AB1 Ocak 2005 00:00

Layık Olanlar! - Ümit Zileli

Birileri sizi fena halde kazıklıyor! Tetikleşmiş kalemler gözünüzün içine baka baka yalan söylüyor, padişah methiyelerini aşan ''kahramanlık menkıbeleri'' yazıyor. Müzakere tarihi belgesindeki açık tuzakları gösteren, Türkiye'nin göz göre göre ''imtiyazlı ortaklığa'' mahkûm edildiğini, Kıbrıs'ın elden çıkarıldığını, kalıcı kısıtlamalarla şimdiden üyeliğe değil köleliğe yol aldığını anlatan uzmanları, bilim insanlarını, hatta AB'nin hararetli savunucusu eski başbakanları ''baykuş'' sıfatıyla aşağılıyor, fosseptik çukuruna layık görüyorcoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardcialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectsrenovation vejle renovation skive renovacialis walgreen coupon cialis discount cialis coupon

Profesör sıfatı taşıyan kimi bilim adamları, ellerindeki belgeyi yorumlamak yerine, ''Türkiye'de 2. Cumhuriyet dönemi başlamıştır'' çığlıkları atıyor..

Bu vıcık vıcık, menfaat kokan desteği arkasına alan siyasetçi ise göğsünü gere gere ''İnandık, çalıştık, hamdolsun, sonunda sizlerle birlikte başardık. Her şey Türkiye için. Bayramınız kutlu olsun'' diyor, diyebiliyor...

- Birileri size fena halde yalan söylüyor!!!

Her şeyin bedeli var!
Brüksel'deki trajik oyunun ertesi günü, bindirilmiş kıtalar AB bayraklarıyla donatılmış Kızılay Meydanı'nda ''Helal sana Başbakanım'' mitingi düzenlerken, medyanın bilinen kalemleri zafer şarkıları söylerken, birileri de gerçekleri anlatıyordu:

- Avrupa Birliği Dönem Başkanı Hollanda'nın Dışişleri Bakanı Bernard Bot: Türkiye, Fransa ve Avusturya'da yapılacak referandumlar sonucunda büyük ihtimalle AB'ye giremeyecek. AB, müzakereler sırasında Türkiye'ye reformları uygulaması için daha fazla baskı yapabilecek.

- İsveç Başbakanı Göran Persson: Başbakan Erdoğan müzakerelerde aceleci davranıp ''şartlı üyeliği'' kabul etti. Biz olsaydık bu şartlı üyelik konusunu kabul etmezdik. Ama Türkiye kabul etmeye yönelince biz öne çıkıp engel olmak istemedik.

- Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer: Türkiye'nin tam üyeliği konusunda AB ülkelerinde genel bir referandum yapılması doğru olur.

- Fransa UMP Başkanı Nicolas Sarkozy: Kimse Türkiye'yi dışlamak istemiyor. Tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık verilmesinden yanayız.

- Eski Başbakan Mesut Yılmaz: Türkiye masadan kalkmalıydı. Müzakere süreci karanlık bir tünele girmek gibi. Sonu belli değil. Bu sürede Türkiye'nin haysiyetiyle oynanacak, ağır bedeller ödenecek.

- Ve son dakika haberi: Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel , Türkiye için referandum önerisini hemen imzaya açacaklarını söyledi. Schüssel, ''Önerinin tüm siyasi partiler tarafından imzalanması halinde, ileride hangi parti iktidarda olursa olsun Türkiye'nin tam üyeliği konusunda referandum yapılması da güvence altına alınmış olacak'' dedi! Böylece AB yolunun şimdiden kapatılması için düğmeye basıldı!

Gördüğünüz gibi, yukarıdaki açıklamalar bizim medyanın ''zafer çığlıkları'' ile hiç mi hiç uyuşmuyor... Bu durumda yukarıdaki isimler bile, tetikçi kalemlerin fosseptik çukuruna layık gördükleri baykuşlar sınıfına giriyor doğal olarak!

Bu da çok doğaldır; kiralık kalemlerin en büyük korkusu, bulunduğu yerde yalnız kalmaktır... Ama ne çare; hayatta her şeyin bir bedeli vardır!

Muazzam dönüşüm!
Hürriyet gazetesinde köşesi bulunan Cüneyt Ülsever , dünkü yazısında Türkiye'nin muazzam bir dönüşüm (transformasyon) yaşadığını belirtip iki örnek vermiş:

- Daha önce gazete sayfalarında bir satırlık yer dahi bulamayan Bediüzzaman Saidi Nursi 'nin dizilerle, makalelerle gazeteleri süslemeye başlaması.

- Bazı komutanların yolsuzluk iddiaları ile yargılanması ya da soruşturmaya uğraması.

Ülsever, bu değişimin birinci ayağının öncülerinden. Fethullah Gülen ve Saidi Nursi için ''mütefekkir'' tanımlaması yaparak yazılar yazmıştı. Ve Ülsever çok haklı; Türkiye gerçekten de ABD'deki ''mütefekkir'' in inayeti, ABD'nin senaryoları ve iktidarın uygulamaları ile ılımlı İslam yolunda dönüşüyor. Medyadaki ''mürit'' kalemler de yolu döşüyor!

Komutanların yargılanmasına gelince; gerçekten çok önemli bir dönüşüm... Şimdi sıra başta iktidar olmak üzere siyasetçilerin bu dönüşümden ders çıkarıp dönüşmelerinde, dokunulmazlık zırhından sıyrılmalarında. Başta Tayyip Bey olmak üzere birçok bakan ve milletvekilinin dosyası mahkeme raflarında bekliyor...

- Aklanıp dönüşmelerini bekliyoruz...