AB4 Ocak 2005 00:00
'Türkiye AB'ye değil Araplara katılsın' diyen kardinal, EN GÜÇLÜ PAPA ADAYI!
Vatikan Dinsel Öğretiler Kurulu Başkanı Kardinal Joseph Ratzinger'in, Papa II. Jean Paul'ün yerini alacak en güçlü isim olduğu belirtildi. Ratzinger, Türkiye AB'ye değil ARAPLARA KATILSIN diye açıklama yapmıştı... Amerikan dergisi TIME'ın haberine göre, Papalık için adaylığını koyan Kardinal Ratzinger aşırı muhafazakar düşünceleri nedeniyle liberal Katolikleri endişelendiriyor. discount drug coupons click free discount prescription cardnaproxennatrium site naproxen kruidvatabilify abilify alkohol abilifycialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponkamagra kamagra wikipedia kamagra gel
Alman Kardinal Ratzinger, dobra açıklamaları ve sert eleştirileri yüzünden 'Panzer Kardinal' olarak tanınıyor. Roma'daki bazı kaynakların dergiye yaptığı açıklamaya göre, sert tutumu nedeniyle çok sayıda düşman kazanan Kardinal, Milano'dan adaylığını koyan Dionigi Tettamanzi ve Sao Paolo'dan adaylığını koyan Claudio Hummes'ın karşısında çok güçlü bir rakip. Bazı kesimler, Papa'nın uzun süre görevde kaldığını ve seçilecek kişinin daha kısa kalması için Ratzinger'in (77) göreve getirilebileceğini düşünüyor. TÜRKİYE KARŞITI Ratzinger, Ağustos ayında Fransız Le Figaro gazetesine verdiği bir mülakatta, Türkiye'nin AB'ye değil Araplara katılması gerektiğini öne sürmüştü. Muhafazakar Dinbilimci, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'nin, geleceğini Hristiyan kökenli AB yerine, bir İslam ülkeleri örgütünde araması gerektiğini savunmuş ve Osmanlı İmparatorluğu'nun geçmişte Viyana kapılarına dayandığını hatırlatmıştı. Ratzinger, Türkiye'nin her zaman Avrupa için tezat oluşturacağını, Avrupa'ya bağlanmasının hata olacağını ileri sürmüştü. Vatikan tarafından Temmuz sonunda yayımlanan ve feminist ideolojiye karşı savaş açılan bildiride de Ratzinger'in imzası bulunuyordu. 'Kilise ve Dünyadaki Erkek ve Kadınların İşbirliği' başlıklı bildiride, feminizmin güç ve cinsiyet eşitliği için verdiği mücadelenin, geleneksel aile kavramına zarar verdiği ve eşcinsel evliliklerinin normal sayıldığı bir ortam yarattığı iddia ediliyordu.