AB6 Ekim 2004 00:00

AB modern KÖLE istiyor - Aytunç Altındal

Avrupa Birliği''nin ilerleme Raporu''nun bir tavsiye raporu olduğuna dikkat çeken stratejist Aytunç Altındal, AB''nin rapora eklediği bazı şartlarla Türk Milleti''ni köle yapmak istediğini vurguladı.Altındal, AKP Hükümeti, ''Türkiye köleliğe razı mı? Referandumu yaptırması lazım'' dedi. Stratejist araştırmacı Aytunç Altındal, AB''nin açıkladığı İlerle Raporu''yla Türkiye''nin tam altı noktada diz çöktürüldüğünü söyledi.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectsdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

Altındal, AB''nin ileri sürdüğü şartları kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, "Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliği değil, gnostik Hıristiyan Birlğidir.

AB''de sivil din diye tabir edilen din var.

Bu da, sekülerlik üzerine kurulmuş bir din anlayışı.

Bunun için de özellikle de Vatikan tarafından temsil edilen katolisizim yok, fakat yerine sekülerlik var.

Öyleyse Türkiye toplumunun, AB muktesebatını, Vatikan temsilcilerinin deyişiyle hazmetmesi mümkün değildir" dedi.

Türkiye''nin AB kültürüyle bütünleşmesinin mümkün olmadığını .belirten Altındal, Türkiye''nin ve Türk Milleti''nin Avrupa''nın tarihinde olduğunu ama kültüründe bulunmadığını söyledi.

Altındal, "Bu tarih de Türkler''e karşı yazılmış olan tarihtir.

Yani bir karşı tarih.

Şimdi buradan bakarsak, Avrupanın bir medeniyet geliştirme projesi yani AB''nin projesi.

Bu proje Türkiye''ye (yıllardır söylediğimiz gibi) medeniyetini değiştirme projesi olarak empoze edildi.

Biz bu durumu şimdi İlerleme Raporu''nda görüyoruz.

Burada dikkati çekentemel unsurlar var.

Bu bir tavsiye raporu.

Nihai şeklini almış diğil.

Bunun içine konulmuş olanlar daha işin başlangıcı.

17 Aralık''a kadar çok şey değişir.

Ama, AKP Hükümeti''nin büyük bir başarı elde etmiş gibi bunu Türkiye''ye lanse etmesini engellemek gerekir" diye konuştu.

ZAFER DEĞİL HEZİMET VAR

Stratejist Altındal, açıklananilerle raporu ile ilgili olarak, gazetemize yaptığı açıklamada, şunları söyşledi: "Ortada büyük bir zafer yok, tam tersine hezimet var.

''Zafer mi? Hezimet mi?'' diye sorulduğunda bunun cevabı hezimettir.

Başbakan Erdoğan''ın sevdiği tabirle söylersek 6-0''lık bir yenilgidir bu.

Çünkü tam 6 noktada Türkiye diz üstü çöktürülüyor.

1-Tavsiye raporunda yer alan hususların en önemlilerinden biri Türkiye Cumhuriyeti Devleti''nin Anayasası''na değil, AB Anayasası''na tabi olunması istenmektedir.

Bu da Türkiye''nin Anayasası''nın toptan rafa kaldırılmasıdır.

Egemenlik haklarının devri anlamındadır.

Öyle bir istek, egemenlik haklarının devri ve Anayasanın rafa kaldırılması AB''ye üye olduktan sonra 10 yıl için geçerli diğer üyelere.

Türkiye ise AB''ye alınmadan Anayasası''nı rafa kaldırmayı kabul ediyor demektir.

Bunun dünyada eşi benzeri görülmemiştir.

2- Müzakerelerin her an askıya alınabileceği ve durdurulabileceği söyleniyor.

Bu açıkca ''siz ne yarsanız yapın, biz bunu istemiyoruz deriz, bitiririz işi'' demektir.

3-Referandum meselesi.

Referanduma baktığımız zaman , Dışişleri Bakanı Abdullah Gül diyor ki, ''Bunu nasıl yaparlar anlamıyoruz.'' Fransa Anayasası referanduma öngörüyor.

Sen haklarını baştan devrettiğin için AB senin Anayasa''nı kabul etmiyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Chirac,''Referandum bizim Anayasal hakkımızdır'' diyor.

Chirac, büyük Masonlar''dandır.

Haftalık bir Fransız dergisinde, Fransa''yı yöneten Masonlar için özel bir sayı çıkarılmış.

dergiye göre, Chirac burada locanın açılış konuşmasını yapmış.

Kendi Anayasası''na göre hareket ediyor. 4- İşçilerin durumu.

İşçilerin serbest dolaşım hakkı verilmiyor.

Bunu da ''Bu madde başka ülkelere de uygulanıyor'' diye savunuyorlar.

Başka ülkelere geçici olarak uygulanıyor.

Bir dönem koyuyorlar.

Burada belirleyici olan kavram geçici kavramı ile kalıcı kavramı.

Türkiye için kalıcı Kavramı kullanılıyor.

Türkiye uyutuluyor.

Şimdi tam tersi bir durum ortaya çıkıyor.

Artık Edirne''den dışarı kimse çıkamayacak.

5- Kadın hakları meselesi.

Kadın hakları meselesini Türkiye''nin başına kakacaklar.

YENİÇAĞ''ın manşetinde söylediği gibi ''Türban yasak, zina serbest''. 6- Kiliseler, azınlık vakıfları ve ere azınlık statüsünün verilmesi.

Bu çok uzun zamandır planlanmış.

Böyle bir azınlıklar yasası hazırlanmıştı, Yunanistan ve Türkiye bunu imzalamamıştı.

Yunansitan AB''ye girince imzaladı, Türkiye''ye de imzalayacaksınız diye dayattılar.

Dolayısıyla azınlıklarla ilgili yasalarda şimdi karşımıza azınlıklar meselesi çıkıyor.

Türkiye bir azınlıklar ormanına dönecek." BAŞARI NEREDE? Altındal, bir başarıdan söz edilemyeceğini belirterek, "AKP hükümeti bu durumda hangi başarıyı öne sürebilir.

Böylelikle Lozan Antlaşması doğrudan doğruya çöpe atılmış olacak.

Kiliselerin açılması meselesi aynı şekilde Türkiye''nin önüne getiriliyor.

Diledikleri kadar kilise açma ve Türkiye''ye de bunlara meşruiyet kazandırma mecburiyeti getiriliyor.

Türkiye azınlıklar cenneti, bir kiliseler cenneti oluyor.

Bunun içinde yer alan başka bir husus ise gözlerden kaçırılıyor.

AB''nin bir stratejisi var.

Türkiye''nin yüzde 99''u Müslüman''dır diye biliniyor.

Bu yüzde 99''u Müslüman meselesi çok tehlikelidir.

Türkiye''de dinini ve dininin öngördüğü şekilde yaşamak isteyen sayısı yüzde 7 ile 9''a düşürülmeden Türkiye''nin AB''ye alınması mümkün değildir.

AB, bunun için ''önümüzdeki 20 yılda sizi bir yere alırız'' diyorlar.

Bu yirmi yılda yüzde 99''un eritilmesi olayı yaşanacak.

Bundan sonrasında yönetimde AB ile müzakere süreci içinde Türkiye''deki Müslüman oranı yüzde 9''lara çekilmeye çalışacak.

Dolayısıyla bu ilerleme raporu daha bir tavsiye raporu.

Bu raporun içinde daha bir çok numara girer çıkar.

Diyorlar ki, ''Biz Türkiye''yi çok yakından izliyeceğiz.

Bizim istedğimiz dışında bir iş yaparsa Türkiye, biz müzakereleri keseceğiz.'' Bu AB''nin 70 milyonluk bir köle toplumu alması ve ''Ben ne diyorsam onu yapacak, kendi başına hareket etmeye kalkarsa müzakereyi keserim'' demektir.

Yani AB Modern bir köle toplumu istiyor.

Millet buna razı mı? Türkiye bu konuda bir referandum yapmalıdır.