AB15 Aralık 2004 00:00
2014''e kadar oyalama ve Türkiye''yi aç bırakma kararı - Arslan Bulut
Açıkça görülüyor ki, Avrupa Türkiye''ye bir sürü şart dayattığı gibi, resmen "2014''e kadar seni oyalayacağım. O tarihe kadar taleplerimi yerine getirsen bile, sana üyelik garantisi veremem" diyor.Böyle bir karara muhatap olmak, Türkiye açısından utanç vericidir.naproxennatrium go naproxen kruidvatclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilodiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği''nin Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini gecikmeden başlatmasını tavsiye eden karar tasarısını 262''ye karşı 407 oyla kabul etti.
Anadolu Ajansı''ndan Rahmi Gündüz''ün haberine göre tavsiye kararında, ''''müzakerelerin uzun bir sürecin başlangıç noktası olduğu, doğası itibarıyla sürecin ucu açık ve tam üyelikle sonuçlanacağı anlamını taşımadığı'''' kaydedildi.
Kararda, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin AB''nin 2014 yılı bütçesi için öngörülen hedeflerinden önce tamamlanamayacağı ima edildi.
Türkiye''nin BM sözleşmesine uygun bir biçimde komşularıyla sorunlarını çözmesi çağrısının yer aldığı kararda, Kıbrıs Rum bandıralı gemilere yönelik kısıtlamaların kaldırılması istendi.
Kararda, Türkiye''de azınlıkların faaliyetlerinde kısıtlama olmaması gerektiği belirtildi ve bu çerçevede Heybeliada''daki ruhban okulunun açılması istendi.
Kararda, ''''cemevlerinin dini merkez olarak tanınması da dahil olmak üzere Aleviliğin tanınması ve korunması, dini eğitimin gönüllü olması, işkenceyle mücadelede etkin tedbirler alınması ve Güneydoğu''da koruculuk sisteminin kaldırılması'''' gibi talepler de yer aldı.
Türkiye''nin Ermenistan ile sınırını açması istenen tavsiye kararında, Türk ve Ermeni hükümetlerinin karşılıklı barış sürecine destek vermeleri ve bağımsız uzmanların desteğiyle geçmişteki acı tecrübelerin üstesinden gelinmesi gerektiği ifade edildi.
Genel kurulda yapılan oylamada, sözde Ermeni soykırımının tanınmasının müzakerelerin başlaması için şart olarak getirilmesini öngören değişiklik önergesi reddedildi.
Bununla birlikte, sözde soykırımın tanınmasına ilişkin Avrupa Parlamentosu''nun daha önce aldığı tavsiye kararına atıfta bulunan bir değişiklik önergesi ile AB Komisyonu ve Konseyinin Türkiye''nin sözde soykırımı tanımasını talep etmesini öngören bir başka değişiklik önergesi kabul edildi.
Açıkça görülüyor ki, Avrupa Türkiye''ye bir sürü şart dayattığı gibi, resmen "2014''e kadar seni oyalayacağım.
O tarihe kadar taleplerimi yerine getirsen bile, sana üyelik garantisi veremem" diyor.
Böyle bir karara muhatap olmak, Türkiye açısından utanç vericidir.
Hükümet, "Hiçbir şart kabul etmeyiz" diyordu ama bakalım Avrupa Parlamentosu''nun kararına AB Komisyonu da katılırsa ne yapacak? Yoksa CHP''li Haluk Koç''un belirttiği gibi TBMM''de doğru söyleyip Brüksel''de şaşacak mı? DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Meclis''te kendisine söz vermek istemeyen, AB ile ilgili genel görüşme önerisini reddettiren hükümete ''''Meclis''ten, milletten niçin korkuyorsunuz? Meselelerin açıkça konuşulması sizi niçin rahatsız ediyor? Milletten ne saklıyorsunuz? Hangi yüksek politikanın peşinde koşuyorsunuz?'''' diye soruyor. Ağar, Hükümet''in derneklere, sivil toplum örgütlerine ve medyaya ağır baskı uyguladığını öne belirterek ''''böyle bir iktidar anlayışı ebediyen kalamaz.
Bu iki yüzlü demokrasi anlayışını milletimiz yırtıp atacaktır'''' diyor.
Avrupa Parlamentosu''nun kararında, "serbest dolaşım ve tarımla ilgili kısıtlamaların Türkiye''nin üyelik çabalarına olumsuz etki yapmaması" da isteniyor. Buna karşılık, CHP, DYP ve MHP, önümüzdeki aylarda çiftçi mitinglerine hazırlanıyor.
Çünkü, çiftçi öfkeli.
Çiftçi, Avrupa''nın kendisini yok etmeye çalıştığını, Türkiye''nin aç bırakılmak istendiğini görüyor.
Son olarak Aydın''da düzenlenen çiftçi mitingi, üreticinin hükümete ne kadar öfkeli olduğunun çok önemli bir göstergesidir! Üç parti de bu gücü Aydın mitingi ile fark etti! Dolayısıyla üçü de bu gücü değerlendirecek! Hükümet, hala tam bir kararlılık sergileyemeyen muhalefet partilerinden değil ama Avrupa Birliği ve ABD''nin dayatmalarıyla zor duruma sürüklediği çiftçilerden büyük tokat yiyecek!
Anadolu Ajansı''ndan Rahmi Gündüz''ün haberine göre tavsiye kararında, ''''müzakerelerin uzun bir sürecin başlangıç noktası olduğu, doğası itibarıyla sürecin ucu açık ve tam üyelikle sonuçlanacağı anlamını taşımadığı'''' kaydedildi.
Kararda, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin AB''nin 2014 yılı bütçesi için öngörülen hedeflerinden önce tamamlanamayacağı ima edildi.
Türkiye''nin BM sözleşmesine uygun bir biçimde komşularıyla sorunlarını çözmesi çağrısının yer aldığı kararda, Kıbrıs Rum bandıralı gemilere yönelik kısıtlamaların kaldırılması istendi.
Kararda, Türkiye''de azınlıkların faaliyetlerinde kısıtlama olmaması gerektiği belirtildi ve bu çerçevede Heybeliada''daki ruhban okulunun açılması istendi.
Kararda, ''''cemevlerinin dini merkez olarak tanınması da dahil olmak üzere Aleviliğin tanınması ve korunması, dini eğitimin gönüllü olması, işkenceyle mücadelede etkin tedbirler alınması ve Güneydoğu''da koruculuk sisteminin kaldırılması'''' gibi talepler de yer aldı.
Türkiye''nin Ermenistan ile sınırını açması istenen tavsiye kararında, Türk ve Ermeni hükümetlerinin karşılıklı barış sürecine destek vermeleri ve bağımsız uzmanların desteğiyle geçmişteki acı tecrübelerin üstesinden gelinmesi gerektiği ifade edildi.
Genel kurulda yapılan oylamada, sözde Ermeni soykırımının tanınmasının müzakerelerin başlaması için şart olarak getirilmesini öngören değişiklik önergesi reddedildi.
Bununla birlikte, sözde soykırımın tanınmasına ilişkin Avrupa Parlamentosu''nun daha önce aldığı tavsiye kararına atıfta bulunan bir değişiklik önergesi ile AB Komisyonu ve Konseyinin Türkiye''nin sözde soykırımı tanımasını talep etmesini öngören bir başka değişiklik önergesi kabul edildi.
Açıkça görülüyor ki, Avrupa Türkiye''ye bir sürü şart dayattığı gibi, resmen "2014''e kadar seni oyalayacağım.
O tarihe kadar taleplerimi yerine getirsen bile, sana üyelik garantisi veremem" diyor.
Böyle bir karara muhatap olmak, Türkiye açısından utanç vericidir.
Hükümet, "Hiçbir şart kabul etmeyiz" diyordu ama bakalım Avrupa Parlamentosu''nun kararına AB Komisyonu da katılırsa ne yapacak? Yoksa CHP''li Haluk Koç''un belirttiği gibi TBMM''de doğru söyleyip Brüksel''de şaşacak mı? DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Meclis''te kendisine söz vermek istemeyen, AB ile ilgili genel görüşme önerisini reddettiren hükümete ''''Meclis''ten, milletten niçin korkuyorsunuz? Meselelerin açıkça konuşulması sizi niçin rahatsız ediyor? Milletten ne saklıyorsunuz? Hangi yüksek politikanın peşinde koşuyorsunuz?'''' diye soruyor. Ağar, Hükümet''in derneklere, sivil toplum örgütlerine ve medyaya ağır baskı uyguladığını öne belirterek ''''böyle bir iktidar anlayışı ebediyen kalamaz.
Bu iki yüzlü demokrasi anlayışını milletimiz yırtıp atacaktır'''' diyor.
Avrupa Parlamentosu''nun kararında, "serbest dolaşım ve tarımla ilgili kısıtlamaların Türkiye''nin üyelik çabalarına olumsuz etki yapmaması" da isteniyor. Buna karşılık, CHP, DYP ve MHP, önümüzdeki aylarda çiftçi mitinglerine hazırlanıyor.
Çünkü, çiftçi öfkeli.
Çiftçi, Avrupa''nın kendisini yok etmeye çalıştığını, Türkiye''nin aç bırakılmak istendiğini görüyor.
Son olarak Aydın''da düzenlenen çiftçi mitingi, üreticinin hükümete ne kadar öfkeli olduğunun çok önemli bir göstergesidir! Üç parti de bu gücü Aydın mitingi ile fark etti! Dolayısıyla üçü de bu gücü değerlendirecek! Hükümet, hala tam bir kararlılık sergileyemeyen muhalefet partilerinden değil ama Avrupa Birliği ve ABD''nin dayatmalarıyla zor duruma sürüklediği çiftçilerden büyük tokat yiyecek!