AB6 Ekim 2004 00:00
İlerleme Raporu mu Gerileme Raporu mu? - Arslan Bulut
İlerleme Raporu, nasıl çıkarsa çıksın, Avrupa bu taslakla niyetini açıklamıştır.*** Görüldüğü gibi, Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye''nin 1923''te kurulan ulus-devlet yapısının değiştirilmesini, Türk Milleti tanımı içine giren etnik veya dini grupların azınlık olarak ilan edilmesini ve bu yapıldıktan sonra da imzalanan ikiz sözleşmeler gereği, haklarının verilmesini, sözleşmelerdeki çekincelerin de tamamen kaldırılmasını istiyor.discount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardnaproxennatrium go naproxen kruidvatcialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon
AB''nin bugün açıklanması beklenen İlerleme Raporu''nun taslağında Türkiye''den azınlıklar konusunda açılım istendiği anlaşıldı.
Cumhuriyet''in haberine göre, raporda, Türkiye''nin azınlık kavramını Lozan''da belirlenen üç gayrimüslim toplulukla sınırlandırmasının modern uluslararası standartların gerisinde olduğu, "Kürtlerin de aralarında bulunduğu öteki Müslüman azınlıkların" haklarının artırılması gerektiği belirtildi! Türkiye''nin ikiz sözleşmeleri imzalarken koyduğu çekincelerin azınlık haklarının korunmasını engelleyebileceği de belirtilen taslakta, AGİT Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiserliği''nin Türkiye''yi uluslar arası standartlara uyum yönünde zorlayabileceği de ifade ediliyor! Başka haberlere göre, raporda Alevilerin haklarının da çiğnendiği ifade ediliyor.
İlerleme Raporu, nasıl çıkarsa çıksın, Avrupa bu taslakla niyetini açıklamıştır.
*** Görüldüğü gibi, Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye''nin 1923''te kurulan ulus-devlet yapısının değiştirilmesini, Türk Milleti tanımı içine giren etnik veya dini grupların azınlık olarak ilan edilmesini ve bu yapıldıktan sonra da imzalanan ikiz sözleşmeler gereği, haklarının verilmesini, sözleşmelerdeki çekincelerin de tamamen kaldırılmasını istiyor.
AB Komisyonu''nun bu talepleri, Sevr Antlaşması''nda da vardı! Sevr''de halkların kendi kaderini tayin hakkına dayanarak Türkiye''nin doğusunda Ermenistan ve Kürdistan devletlerinin kurulması isteniyordu.
O dönemde Alevileri kışkırtmak henüz akıllarına gelmemişti! Atatürk, ulusların kendi kaderini tayin hakkı ilkesinin, Anadolu''daki Türk varlığını ortadan kaldırmak için kullanılması karşısında yine aynı ilkeyle cevap verdi ve işgal ordularına direnen halkın bir bütün olarak Türk Milleti''ni oluşturduğunu ve kendi kaderini tayin ettiğini söyledi.
Kürtler''in azınlık olarak tanımlanması baskılarına karşılık, aşiretlerin Lozan''a telgraf çekmesi ve bu talebe karşı çıkması üzerine İngiltere''nin oyunu bozuldu.
Ermeni ordusu ise zaten Kazım Karabekir Paşa tarafından mağlup edilmiş, Türk ordusu Erivan''a girmişti.
Mağlup Ermenistan Türkiye ile anlaşma imzaladığı için, bu konuda da İngiltere''nin söyleyecek bir sözü kalmamıştı! Şimdi, Türkiye''yi AB ve ABD talimatları ile yönetenlerin, ısrarla Avrupa Birliği kapıları önünde yatması sonucunda, kozlar bu iki gücün eline verilmiş oldu.
Sevr''deki talepleri, "modern uluslararası standart" diye yeniden ısıtıp Türkiye''nin önüne koyuyorlar! Bu arada, bizim ikiz yasalar konusunda gösterdiğimiz hassasiyetin, çekincelerin fazla bir önem arz etmediği yolundaki uyarılarımızın haklılığı da İlerleme Raporu ile daha net ortaya çıktı.
İkiz yasaları, Türkiye''yi çözmek için kullanmak isteyeceklerinden emindik.
Çünkü, bu yasaların onaylanması, Katılım Ortaklığı Belgesi''nde istenmişti.
Sözde Ulusal Program''da da ikiz yasaların onaylanacağı taahhüt edilmişti! Avrupa, tarihin hangi döneminde Türkiye''nin birlik içinde olmasını istemişti ki? *** Emin olunuz ki, mevcut iktidar, bunca teslimiyet belgesini imzaladıktan veya onayladıktan sonra, Avrupa Birliği Komisyonu raporundaki talepleri yerine getirmek için de çaba sarf edecektir.
Bunu yaparken de "Türkiye modern uluslararası standartlara uyum sağlıyor" diyeceklerdir.
"Modern uluslararası standart" dedikleri ise Sevr hükümleridir.
Bu açıdan, "İlerleme Raporu"na rahatlıkla Gerileme Raporu diyebiliriz! AKP, bu durumda "Hürriyet ve İtilaf Partisi" rolüne soyunmuş oluyor.
Zaten, "81 ile 81 devlet" getiren sözde kamu yönetimi reformları da, Prens Sabahattin''in ademi merkeziyetçiliğinin bugüne yansımasıdır.
Ancak AKP içinde Cumhuriyetçiler de var! Göz göre göre Türkiye''nin Sevr şartlarını kabul etmesine evet dememeleri gerekir.
Derlerse ne mi olur? Hürriyet ve İtilaf Partisi''ne ne olduysa AKP''nin sonu da öyle olur! NOT: Bazı okuyucularım telefon ve e.posta mesajlarına cevap veremediğim için sitem ediyor.
Son zamanlarda mesaj sayısı arttığı için artık birebir cevap verme imkanım ve zamanım olmuyor.
Yine de mesajları cevaplandırmaya gayret ediyorum.
Saygılarımla.
Cumhuriyet''in haberine göre, raporda, Türkiye''nin azınlık kavramını Lozan''da belirlenen üç gayrimüslim toplulukla sınırlandırmasının modern uluslararası standartların gerisinde olduğu, "Kürtlerin de aralarında bulunduğu öteki Müslüman azınlıkların" haklarının artırılması gerektiği belirtildi! Türkiye''nin ikiz sözleşmeleri imzalarken koyduğu çekincelerin azınlık haklarının korunmasını engelleyebileceği de belirtilen taslakta, AGİT Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiserliği''nin Türkiye''yi uluslar arası standartlara uyum yönünde zorlayabileceği de ifade ediliyor! Başka haberlere göre, raporda Alevilerin haklarının da çiğnendiği ifade ediliyor.
İlerleme Raporu, nasıl çıkarsa çıksın, Avrupa bu taslakla niyetini açıklamıştır.
*** Görüldüğü gibi, Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye''nin 1923''te kurulan ulus-devlet yapısının değiştirilmesini, Türk Milleti tanımı içine giren etnik veya dini grupların azınlık olarak ilan edilmesini ve bu yapıldıktan sonra da imzalanan ikiz sözleşmeler gereği, haklarının verilmesini, sözleşmelerdeki çekincelerin de tamamen kaldırılmasını istiyor.
AB Komisyonu''nun bu talepleri, Sevr Antlaşması''nda da vardı! Sevr''de halkların kendi kaderini tayin hakkına dayanarak Türkiye''nin doğusunda Ermenistan ve Kürdistan devletlerinin kurulması isteniyordu.
O dönemde Alevileri kışkırtmak henüz akıllarına gelmemişti! Atatürk, ulusların kendi kaderini tayin hakkı ilkesinin, Anadolu''daki Türk varlığını ortadan kaldırmak için kullanılması karşısında yine aynı ilkeyle cevap verdi ve işgal ordularına direnen halkın bir bütün olarak Türk Milleti''ni oluşturduğunu ve kendi kaderini tayin ettiğini söyledi.
Kürtler''in azınlık olarak tanımlanması baskılarına karşılık, aşiretlerin Lozan''a telgraf çekmesi ve bu talebe karşı çıkması üzerine İngiltere''nin oyunu bozuldu.
Ermeni ordusu ise zaten Kazım Karabekir Paşa tarafından mağlup edilmiş, Türk ordusu Erivan''a girmişti.
Mağlup Ermenistan Türkiye ile anlaşma imzaladığı için, bu konuda da İngiltere''nin söyleyecek bir sözü kalmamıştı! Şimdi, Türkiye''yi AB ve ABD talimatları ile yönetenlerin, ısrarla Avrupa Birliği kapıları önünde yatması sonucunda, kozlar bu iki gücün eline verilmiş oldu.
Sevr''deki talepleri, "modern uluslararası standart" diye yeniden ısıtıp Türkiye''nin önüne koyuyorlar! Bu arada, bizim ikiz yasalar konusunda gösterdiğimiz hassasiyetin, çekincelerin fazla bir önem arz etmediği yolundaki uyarılarımızın haklılığı da İlerleme Raporu ile daha net ortaya çıktı.
İkiz yasaları, Türkiye''yi çözmek için kullanmak isteyeceklerinden emindik.
Çünkü, bu yasaların onaylanması, Katılım Ortaklığı Belgesi''nde istenmişti.
Sözde Ulusal Program''da da ikiz yasaların onaylanacağı taahhüt edilmişti! Avrupa, tarihin hangi döneminde Türkiye''nin birlik içinde olmasını istemişti ki? *** Emin olunuz ki, mevcut iktidar, bunca teslimiyet belgesini imzaladıktan veya onayladıktan sonra, Avrupa Birliği Komisyonu raporundaki talepleri yerine getirmek için de çaba sarf edecektir.
Bunu yaparken de "Türkiye modern uluslararası standartlara uyum sağlıyor" diyeceklerdir.
"Modern uluslararası standart" dedikleri ise Sevr hükümleridir.
Bu açıdan, "İlerleme Raporu"na rahatlıkla Gerileme Raporu diyebiliriz! AKP, bu durumda "Hürriyet ve İtilaf Partisi" rolüne soyunmuş oluyor.
Zaten, "81 ile 81 devlet" getiren sözde kamu yönetimi reformları da, Prens Sabahattin''in ademi merkeziyetçiliğinin bugüne yansımasıdır.
Ancak AKP içinde Cumhuriyetçiler de var! Göz göre göre Türkiye''nin Sevr şartlarını kabul etmesine evet dememeleri gerekir.
Derlerse ne mi olur? Hürriyet ve İtilaf Partisi''ne ne olduysa AKP''nin sonu da öyle olur! NOT: Bazı okuyucularım telefon ve e.posta mesajlarına cevap veremediğim için sitem ediyor.
Son zamanlarda mesaj sayısı arttığı için artık birebir cevap verme imkanım ve zamanım olmuyor.
Yine de mesajları cevaplandırmaya gayret ediyorum.
Saygılarımla.