AB5 Ekim 2004 00:00

AB: Lozan'ı çöpe atın Kürtler azınlık olsun!

Türkiye'de, Lozan'da tanınan azınlıkların yanı sıra Kürtlerin ve diğer toplulukların sorunlarının uluslararası hukuk çerçevesine girdiği savunulan raporda, Türkiye'nin bu konudaki anlaşmalara koyduğu çekincelerin, azınlık haklarının korunması alanında daha fazla ilerlemeyi engelleyebileceği savunuldu. discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenakamagra link kamagra geloxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

AB Komisyonu, İlerleme Raporu'nda Türkiye'den azınlıklar konusunda ''açılım'' istedi. Türkiye'nin azınlık kavramını Lozan Anlaşması'ndaki üç gayrimüslim toplulukla belirleyen yaklaşımının ''modern uluslararası standartların'' gerisinde olduğunu savunan Komisyon, ''Kürtlerin de aralarında bulunduğu öteki toplulukların'' haklarının arttırılması gerektiğini savundu. AB Komisyonu'nun, Batı Trakya'daki ''Türk azınlık'' için ise Yunanistan'ın politikaları çizgisinde Türkçe konuşan ''Müslüman azınlık'' ifadesini kullanması dikkat çekti.

Bugüne kadar Türkiye'deki Kürt kökenli yurttaşlar için ''sosyolojik'' olarak azınlık ifadesini kullanan AB Komisyonu, müzakerelerin başlaması arifesinde Ankara'dan yasal alanda açılım istedi.

Bugüne kadar istenmedi

Dışişleri kaynakları ise AB Komisyonu'nun İlerleme Raporu'nda ortaya koyduğu yaklaşımın Türkiye için bağlayıcı olmadığını, Türkiye'nin yapması gerekenlerin Katılım Ortaklığı Belgesi'nde yer aldığını, AB'den bu yönde bugüne kadar bir talebin olmadığını dile getirdiler. Raporda, Türkiye'nin azınlıklar konusunda imzalamadığı bazı uluslararası sözleşmelere yer verildiğine işaret eden diplomatlar, bu sözleşmelerden birçoğunu Fransa başta olmak üzere AB üyesi ülkelerin de imzalamadığını, bunların Türkiye'nin önüne engel olarak getirilemeyeceğini kaydettiler. AB'nin 6 Ekim'de açıklanacak İlerleme Raporu taslağında, ''azınlık hakları, kültürel haklar ve azınlıkların korunması'' başlığı altında şu görüşlere yer veriliyor:

''Türk yetkililere göre, 1923 Lozan Antlaşması altında Türkiye'de azınlıklar yalnızca üç gayrimüslim topluluktan oluşmaktadır. Ancak Türkiye'de, Kürtlerin de aralarında bulunduğu öteki toplulukların da kültürel ve dilsel kimliklerini muhafaza etme haklarının, aynı şekilde uluslararası hukuk çerçevesine düştüğünü düşünüyoruz.

Bu bağlamda, Türkiye'nin BM Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi ve BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'ne koyduğu çekinceler dikkat çekmektedir.

Türkiye'deki yakın dönemdeki olumlu gelişmelere tezat oluşturan bu çekinceler, azınlık haklarının korunması alanında daha fazla ilerlemeyi engelleyebilir.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiserliği, Kürtleri de içeren azınlıklar konusunda Türkiye'nin modern uluslararası standartlara tam uyum yönünde hareket etmesinde yararlı rol oynayabilir.''