AB22 Aralık 2004 00:00

Magdelenalı Meryem - Hüseyin Mümtaz

Brüksel’deki 17 Aralık “zafer görüşmeleri”nden sonra Doğan Medya Grubu, Türkiye’nin artık AB’ye kabul edildiği varsayımından hareketle “Avrupa’nın Yeni Yıldızı” sloganını kullanmaya başladı.            Tekerlek şeklindeki 12 yıldızlı AB bayrağının ortasına da büyük ve 13’üncü “Türkiye Yıldızı”nı oturttu.             AB bayrağındaki 12 yıldız bilindiği gibi, İsa’nın 12 havarisini temsil etmektedir. AB’nin ilk 12 üyesinden sonra katılımlarla sayı 25’e çıktığı halde yıldız sayısında artış olmamıştır.            Diğer bir deyişle 12’den 25’e sonradan katılan 13 yeni Hıristiyan üye Avrupa’nın yeni ve 13’üncü yıldızı olmayı düşünmemiştir ama Türkiye; önünde ucu açık ve sivri ve daha 10-15 yıl sürecek bir mütareke süreci varken pat diye “13’üncü Yıldız” olmaya heveslenmiştir.            Peki 13’üncü yıldız aslında neyi temsil etmektedir?            “13’üncü Havariyi”.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenacialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg

            13’üncü havari ise bir rivayete göre İsa’nın son yemeğinde yanı başında bulunan ve Romalılara gammazlayarak çarmıha gerilmesine neden olan ispiyoncu bir haindir.
            Diğer ve daha yaygın bir rivayet ise 13’üncü havarinin, günümüzden 2004 yıl önce İspanya’nın Magdelena kentinde yaşayan bir “fahişe” olduğu yönündedir.
            Gordon Thomas’ın “13’üncü Havari” isimli ünlü biyografisine göre Meryem’in ailesinin evinden ayrılması, onu fahişeliğin kucağına atar. Toplumun saygın bireylerinden hiç biri onunla bir araya gelmek istemezken Hz. İsa ona yaklaşmayı başarır. O andan itibaren, Meryem onun en sadık havarilerinden biri olur. On Üçüncü Havari, Hz. İsa'ya gönülden bağlı olan gizemli bir kadının, Magdelena’lı Meryem'in detaylı biyografisidir. Hz. İsa'nın en sadık takipçisi olan bu kadının adı, sadık ve tutkulu, hem günahkâr hem de aziz olan bir kadının imajını çağrıştırmaktadır. Onun Hz. İsa ile ilişkisi hakkında sık sık, hâttâ  “Meryem’in aslında İsa’nın eşi-sevgilisi olduğuna varana kadar” uç noktalara ulaşan spekülasyonlar, ciltlerce kitap doldurmuştur.
            Türkiye’yi; yeni 13 AB üyesinin bile talip olmadığı 13’üncü havariliğe lâyık görmek ne tür bir zekânın eseridir?
            Cehalet yoksa mutlaka kötü niyet vardır.
            Ne diyor Gordon Thomas?
            “Fahişe”..
            “Sadık ve tutkulu, hem günahkâr hem de aziz”..
             “Eğreti gelin”likten “fahişe”liğe bu kadar kısa sürede terfideki hız baş döndürücüdür.
            Aceleniz ne?
            Türkiye’ye lâyık gördüğünüz rol hangisi?
            Azize mi, günahkârlık mı?
            AB Türkiye’yi hangisi olarak görüyor?
            Nasıl takdim ettiniz, nasıl tanıttınız?
            Tercümeyi kim yaptı?
            “Azizelik”le “fahişelik” arasındaki o çok ince çizgiyi nasıl ayırdı güvenilir “tercüman”ınız?
            Kızılay’daki köy panayırını hangisi için düzenlediniz?
            Geceyarısı bunun için de Genelkurmay’a telefon edip destek aldınız mı?
22 Aralık 2004