belirten Okur “Ben bugüne kadar hiçbir sosyal yardım kurumundan yardım almadım, emeğimle geçindim. Çocuklarımın ve akrabalarımın hepsi burada yaşıyor. Türkiye’de kimsem yok. Şimdi bana suçlu muamelesi yapılıyor ve İsveç’i terk etmem isteniyor. Benim emekli maaşım var ve bu ülkeye maaşımın yüzde 30’unu vergi olarak ödüyorum. Ama oturma iznimi iptal ettikleri için doktora muayene olmak için 2015 Kron ödemek zorunda kaldım. Ben İsveç’te demokrasi ve insan hakları olduğuna inanıyordum ama artık inanmıyorum” dedi. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienaproxennatrium site naproxen kruidvat
Konya’nın Kulu ilçesinden, ucuz işgücüne ihtiyaç duyduğu 60’lı yıllarda kapılarını göçmenlere açan İsveç’e giden Mehmet Okur isimli işçi, sınırdışı edilmek istenmesine tepkili. Yugoslavya, İtalya, Yunanistan ve Türkiye’den getirtilen onbinlerce işçi gibi İsveçlilerin çalışmak istemedikleri kirli ve ağır işlerde yıllarca çalıştığını söyleyen Mehmet Okur İsveç’e ilk göç edenlerden.
Demokrasi yok
1966 yılında geldiği İsveç’te lokantalarda bulaşıkcılık, hastanelerde temizlik yapan okur, uzun süre de fabrikalarda çalışmış. ‘Refah toplumu’nun yaratılmasına, İsveç’in zenginleşmesine katkıda bulunan ve 1974 yılında LM Ericsson fabrikasına giren Okur, 15 yıl çalıştıktan sonra 1986 yılında geçirdiği iş kazası sonucu sakatlanarak malulen emekliliğe ayrıldığını belirtiyor.
1997’de eşini kaybedince Türkiye’ye dönmeye karar veren ve zaman zaman İsveç’e gelerek çocuklarının yanında kalan Okur, son dönüşünde büyük bir süprizle karşılaştı. Göçmen Dairesi son yıllarının büyük bir kısmını Türkiye’de geçirdiği gerekçesiyle Okur’un oturma iznini geri alarak ve İsveç’i terk etmesini istedi. Bu karara Yabancılar Dairesi’ne başvurarak itiraz etmesi de sonucu değiştirmedi.
Okur’a 23 Şubat tarihine kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanındı. Yaşamının büyük bir bölümünü İsveç’te geçirdiğini belirten Okur “Ben bugüne kadar hiçbir sosyal yardım kurumundan yardım almadım, emeğimle geçindim. Çocuklarımın ve akrabalarımın hepsi burada yaşıyor. Türkiye’de kimsem yok. Şimdi bana suçlu muamelesi yapılıyor ve İsveç’i terk etmem isteniyor. Benim emekli maaşım var ve bu ülkeye maaşımın yüzde 30’unu vergi olarak ödüyorum. Ama oturma iznimi iptal ettikleri için doktora muayene olmak için 2015 Kron ödemek zorunda kaldım. Ben İsveç’te demokrasi ve insan hakları olduğuna inanıyordum ama artık inanmıyorum” dedi.
Karar yasadışı
Mehmet Okur’un oğullarından Adem Okur da 12 yıldır sosyal demokrat partiyi temsilen belediyede görev yaptığını belirterek İsveç’in uyguladığı göçmen politikasını anlamakta güçlük çektiğini söyledi. Babasının sınırdışı edilmek istenmesine tepki gösteren Okur “Sınırdışı kararını durdurmak için birçok girişimde bulunduk. Avukat, politikacıların göçmen dairesine mektup yazmalarının yararlı olacağını söyledi. Sosyal demokrat partili belediye başkanıyla konuştum. Önce kabul etti, bir gün sonra da yazamayacağını söyledi” diyerek, bir tek Çevre Partisi’nin Filistin asıllı milletvekili Yvonne Rwai’da’nın babasına sahip çıktığını söyledi.
Sosyal demokrat bakan Mona Sahlin’ın da daha sonradan yardım ettiğini belirten Adem Okur, bakan sınırdışı edilme kararını hukuk dışı bulduğunu söyledi ancak, herkesin kararı hukuk dışı bulmasına rağmen kimsenin kararı dudurmak için adım atmadığını belirtti. Avukat Sten De Geer de, Mehmet Okur’un son yıllarını Türkiye’de geçirmiş olsa bile ailesinin İsveç’te olduğu ve uzun yıllar İsveç’te bulunduğu için sınırdışı edilemeyeceğini söyledi.