AB16 Aralık 2004 00:00

Helmut Kohl: "Türkiye''yi kandırıyorlar" - Arslan Bulut

17 Aralık öncesinde Türkiye''nin AB nezdinde gerçek durumunun ne olduğunu eski Almanya Başbakanı Helmut Kohl açıkladı.Kohl, Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinde yayınlanan demecinde, "Sözlerini tutmak zorunda olmadıklarını ve halkın onayını alamayacaklarını bilen bazı siyasetçilerin Türkiye''ye AB üyeliği sözü vermekle adil ve dürüst davranmadıklarını" belirtti."Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve başka siyasetçileri kastettiğini" ifade eden Kohl, "Almanya Başbakanı Gerhard Schröder''in her şeyden önce seçimleri kazanmaya ve böylelikle Almanya''daki Türk seçmenlerin sempatisini elde etmeye çalıştığını" kaydetti. Türkiye''nin Kopenhag kriterlerini yerine getiremeyeceğini düşündüğünü belirten Eski Başbakan Kohl, Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin "en az 15 yıl" alabileceğini de ifade etti.Helmut Kohl, utana sıkıla, "Bunlar Türkiye''yi kandırıyorlar. Tam üyelik de vermeyecekler, en az 15 yıl Türkiye ile oynayacaklar. Türkiye Avrupa''nın taleplerini kabul edemez" demiş oluyor açıkça!acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

Türkiye Avrupa''nın taleplerini kabul edemez" demiş oluyor açıkça! Nitekim Başbakan Tayyip Erdoğan da ''''Evet demeyeceğimiz bir metni masaya koymaları iflas demektir.

Temenni ederim koymazlar'''' dedi.

Tabii Erdoğan''ın bu sözünün arkasında durup durmayacağını, bugün Avrupa Birliği''nden şartlı evet kararı çıktığı zaman anlayacağız.

AB konusunda, Türkiye''deki siyasi parti genel başkanlarından ikisinin konuşması dikkatimi çekti.

Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanı Yaşar Okuyan, AP''nin aldığı kararın bir zafer gibi kamuoyuna takdim edilmeye çalışıldığını belirterek, "Türk kamuoyu aldatılmaya çalışılmaktadır" dedi.

"Türkiye tam bir ihanetle karşı karşıyadır" diyen Okuyan, "AP''nin kararında Ermeni soykırımı, Kıbrıs Rum Kesimi gibi konular müzakerelerin başlama şartı olmayacağı yönünde olmasına rağmen, sanki bu ve benzeri konular tümden metinden çıkartılmış gibi kamuoyu aldatılmaya çalışılmaktadır" tespitinde bulundu.

17 Aralık''ta müzakerelere başlanması için tarihin verileceğinin kesin olduğunu hatırlatan Okuyan, esas sorunun, nihai metinde yer alacak olan konuların Türkiye''nin çıkarları ile çelişip çelişmeyeceği hususu olduğunu belirterek, "Ermeni meselesi, Ruhban Okulu''nun açılması, terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan''ın affedilmesi gibi konular 17 Aralık''ta yayınlanacak metinde yer alacak mı? Esas sorun bu konulardır" dedi.

Okuyan, şunları söyledi.

"Başbakan Erdoğan''ın ''İstediğimizi alamazsak AB''ye hayır deriz, dayatmalara boyun eğmeyiz'' şeklindeki kamuoyunun huzurunda yapmış olduğu açıklamanın ne manaya geldiğini, 17 Aralık''ta hep birlikte göreceğiz.

Türkiye''nin hassas olduğu konular 17 Aralık''ta Türkiye''nin önüne dayatılırsa, sayın Başbakandan Türk milletine vermiş olduğu bu sözlerini yerine getirmesini beklemek milletimizin hakkıdır.

90 yıl önce mütareke basını, mandacı aydınlar ve Damat Ferit Paşa hükümetinin Osmanlı İmparatorluğu''nu nasıl batırdığını bu büyük millet unutmamıştır.

Aynı zihniyetin yeniden hortlamış olması ile ''teslimiyetçi iktidar''ın ''olmayan muhalefet'' ile kol kola girerek ülkeyi 2.Sevr bataklığına sürüklemesine izin verilemez." Bağımsız Cumhuriyet Partisi Genel Başkanı Mümtaz Soysal da Türkiye''nin iradesini AB''ye teslim etmekten vazgeçmesi gerektiğini belirterek, ''''İte kaka, büyük özveriler ve geri dönülmeyecek ödünlerle kör topal sürdürülen üyelik süreci durdurulmalıdır'''' dedi.

Soysal, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye''nin AB''ye üyelik sürecinin, ''''Başka hiçbir koşulda Türkiye''den elde edilemeyecek ödünlerin alınması ve Kemalist Devrim''in kısırlaştırılması için kullanılan kirli bir sürece dönüştüğünü'''' söyledi.

Türkiye''nin AB ile ilişkileri konusunda bugüne kadar ne söylenmesi gerekiyorsa söyledik.

Hatta konu ile ilgili basında en geniş araştırmayı da "Hitler modeli mi, Atatürk modeli mi?" başlığı altında biz yaptık ve Yeniçağ''da yayınladık.

Ama Avrupa Birliği macerasını neredeyse bir iman gibi benimsemiş hükümetler veya bir ikisi dışında diğer siyasi partileri doğru bir çizgiye getiremedik.

O halde söz halkın olmalıdır! Türk halkı elindeki her vasıtayı kullanarak, egemenliğinden vazgeçmeyeceğini, iktidara da muhalefete de göstermelidir.