Güdümlü medyanın 45 yıllık AB köpek kapısı macerası!
Kıbrıs'ı verme pahasına aldığımız Müzakere Tarihi her zaman olduğu gibi yine kamuoyuna yıldızlı kampanyalarla büyük bir zafer olarak sunuluyor. Kıbrıs başta olmak üzere taviz üstüne taviz vermemize rağmen ancak "Tarihin tarihini" alabildiğimiz Avrupa yolundaki skandal bir adım daha tarihi bir başarı olarak yutturulmaya çalışılıyor. Ancak türk kamuoyu ne yazıkki ortaklık anlaşmasının imzalandığı 1963 yılından beri hep aynı yöntemle kandırılıyor. Türkiye'ye atılacak kazıklar, "Avrupalı olduk" ambalajıyla yutturuluyor. İlk “Avrupalı olduk” manşeti 1963’te. Türkiye'nin skandallarla dolu Avrupa macerasında ilk somut adım 1963 yılında atıldı.new prescription coupons sporturfintl.com online cialis coupons
Artık Avrupalı’yız
1995 yılına gelindiğinde Avrupa Birliği o güne kadar yapmadığı bir şeyi yapıyor ve ilk kez bir ülkeyi üye yapmadan, Gümrük Birliği’ne alıyordu. Ancak Türk halkına yine “Avrupalı olmanın zaferi” kutlatılıyordu. Mavi zeminli, 12 yıldızlı Avrupa bayrağıyla süslenmiş gazetelerde manşetlerinde yine aynıydı; "Artık Avrupalıyız!". Bununla da yetinilmiyor Türk insanının Avrupalı olarak artık Mercedeslere bineceği söyleniyordu.
Yıl 1999 Türkiye yine Avrupalı!
Aradan 4 yıl geçtikten sonra bu sefer 1999 yılında Türkiye bir kez daha "Avrupalı!" oluyordu
10-11 Aralık 1999’da Helsinki Zirvesi'nde "Aday ülke" olarak tanımlanan Türkiye yine bayram havasına sokuluyordu. Helsinki Zirvesi sonrasında gazetelerin manşetleri "Artık Avrupalı olduk" diyordu. Örneğin Sabah Gazetesi, "Artık Avrupalıyız" manşetini uygun görürken, haberde "Yüzyıllık bir rüya"nın gerçekleştiği ve "Hayatımızın değişeceği"ni söylüyordu. Radikal Gazetesi'nin manşetini "Avrupa'dayız" başlığı süslüyordu. Milliyet ise "Asrın buluşması" diyordu.
Değişmeyen yalan
1963 yılından beri hemen her yıl "Avrupalı!" yapılan Türkiye ne hikmetse 2004 yılında yine Avrupalı olabilmek için bu sefer Brüksel yollarına düştü. Avrupa, Kıbrıs'ı verme karşılığında 3 Ekim 2005'ten sonra Türkiye'nin aday olup olamayacağını "Müzakere" edeceğini kararlaştırdı. Ve Ertesi gün yine gazete manşetlerini "Yüzyıllık yalan" süslüyordu. Milliyet Avrupa Birliği kapılarının ardına kadar açıldığını söylüyor ve "Bizde Varız" diyordu. Sabah Gazetesi "Avrupa İhtilali", Zaman Gazetesi "Yeni Avrupa Yeni Türkiye", Vatan, "Bambaşka bir dönem", Hürriyet ve Yeni Şafak ise Mavi Zeminli, 12 yıldızlı AB bayrağıyla süslediği birinci sayfalarından "Başardık"başlığıyla sevinç çığlıkları atıyordu.
Her Avrupalı oluşumuzda çöküyoruz
Ancak Türkiye ne zaman "Avrupalı!" olsa biraz daha çöküyordu. Bunun en somut örneklerinden biri Gümrük Birliği oldu. Ankara Ticaret Odası'nın raporuna göre, sadece Gümrük Birliği'nin Türkiye'ye ekonomik maliyeti 70 milyar doların üzerine çıkıyordu. Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB üyeliğinin temeli de ilk kez Gümrük Birliği anlaşması ile atılıyordu.