AB Macerası : Onlar Ortak Biz Pazar 2
AB, 6 milyon köylünün tarımdan uzaklaştırılmasını da dayatıyor, köyden şehirlere göç ettirilecek 6 milyon kişi içinse hiçbir istihdam programı öngörmüyor. AB ile müzakere sürecinde su fiyatları da AB seviyesine getirilecek.Avrupa 'da bir metreküp suyun bedeli 1.3 Euro, atık su bedeli ise yaklaşık 3 Euro. Yani Avrupalı suya toplam 4 Euro ödüyor. Türkiye'de ise bu rakam 0.20 euro. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienew prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponsnaproxennatrium site naproxen kruidvatfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnecleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgkamagra link kamagra gel
Hükümet Avrupa Birliği için bayram havası estire dursun; Türkiye, tarım ve hayvancılık konusunda da köşeye sıkıştırıldı. AB, Türkiye'den tarımsal desteklerin, gümrük vergileri ile et ve canlı hayvan ithalatına getirilen yasağın kaldırılmasını istiyor. AB ayrıca, 6 milyon köylünün tarımdan uzaklaştırılmasını da dayatıyor. 6 Ekim ilerleme Raporu'yla somutlaşan ve en sonunda da 17 Aralık'ta kesinleşen tarım dayatmaları Türkiye'yi iyice köşeye sıkıştırdı. AB, müzakerelerin başlayabilmesi için tarama sürecinin de tamamlanmasını istiyor. Temelde AB ve Türkiye arasında mevzuat uyumunu öngören tarama süreci, tarım konusunda da Türkiye'yi yeni yükümlülükler altına sürüyor. AB, öncelikle Türkiye'den tarımsal desteklerin neredeyse tamamını kaldırmasını istiyor. Yıllık 2 buçuk milyar dolarlık desteği Türk çiftçisine çok gören AB toplam desteklerin, gayri safi milli hasılanın yüzde 1'inin altına çekilmesini istiyor. Hükümet eğer bu değişikliği yaparsa, Türk çiftçisi AB üyelerindekilerden 6 kat daha az destek almış olacak. AB, tarımsal ürünlere uygulanan gümrüklerin kaldırılması için baskı yapıyor. Gümrüklerin düşürülmesi başta buğday olmak üzere, mısır, nohut, ayçiçeği ve mercimekte yerli üretimin tamamen bitirilmesine neden olacak. AB, Türkiye'ye verilen doğrudan gelir desteğinin toplam desteklere olan oranını değiştirtmeye çalışıyor. Toplam desteklerin yüzde 78'ini oluşturan Doğrudan Gelir Desteği, önümüzdeki yıldan itibaren yüzde 45'e düşürülecek. 2006 yılındaysa ürün bazında destekleme uygulamasına geçilecek. Ürününü kayıt altına alamayan üretici hiçbir destekten faydalanamayacak. AB ve Hükümet bu sayede destekleme için ayrılacak kaynağın azalmasını bekliyor. AB, Gümrük Birliği anlaşmasını gerekçe göstererek, Türkiye'den hayvan ve et ithalini serbest bırakmasını istiyor. AB'nin bir başka talebiyse tarımsal işletmeler ve kırsal nüfus konusunda... AB, tarımsal işletmelerin çok küçük olmasını gerekçe göstererek tarımsal nüfusun azaltılmasını ve kırsal kesimden uzaklaştırılmalarını öngörüyor. AB'nin kriterlerine göre yaklaşık 6 milyon köylü, tarımsal üretimde fazladan istihdam ediliyor. Ancak AB ve Hükümet, köyden şehirlere göç ettirilecek 6 milyon kişi içinse hiçbir istihdam programı öngörmüyor.
Ayrıca AB Çevre Standartları bahane edilerek, belediyelerin sağladığı su fiyatlarına zam yapılabileceği veya belediyelerin su hizmetlerinin özelleştirilerek çok uluslu firmalara satılabileceği iddia ediliyor. Meclis gündeminde bulunan ve alt komisyonda görüşülen çevre kanunu değişikliği belediyelerin konutlardan aldığı su parasının üç kat arttırılmasını öngörüyor. Bugün ortalama 400 bin lira olan su bedeli tasarı yasalaşırsa bir buçuk milyon liraya kadar çıkabilecek. Avrupa 'da bir metreküp suyun bedeli 1.3 Euro, atık su bedeli ise yaklaşık 3 Euro. Yani Avrupalı suya toplam 4 Euro ödüyor. Türkiye'de ise bu rakam 0.20 euro. Bazı Güney Amerika ve Afrika Ülkelerinde su hizmetleri özelleştirilmiş, çok uluslu firmaların yaptıkları fahiş zamlara dayanamayan halk ayaklanmıştı.