AB10 Eylül 2004 00:00
Günter niye geldi? - Namık Kemal Zeybek
2013'e kadar AB bütçesinde Türkiye yok... Ama 2013... Türkiye AB üyesi... 'Aaah!' diye yazıyorlar. Yalan söylüyorlar.Hayır, hayır... Yanlış falan değil... Düpedüz yalancı bunlar... Biz de gereğini yapacağız. Yazacağız. Konuşacağız. Uğraşacağız ve bu kirli oyunları bozacağız.naproxennatrium go naproxen kruidvatbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify abilify alkohol abilify
GÜNTER Verheugen Türkiye'yi, Diyarbakır'da denetliyor. Terörle savaş yıllarında köyleri boşaltılan, şimdi ise köylerine dönenlerle söyleşiyor... Sonra görüşünü açıklıyor:
- Bu insanlar devletten daha fazla ekonomik hak istiyor.
Sonra ekliyor:
- Bu insanlar devletten daha çok sosyal hak istiyor.
Sonra yeni bir ekleme yapıyor:
- Bu insanlar devletten daha fazla siyasi hak istiyor.
Nasıl olacak Bay Günter?
Ve sana ne Günter?
Ve sen kim oluyorsun da bizim yurttaşlarımızın, bizim devletimizden ekonomik, sosyal ve siyasi hak istemelerine aracılık yapmak küstahlığını kendinde buluyorsun?
Ve ne demek daha fazla ekonomik hak?
Ve ne demek daha fazla sosyal hak?
Ve ne demek daha fazla siyasi hak?
Sana kızıyorum ve seni sevmiyorum Bay Günter!... Ama daha çok, sana böyle davranmak imkanını verenleredir sözlerim...
Verheugen ile salıverilen bayan saylavın sarmaş dolaş öpüşürken resimleri gazetelerde boy boy... Onlar sarılıyor ama keyfini liberallerimiz sürüyor... Eski, yeni... Eski sosyalist, eski milliyetçi, yeni liberallerimizde bir keyif, bir keyif... Bakın neler de oluyormuş. Beş yıl önce Verheugen buralara gelemezmiş, şimdi nasıl da geliyormuş ama...
Teröristleri kınamak
VERHEUGEN, duygu dolu saatlerle kendinden geçmişken, teröristlerin şehit ettiği iki güvenlik görevlisinin cenaze törenlerine katılarak terör karşıtı tutum bekliyorlar. Daha çok beklersiniz. Öyle yapacak olsa teröristlerin sözcüleriyle niye sarmaş dolaş olacaktı?
Gazetelere bakıyorum. AB yardakçılığını iş edinmiş eski komünist, şimdi kapitalistlerin sözcüsü konumundaki yazarlarımızdan, muştulu haberler görüyorum... 2013'e kadar AB bütçesinde Türkiye yok... Ama 2013... Türkiye AB üyesi... 'Aaah!' diye yazıyorlar. Yalan söylüyorlar.
Hayır, hayır... Yanlış falan değil... Düpedüz yalancı bunlar... AB'nin Türkiye'yi almayacağını biliyorlar. Alsa bile artık aldığı Türkiye'ye Türkiye denmeyeceğini de... Ama onların derdi Türkiye değil ki... Onlar gemiyi çoktan terk eden fareler... Bedenleri şimdilik burada olsa bile ruhları çoktan Avrupa'da... Onlar geminin batmamış olmasını içlerine sindiremiyorlar. 'Aaah!' deyişlerini böyle anlamak gerek.
İşlerin aslı, bir gazetemizin haberinde: 'Avrupa Birliği umudu, Borsa'yı rekora taşıdı' diye yazıyor. Verheugen olumlu mesajlar vermiş ve Borsa'nın banka hisselerindeki hareketlerinin çıkışını sürdürmesi bekleniyormuş...
Biz, biz miyiz?
EVET... Herkes bir şeyler bekliyor. Şimdi Borsamız, hisse senetlerimiz ve yönetenlerimiz AB'den müzakere tarihi bekliyorlar. Beklediklerini alacaklar gibi görünüyor. Müzakere tarihi alınacak... Ne zaman girileceği belli olmayan müzakere süresince Türkiye bitirilecek, o zamana kadar hala AB kalmışsa Türkiye'den kalanı alacaklar... Bu arada da alabilecekleri her şeyi alacaklar.Becerebilirlerse de Türkiye'yi bölecekler. Verheugen'in gezisinin başka anlamı olduğunu düşünen varsa aklına acırım.
Peki biz ne yapacağız?
Boş mu duracağız?
Bir yana çekilip olanları balkondan mı izleyeceğiz?
Hayır bunu yapamayız. Çünkü biz biziz... Biz de gereğini yapacağız. Yazacağız. Konuşacağız. Uğraşacağız ve bu kirli oyunları bozacağız.
- Bu insanlar devletten daha fazla ekonomik hak istiyor.
Sonra ekliyor:
- Bu insanlar devletten daha çok sosyal hak istiyor.
Sonra yeni bir ekleme yapıyor:
- Bu insanlar devletten daha fazla siyasi hak istiyor.
Nasıl olacak Bay Günter?
Ve sana ne Günter?
Ve sen kim oluyorsun da bizim yurttaşlarımızın, bizim devletimizden ekonomik, sosyal ve siyasi hak istemelerine aracılık yapmak küstahlığını kendinde buluyorsun?
Ve ne demek daha fazla ekonomik hak?
Ve ne demek daha fazla sosyal hak?
Ve ne demek daha fazla siyasi hak?
Sana kızıyorum ve seni sevmiyorum Bay Günter!... Ama daha çok, sana böyle davranmak imkanını verenleredir sözlerim...
Verheugen ile salıverilen bayan saylavın sarmaş dolaş öpüşürken resimleri gazetelerde boy boy... Onlar sarılıyor ama keyfini liberallerimiz sürüyor... Eski, yeni... Eski sosyalist, eski milliyetçi, yeni liberallerimizde bir keyif, bir keyif... Bakın neler de oluyormuş. Beş yıl önce Verheugen buralara gelemezmiş, şimdi nasıl da geliyormuş ama...
Teröristleri kınamak
VERHEUGEN, duygu dolu saatlerle kendinden geçmişken, teröristlerin şehit ettiği iki güvenlik görevlisinin cenaze törenlerine katılarak terör karşıtı tutum bekliyorlar. Daha çok beklersiniz. Öyle yapacak olsa teröristlerin sözcüleriyle niye sarmaş dolaş olacaktı?
Gazetelere bakıyorum. AB yardakçılığını iş edinmiş eski komünist, şimdi kapitalistlerin sözcüsü konumundaki yazarlarımızdan, muştulu haberler görüyorum... 2013'e kadar AB bütçesinde Türkiye yok... Ama 2013... Türkiye AB üyesi... 'Aaah!' diye yazıyorlar. Yalan söylüyorlar.
Hayır, hayır... Yanlış falan değil... Düpedüz yalancı bunlar... AB'nin Türkiye'yi almayacağını biliyorlar. Alsa bile artık aldığı Türkiye'ye Türkiye denmeyeceğini de... Ama onların derdi Türkiye değil ki... Onlar gemiyi çoktan terk eden fareler... Bedenleri şimdilik burada olsa bile ruhları çoktan Avrupa'da... Onlar geminin batmamış olmasını içlerine sindiremiyorlar. 'Aaah!' deyişlerini böyle anlamak gerek.
İşlerin aslı, bir gazetemizin haberinde: 'Avrupa Birliği umudu, Borsa'yı rekora taşıdı' diye yazıyor. Verheugen olumlu mesajlar vermiş ve Borsa'nın banka hisselerindeki hareketlerinin çıkışını sürdürmesi bekleniyormuş...
Biz, biz miyiz?
EVET... Herkes bir şeyler bekliyor. Şimdi Borsamız, hisse senetlerimiz ve yönetenlerimiz AB'den müzakere tarihi bekliyorlar. Beklediklerini alacaklar gibi görünüyor. Müzakere tarihi alınacak... Ne zaman girileceği belli olmayan müzakere süresince Türkiye bitirilecek, o zamana kadar hala AB kalmışsa Türkiye'den kalanı alacaklar... Bu arada da alabilecekleri her şeyi alacaklar.Becerebilirlerse de Türkiye'yi bölecekler. Verheugen'in gezisinin başka anlamı olduğunu düşünen varsa aklına acırım.
Peki biz ne yapacağız?
Boş mu duracağız?
Bir yana çekilip olanları balkondan mı izleyeceğiz?
Hayır bunu yapamayız. Çünkü biz biziz... Biz de gereğini yapacağız. Yazacağız. Konuşacağız. Uğraşacağız ve bu kirli oyunları bozacağız.