AB23 Eylül 2004 00:00

İkinci resmi dil mi? - Emin Çölaşan

DÜNKÜ Yeniçağ Gazetesi’nde Hulki Cevizoğlu’nun ilginç bir yazısı vardı. Başlığı: ‘AB’nin 6 Ekim bombası. Kürtçe resmi dil olsun.’ AKP içinden çok üst düzey, çok etkili, kulağı delik, ancak isminin gizli kalmasını isteyen bir isim Hulki’ye anlatıyorcoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis forum link cialis bez recepta

‘AB 6 Ekim’de vereceği İlerleme Raporu’nda Türkiye aleyhine şok edici bir isteğe, emir de diyebilirsiniz, yer vermiş ve bunu Türk hükümeti haber almıştı. AB 6 Ekim’de kültürel haklar konusunu gündeme getiriyor. Kürtçe’nin ikinci RESMİ DİL olmasını ve okullardan başlayarak çocuklara Kürtçe eğitim verilmesini istiyor.’

Önemli AKP’li kişi anlatımını sürdürüyor:

‘Basın atlıyor konuyu. Zina tartışmaları sırasında Başbakan’ın ‘Biz Türküz’ demesinin ne ilgisi vardı ki zaten.’

***

Yazıda yer alan hususlar son derece ilginç. Konuşan, bunları anlatan önemli bir isim.

Geçmişte ‘biz Türkiyeliyiz’ diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından hemen hemen ilk kez ‘biz Türküz’ sözlerini duymak beni de şaşırtmıştı. Bunu 19 Eylül tarihli yazımda dile getirmiştim.

AB gerçekten böyle bir istemde bulundu mu? Türkçe yanında ikinci resmi dilin Kürtçe olmasını, okullarda Kürtçe eğitim verilmesini (gizlice) istedi mi? Başbakan bundan pirelendi mi? Bu yüzden mi ‘Türklük’ çıkışı yapmak zorunda kaldı? Zina bahanesinin ardına bu yüzden mi sığınıp AB’ye sert çıktı? Bugüne kadar içimize-dışımıza sürekli karıştıklarını unutup (!) bu nedenle mi ‘içişlerimize karıştırmayız’ demek zorunda kaldı?

Bu soruların yanıtını henüz bilmiyoruz. Bildiğimiz bir tek şey var. AB bu isteklerini ve daha nicelerini şimdi resmen gündeme getirmemiş bile olsa, ileride er geç getirecek.

Şairin deyimiyle belki yarın, belki yarından da yakın.

Teslimiyetçiliğin, evet efendimciliğin, onursuzluğun, yalvarıp yakarmaların kaçınılmaz sonu bu.