Batı Kapitalizmi ve Bizim 'Kimi Solcular'... - Erol Manisalı
Soğuk savaş yıllarında ve öncesinde Avrupa'da hâlâ, sınırlı da olsa, ''sınıf çatışmasının yarattığı'' bir ''Avrupa solu'' vardı. Tamamen değilse bile, ''sınıf kavgası'' geçerliliğini kısmen koruyordu. Özellikle Fransa, İtalya ve İspanya'da sol (ve sosyalist) partiler kapitalizmin içindeki kavgalarını sürdürüyorlar. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaabilify idippedut.dk abilifycialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgkamagra kamagra 100mg kamagra gel
Türkiye'de Avrupa soluna yakın çevreler İngiliz, Fransız ve İtalyan solu ile temaslarında, ortak alanlar buldular. Ancak soğuk savaşın sona ermesi ile Avrupa'da solun kimliği ilginç bir biçimde değişmeye başladı.
- Avrupa'da artık sınıf çatışması, tamamen bir kenara itiliyordu.
- Çünkü Batı kapitalizmi, ''tek boyutlu küresel bir düzen'' kuruyordu.
- Bu düzende Batı kapitalizmi içinde işçi-işveren çatışması yerine işçi-işveren bütünleşmesi (dışsallıkları) geçerli olacaktı.
- Çünkü dış sömürü ''derinlik kazanıyordu'' . Yeni iletişim çağında Batı kapitalizmi (ve şirketleri) dışarıdaki pazarlarda (ve ülkelerde) daha sistemli bir egemenlik kurmaya ve sömürü ağlarını derinleştirmeye başladılar.
- Ayrıca askeri, siyasi ve kültürel dış operasyonlar ile iktisadi çıkarlar arasındaki bütünleşmeler daha kapsamlı hale geldi.
- Bu nedenle Batı içindeki işçi-işveren çatışması anlamsızlaştı. Belki de ''güçlü sınıfın kapitalist getirileri'' (sömürü) ile kimyasal bütünleşmesi meydana geldi.
- Artık esas çatışma, gelişmiş Batı ile ''geriye kalan dev pazar'' arasında olacaktı.
Bu ortamda Batı kapitalizmi içinde işçi-işveren çatışmasına gerek kalmıyordu. Esas paylaşım kavgası, dış dünyaya karşı yapılacaktı.
- Bu kavgada işçi (ve orta sınıf) de dış sömürüden payını fazlasıyla alıyordu.
Solun dramı...
Avrupa'da sol, sol olmaktan çıktı. İngiltere'de İşçi Partisi'nin hükümetinin, faşist Bush yönetimi ile stratejik anlaşma içinde olması, bu çelişkinin en tipik göstergesidir.
''Avrupa solu'' artık ''sol tanımlamasını'' içerisi için düşünüyordu. Daha da kötüsü, içerde sol olabilmesi için dışarıda daha da emperyalist (ve faşist) olmak zorundaydı. Yeni küresel yaklaşım bunu gerektirdi.
Avrupa kapitalizmi, ''kapitalist bir sol olabiliyordu'' ; sistem, ''küresel solu'' Batı içinde yaşatmıyordu.
Bizim Avrupacı Türk solcuların dramı böylece başlamıştı. Avrupalı gibi olmak için çifte standart uygulamak gerekiyordu. Bunu İngiltere'de, Fransa'da yapabilirdiniz, onlarda dış sömürü var; peki Türkiye'de nasıl yapacaktınız?
- Avrupa'nın kapitalizmine de, soluna da karşı gelmeleri gerekirdi. Bir kısmı sustu hatta ''solculuktan vazgeçti.'' Sağ-sol lafını bir daha ağzına almadan, sadece ''Batıcı'' oldular.
- Batı iki seçenekten birini seçin diyordu; ya sorgusuz sualsiz Batıcı olacaklardı ya da Batı'nın karşısına aldığı ''düşmanlar'' durumuna düşeceklerdi.
Bunu göze alamazlardı. ''Batı'nın istemediği'' bir misyon içinde olamazlardı. Aksi halde ''elit kimliklerini'' kaybedeceklerdi. Bunun bireysel bedeli çok yüksekti.
Bu solcular ''gayri mili sermayenin ve gayri milli İslamcıların'' izledikleri yolu seçtiler. ''Gayri milli solcular'' oldular! Açıkçası ''kapitalist sol'' olarak literatüre zenginlik kazandırdılar! Batı emperyalizminin anlayışı içinde, ancak Batı'nın dışında yer alarak idare etmeye başladılar...
Bu yeni kimlikleri ile gayri milli sermaye ve İslamcılarla birlikte emperyalizmin kervanına katıldılar. Ancak bu yolla ''Batı'nın muteber çocukları'' olabiliyorlardı.
Bush'un çocuklarına bizim eski, kimi solcu çocuklar da ekleniyordu. Tabii ne işlevsel ne de düşünce olarak bunun gerçek sol ile bir bağı kalmıyordu.
Sadece Batı kapitalizminin sömürüsüne ''gizli bir ortak'' oluyorlardı. Hepsi bu...