Hristiyan Demokratlar karardan memnun
Hristiyan Sosyal Birlik Genel Başkan Yardımcısı Friedrich, müzakerelerin başarısızla sonuçlanacağını iddia etti. Almanya’da muhalefetteki Hristiyan Birlik partileri AB Zirvesi'nde alınan sonuçtan memnun. İmtiyazlı ortaklığı savunan Hristiyan Demokratlar'ın lideri Merkel, müzakerelerin ucunun açık bırakılmasının önemli olduğunu söyledi... AB zirvesinden çıkan sonuç, Almanya’da Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıkışıyla tanınan Hristiyan Birlik partilerinde memnuniyetle karşılandı. Tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık konseptini savunan Hristiyan Demokrat Birlik partisi Genel Başkanı Angela Merkel, zirveden çıkan kararın, geliştirilmeye müsait olduğunu belirterek, “Müzakerelerin ucunun açık bırakılmış olması önemlidir” dedi. Merkel, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik yerine ‘sıkı bağlarla bağlanmasının’ en iyi çözüm olduğu görüşünü de yineledi.symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenamicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg
Hristiyan Sosyal Birlik partisinden Bavyera eyaleti Başbakanı Edmund Stoiber de kararı memnuniyetle karşıladığını belirterek, zirve sonuç bildirgesinin, savundukları imtiyazlı ortaklık fikrini içerdiğini belirtti. Stoiber, “Türkiye’nin AB üyeliğinin garanti olmadığı yönündeki açık ve kesin ifade, Hristiyan Birlik partilerinin, müzakerelerin ucunun açık olması yönündeki temel talebini karşılamaktadır. Müzakerelerin sonunda Türkiye’yi Avrupa’ya bağlamak için tam üyelik dışında başka bir yola da girilebilecektir” dedi. Hristiyan Demokratik Birlik partili meclis Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Matthias Wissmann da, zirve kararının Birlik’in imtiyazlı ortaklık hedefini güçlendirir nitelikte olduğunu ve bu konsepte daha yaklaşıldığını söyledi.
"Sonunda imtiyazlı ortaklık"
Birlik partileri meclis grubu Avrupa politikaları sözcüsü Peter Hintze de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanınması konusunda yaşanan karmaşanın önümüzdeki müzakere sürecinin nasıl geçeceği ile ilgili önemli bir gösterge olduğunu belirterek, müzakerelerin ucunun açık olmasının ve başka seçeneklere olanak tanımasının iyi olduğunu vurguladı ve “Sonunda imtiyazlı ortaklık kurtuluş yolu olabilir“ dedi.
Hristiyan Sosyal Birlik’in parti meclis grubu başkanı Michael Glos da Avrupalı devlet ve hükümet başkanlarının bu kararla AB’nin geleceğini tehlikeye attığını söyledi. Aynı partiden Gerd Müller ise Türkiye ile müzakerelere başlama kararının Alman halkının iradesine aykırı bir karar olduğunu belirterek, Başbakan Schröder’i AB projesini dinamitlemekle suçladı.
“Müzakareler başarısızlıkla sonuçlanacak“
Diğer yandan, Birlik partileri müzakerelerin zaten vaktinden önce başarısızlıkla sonuçlanacağını düşünüyor. Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı ve Hristiyan Sosyal Birlik partisi Genel Başkan Yardımcısı Ingo Friedrich, Fransa’da yapılacağı açıklanan referandum sonuçlandığında Türkiye ile görüşmelerin de kesilmesi gerekeceğini belirtti.
Fransızlar’ın Türkiye’nin üyeliğine hayır diyeceğine inandığını belirten Friedrich, “O zaman en kaba ve nezaketten uzak şekliyle kapıyı Türkler’in suratına kapatmak zorunda kalacağız. Tek bir ülkeden gelecek hayır yanıtı, müzakerelerin derhal durdurlması için yeterli. İşte o zaman tam bir siyasi felaket yaşanacaktır“ dedi.
Hristiyan Demokrat Birlik partisinden Wolfgang Schaeuble ise “Asıl önemli olan, müzakerelerin ucunun açık olması. Müzakere sürecinde tam üyelik yerine Türkiye’nin sıkı bir şekilde Avrupa’ya bağlanması çözümünü savunmaya devam edeceğiz“ dedi.
Almanya’daki Türkler’in tepkisi
Almanya’da yaşayan ve Alman vatandaşlığına sahip bulunan Türkler ise muhalefetteki Hristiyan Birlik partilerini, seçimlerde boykotla tehdit etti. Almanya Türk Toplumu Derneği Başkanı Hakkı Keskin, Hristiyan Birlik partilerini, gayet açık bir şekilde Türkiye karşıtı ve Almanya’da yaşayan Türkler’e karşı politika yürütmekle suçlayarak, bu tutumlarını seçim kampanyalarına taşımamaları uyarısında bulundu. Keskin, aksi takdirde Alman vatandaşlığına geçmiş 700 bin Türkü, seçimlerde bu partilere oy vermemeye çağıracağını açıkladı.
Hristiyan Birlik partilerinin tutumunun Almanya’da yaşayan Türkler’e karşı kin duygusu yarattığını ve sosyal barışı tehlikeye attığını vurgulayan Keskin, Türk karşıtlığına dayandırılan bir seçim kampanyasının sadece aşırı sağcı grupların işine yarayacağı uyarısında bulundu.
Alman halkının yüzde 21’i destekliyor
Bu arada Alman birinci televizyon kanalı ARD’nin 550 kişinin katılımıyla yaptırdığı son anket, Almanlar’ın sadece yüzde 21’inin, Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediğini gösteriyor. Yüzde 21’lik kesim, müzakerelere tam üyelik hedefiyle başlanmasından yana görüş bildirirken yüzde 62’lik kesim Hristiyan Birlik partilerinin savunduğu imtiyazlı ortaklıktan yana.