Siyasi rüşvet ve AB - Ümit Özdağ
Peki "hükümet" 300 adet Leopard 2 tankını neden alıyor? Yoksa Kerkük''e girmeye karar mı verdik? Çevredeki jeopolitik gelişmeler incelendiğinde Türkiye''nin 300 adet tank alımını gerekli kılacak bir hadise yok.Kimse kimseyi kandırmasın. ( Editörün notu: Tank alımını görüşmek için Kara Kuvvetleri Komutanı'da gizlice Almanya'ya gitmişti. AB için "seferberliği" sadece hükümetin yaptığını zannedenlere önemle duyrulur!) discount drug coupons click free discount prescription carddiscount drug coupons site printable coupons for cialisfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenarenovation vejle renovation skive renovaarcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cena
AB İlerleme Raporu''nda ileri sürülen şartlar incelendiğinde Türkiye''nin önüne hiçbir zaman tam üyelik perspektifi konulmadığı görülüyor.
AB Türkler için serbest dolaşımı tamamen kaldırıyor ki, bu tam üyeliğin hiçbir zaman olamayacağı anlamına geliyor.
Bununla da yetinmeyip önümüzdeki dönemde Türkiye''nin temel millî menfaatlerini ihlal edecek bir çok talebi önümüze getirmeye hazırlanıyor.
Dicle ve Fırat sularının Uluslararası Yönetimi, Suriye ile anlaşma zorunluluğu, Ermenistan ile anlaşma zorunluluğu, Kıbrıs''taki Türk askerlerinin çekilmesi, Fener Rum Patrikhanesinin ekümenik statü alması, Ayasofya''nın kilise olması, ezanın minarelerden okunmasının yasaklanması, Diyanet İşleri Başkanlığının özelleştirilmesi ya da kapatılması, Anayasanın değiştirilerek üniter devlet modelinden etnik merkezli federal devlet modeline geçilmesi...
Bu ve benzer talepleri önümüzdeki yıllarda önümüze konulmuş bir şekilde göreceğiz.
17 Aralık 2004 tarihi yaklaştıkça olmadık sorunlar çıkmaya başladı karşımıza.Yunanistan, Türk Hava ve Deniz Kuvvetlerinin Ege Denizinde Yunan Hava sahasını ve Kara sularını ihlal ettiğini ileri sürmeye başladı.
Yunan hükümetinden "acaba Türkiye''ye verdiğimiz desteği geri mi çekmeliyiz?" sesleri yükselmeye başladı.
Kıbrıs Rum hükümeti de "Kıbrıs''tan asker çekmeden ve bizi tanımadan Türkiye ile müzakerelerin başlamasına evet diyemeyiz" diye mırıldanmaya başlamıştır.
Herkes şantaja açık bir Türkiye''ye şantaj yapmak konusunda harekete geçmiştir.
Fransa''da halkın ve siyasi partilerin büyük bir çoğunluğu (%75) Türkiye''nin AB üyeliğine karşı olduğu için Türkiye ile tam üyelik sürecinin başlamasını savunan Başkan Chrirac ciddi zorluklarla karşı karşıyadır.
Eğer AB, demokrasinin kurumsallaşması ise Fransız halkının ve Türkiye''nin AB tam üyeliğine karşı olan diğer AB halklarının demokratik iradesini ciddiye almayarak, Türkiye ile tam üyelik sürecini başlatan bir AB ne kadar demokratik olabilir? Deniliyor ki, AB seçkinleri Türkiye''yi istiyorlar.
Bu doğru değildir ama bir an için doğru olduğunu kabul etsek dahi bu husus ancak AB''nin anti-demokratik, seçkinci yapısını ortaya koymak olur.
Oysa biz AB''ye daha fazla demokratikleşmek için girmiyor muyduk? Türkiye''ye "evet" der gibi görünen AB''li siyasetçilerin öte yandan "bu görüşmelerin sonunda referandum yapacağız, korkmayın.
O zaman Türkiye''ye hayır dersiniz ve bizde tam üyeliği kabul etmeyiz" şeklinde ikiyüzlü bir politika izlediklerini Ankara''da kimsenin anlamadığını mı zannediyor AB''li politikacılar.
Oysa AKP lideri Erdoğan bile bunu anlamış ve Avrupa''da yaptığı görüşmelerde "Türk halkının bunu kabullenmediğini" söylemek zorunda kalıyor. Öte yandan ucu açık AB tam üyelik süreci için AB hükümetlerinin 17 Aralık''ta alacağı kararı bekleyen AKP hükümeti, AB''den görüşmelere başlamak için tarih alabilmek amacı ile her yolu deniyor.
Bu yollar arasında şimdiye değin hiçbir hükümetin denemediği yollar da var.
Bunların başında ise Fransa ve Almanya''dan satın alınmak istenen 36 Airbus tipi uçak ile Almanya''dan alınmak istenen ikinci el 300 adet Leopard 2 model tank geliyor.
AB ile tam üyelik görüşmelerine başlayan ülkeler AB''den kaynak alırken Türkiye AB''ye kaynak transfer eden ülke durumuna düşüyor.
Böyle bir şey AB tarihinde görülmüş değil.
AKP hükümeti bir yandan Türk Hava Yollarını özelleştirmekten bahsederken öte yandan motorları ile birlikte "36 uçağa 4 milyar Doların" üzerinde bir ödeme yapmaya hazırlanıyor.
Hükümet, "bu uçaklara zaten ihtiyacımız var.
Amerikalılardan Boeing tipi uçakları ayni Şyata alacağımıza AB''den alıyoruz" savunması yapıyor.
Bunun teknik detaylarına girdiğimiz zaman oldukça şüpheli olduğunu görüyoruz.
Ancak bir an için hükümetin Airbuslarla ilgili savunmasının doğru olduğunu düşünelim.
Peki hükümet 300 adet Leopard 2 tankını neden alıyor? Yoksa Kerkük''e girmeye karar mı verdik? Çevredeki jeopolitik gelişmeler incelendiğinde Türkiye''nin 300 adet tank alımını gerekli kılacak bir hadise yok.
Kimse kimseyi kandırmasın.
Yapılan satın alma işlemleri, Fransa ve Almanya''ya verilen siyasi rüşvetlerdir.
Bazıları Türk tarihinde Damat Ferit Paşa''nın yanında yer almak için sabırsızlanıyorlar.
Fakat üzücü olan bunların kendilerine millî Türk tarihinde değil de "etnik" tarihlerinde "şanlı" bir yer arıyor olmaları.