Türkiye-AB İlişkilerinde Sessiz Darbe - Erol Manisalı
Hedef şaşırtıldı, herkes 'zina' ya odaklandı. Diğer yandan AB, Türkiye üzerindeki ''sivil işgalini'' sürdürüyor. Göstermelik bir biçimde AKP hükümetinin AB ile zıtlığının gözükmesi, - Türkiye'yi AB'ye tek yanlı bağlamak isteyen ''gayri milli sermaye çevrelerine'' yarıyor. discount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardrenovation vejle renovation skive renova
- Türkiye'yi bölmek isteyen ''etnik ayrımcıların'' ekmeğine yağ sürüyor. Aklı başında sanılan bazı insanlar bile, ''Avrupa bizi zina yüzünden almayacaktı'' diyecek kadar amatör, bilgisiz ve bilinçsiz bir duruma geliyor.
Kamuoyuna, ''Zinada AKP geri adım attı, AB ile ilişkiler güllük gülistanlık oldu'' propagandası yapılıyor. AKP'nin zinada dayatması uygarlık dışı bir tutum, bunda kimsenin kuşkusu yok. Ancak Türkiye-AB ilişkilerini ''zina meselesine indirgemek demek'' , AB'nin 1995 yılından beri Gümrük Birliği ve diğer politikalarla yü rüttüğü sömürgeleştirme gerçeğini örtmek demektir.
AKP üst yönetimi zina dayatması ile olağanüstü ''bir perdeleme operasyonu'' yaptı. Bu perdeleme operasyonundan AB çevreleri çok memnun. Herkes bu sanal senaryoya odaklanıp ''esas soygunu ve sömürüyü gözden uzaklaştırdığı için'' onlar da kıs kıs gülüyorlar.
Zina meselesinin ''bir engel gibi'' ortada tutulması,
- Türkiye-AB ilişkilerindeki tek yanlı bağlanmayı göz ardı ettiriyor, halk esas meselenin ''zina meselesi'' olduğunu sanıyor.
- Hükümet, yakın işbirliği içinde olduğu AB ile ''sanki çatışıyormuş gibi'' görüntü veriyor. Tabanını rahatlatıyor.
- Görüşme tarihinin verilmesinin Türkiye için hiçbir anlam taşımadığını çok iyi bilen ''gayri milli çevreler de'' kendi konumlarını saklamış, suçu 'zina' ya atmış oluyorlar. Aynen dün de, ''Kıbrıs, AB ile aramızdaki tek sorun dedikleri gibi''.
''Zina meselesi'' Türkiye-AB ilişkilerinde yıllardır yürütülen sessiz ve sivil darbeyi örtecek bir malzemeydi. Bir süre sonra zina meselesinin yerini yeniden ''türban meselesi'' veya başka meseleler alabilir.
Birleşen zıt kardeşler...
''Zina meselesinde'' İslamcılarla mandacılar birleşmişlerdir. Karşıt gibi görünen bu iki tarafın birleştiği nokta ise ''Türkiye'nin himaye altına alınması'' konusudur. Aynen iyi polis-kötü polis numarası gibi 'zina' cılar uygarlık karşıtı, diğerleri uygarlık yanlısı görüntüleri vererek perde arkasında Türkiye'nin sömürgeleşmesinin altyapısını hazırlıyorlar.
Bunlar, perdede halka ''Karagözün Yalova Sefası'' nı seyrettirirken mutfakta malı götürüyorlar. Halk Verheugen 'in bir sömürge valisi gibi yürüttüğü işleri tartışıp tepki göstereceği yerde, Verheugen'in 'zina' ya ilişkin açıklamalarına odaklanıyor.
Sömürgeleştirme süreci, ''ekranda zina oyunu oynatılarak'' gizleniyor. Bu oyundan içerdeki gayri milliler de AB de çok memnun.
- 6 Mart 1995'te bir sömürge anlaşması olan Gümrük Birliği'ni imzalatanlar, perdede aynı oyunları oynattılar.
- 13 Şubat 2004'te Annan Planı'nın kabulü ile Kıbrıs'ı elden çıkaranlar, ekranlarda yeni ''barış ve zafer havaları'' estirdiler. Oysa Türkiye'yi Kıbrıs adasından yavaş yavaş tasfiye eden bir plan kabul edilmişti.
- Şimdi de perdede ''zina oyunu'' oynatıldı. Atatürkçü ve Cumhuriyetçi çevrelerimiz bile, ''Bak AB bizden yana, zina konusunda aynı cephedeyiz'' diye düşünmeye başlıyorlar.
Böyle bir gelişmeden hükümet de AB çevreleri de çok memnun.
- AB'nin Türkiye üzerindeki niyetleri gizlenmiş oluyor. AB'nin Güneydoğu ve patrikhane planları yerine ''aklı başında olması gerekenler bile'' zinayı konuşmaya başlıyor.
Zina meselesi ancak bütün boyutlarıyla ele alındığı zaman ''Türkiye-AB ilişkilerindeki gerçek yeri anlaşılmış olur'' . Sadece bireysel boyutunda kalırsak 'zina' işinde AB'nin,
- Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine karşı yürüttüğü politikaları,
- Türkiye'nin bütünlüğüne yönelik bölücü politikalarını,
- Türkiye'yi içine almadan nasıl himayesi altına almaya çalıştığını,
- Ve bütün bu işlerde AB'nin ''içimizdeki işbirlikçilerinin'' kimler olduğunu gözden kaçırmış oluruz.
Bu arada Verheugen (ve AB), ''15 yıl sonra oturur yeniden konuşuruz'' diyorlar, her şey ortada değil mi...